11 Ekim 2019 00:14

Dünyanın Kürtlerle imtihanı

Paylaş

Rojava’ya karşı Türk ordusu tarafından başlatılan “Barış Pınarı” harekatına dünyadan gelen tepkilere bakılırsa, hiçbir ülke Türkiye’ye destek vermiyor. AB, NATO, BM gibi uluslararası kurumların yanı sıra bölge üzerinde etkili olan emperyalist devletlerin açıklamaları ve tutumlarına bakıldığında sözde hepsi askeri müdahaleye karşı.

Açıklamaların bir kısmında, örneğin AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker’in dediği gibi, “Suriye harekatını durdurun” denilirken, bir kısmında ise “İtidal, orantılı ve ölçülü” (NATO) olunması isteniyor.

Keza, Suriye politikasında Türkiye’nin birlikte hareket ettiği Rusya ve İran da böylesine bir askeri harekata karşı olduklarını ifade etmekle birlikte, tepkileri Türkiye’yi caydıracak düzeyde sert değil. Daha çok oluşacak yeni durumu fırsata çevirmeyi hesaplıyorlar.

Bölgeyi kontrol eden ABD ise “yeşil ışık” yakmasına rağmen, sözde karşı çıkan ülkeler arasında.
Özetle, dünyanın hiçbir ülkesi açıktan Türkiye’nin Kürt bölgesine müdahalesine destek vermiyor ve Türkiye bu açıdan yalnızlaşmış görünüyor. Buna bir de BM Güvenlik Konseyi ve ABD Temsilciler Meclisinin alacağı kararları eklediğimizde, Türkiye rejimi daha da yalnızlaşacak gibi görünüyor.

Ne var ki bütün bunlara rağmen dünya Kürtlerle imtihanı kaybetti. Ekonomik, siyasi çıkarlar uğruna hiçbir ülke Türkiye rejiminin aylardır dillendirdiği plana karşı net bir duruş sergilemedi. Bölge üzerinde etkili olan emperyalist devletler, bir halk olarak Kürtlerin yaşadıkları bölgede kendisini yönetmesine destek vermediği gibi, bugüne kadar verdikleri desteklerin arkasında asıl olarak ekonomik ve siyasi hesaplar olduğu da çıplak şekilde görüldü.

Bu nedenle Kürtler olanlardan bir sonuç çıkaracak.

Bu büyük saldırıya asıl “olur”un ABD Başkanı Donald Trump tarafından verildiği ortada. Hafta başından beri birbirinden farklı açıklamalar yaparak bilinçli olarak kafa karıştırmaya çalışan Trump, bununla Türkiye rejimine yaktığı yeşil ışığı perdelemeyi amaçlıyordu. Ancak bunu da başaramadı.

ABD’nin askerilerini sınırdan çekmesi, halen uluslararası hukuk bakımından Suriye’ye ait olan bölgenin hava sahasının Türk savaş uçaklarına açılması, ortada tahmin edilenden de büyük bir pazarlığın olduğunu gösteriyor.

Ve bu büyük pazarlığın asıl olarak Kürtlerin kazanımlarını yok etme üzerinden yapıldığı sır değil. Görünen o ki ABD Başkanı, Türkiye rejiminden koparacağı tavizlere bağlı olarak Kürtlerin yerinden yurdundan sürülmesine, onların yerine sığınmacıların yerleştirilmesine onay vermiştir.

Erdoğan’ın sığınmacıları Rojava’nın kuzeyinde tutma planına özünde AB de karşı değil. Geçen hafta Ankara’yı ziyaret eden Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in operasyon konusunda ayrıntılı bilgilendirildiğini bizzat federal hükümet sözcüsü açıkladı. Dolayısıyla, Erdoğan’ın sığınmacıları bölgeye yerleştirme planı Almanya başta olmak üzere AB ülkelerinin “Barış Planı”na tepkilerini yumuşatmış görünüyor. Aksi açıklamalardaki sert tona bakıldığında, başta Almanya olmak üzere, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin Türkiye ile ilişkileri kesmesi, hemen silah ambargosunu gündeme alması gerekiyordu.

Finlandiya dışında hiçbirisi bugüne kadar bunu gündemine almış değil. Ancak daha “Barış Pınarı” harekatının başlamasının ikici gününde Erdoğan’ın AB’yi bir kez daha sığınmacılarla tehdit etmesi, AB üzerindeki baskının artacağını gösteriyor. Dolayısıyla, “sığınmacı sorunu” Avrupa’dan gelecek eleştirilere kalkan haline getirilecek. Başta Almanya olmak üzere pek çok ülkenin silah satışını gündeme getirmesi bugünden zor görünüyor. Ancak içeride yükselecek tepkiler, özellikle Almanya’da böyle bir adımı gündeme getirebilecek. Hatırlanacağı gibi, içeride yükselen tepkiler nedeniyle Afrin’e yönelik harekat sonrasında Almanya tank modernizasyonu programını askıya almak zorunda kalmıştı.

Özetle, bugün sözde Türkiye’yi eleştiren ancak caydırmak için somut bir adım atmaya yanaşmayan ülkeler, önümüzdeki dönem harekatın seyrine bağlı olarak tutumlarını sertleştirebilir ya da yumuşatabilirler.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa