04 Ekim 2019 23:10

Internet’te ifade özgürlüğünün kriteri AB olabilir mi?

Paylaş

Avrupa Adalet Divanı, perşembe günü Facebook’un “yasa dışı” olduğu üye ülkelerin mahkemelerince tespit edilen yorumları dünya genelinde erişime engellemesi gerektiğine hükmetti [0]. Avusturya Yeşiller Partisi Üyesi Politikacı Eva Glawischnig-Piesczek, “Bazı Facebook yorumlarının itibarını zedelediğini” iddia etmiş ve bu yorumların dünya genelinde yayından kaldırılmasını talep etmişti. Piesczek’in başvurusu üzerine alınan bu karara itiraz yolu da kapalı olduğundan Internet’te düşünce ve ifade özgürlüğü engelleri açısından yeni bir döneme girmiş olduk.

Facebook ve diğer platformların önemli bir çoğunluğu herhangi bir ülkeden, ilgili ülkenin yasalarına uygun bir başvuru geldiğinde içeriğe erişimi sadece söz konusu ülkede kısıtlıyorlar. Bu kararın ardından platformlar içeriğin hangi ülke kaynaklı olduğundan da bağımsız bir şekilde AB üyesi ülkelerce alınacak engelleme kararlarını dünya genelinde uygulamak zorunda kalacak. Bu, kendi ülkenizde ifade özgürlüğü kapsamında olacak bir yorum ya da gönderi eğer AB üye ülkelerinden birinin yasalarında ifade özgürlüğü kapsamında değilse içeriğinizin engellenebileceği anlamına geliyor. Avrupa Adalet Divanı, bu kararıyla en üstün, en güzel, en doğru hukuk benim hukukumdur siz de ister bir AB üyesi ülkede olun isterse de olmayın buna uymak zorundasınız diyor.

Üstelik bu karar başka olasılıkların da önünü açıyor. Yarın AB üyesi olmayan bir başka ülke benzer bir talepte bulunduğunda ne olacak? Her ülkeye kendi yasalarına uymayan içerikleri dünya genelinde engelleme hakkı verilecek mi, yoksa bu sadece AB üyesi ülkelere ait bir hak olarak mı kalacak? Bu hak diğer ülkelere verilmeyecek ise sormak gerekiyor ne hakla siz kendi hukukunuzu diğer tüm ülkelerin hukuklarından daha üstün görebiliyorsunuz?

Çeşitli ülkelerin hukuk sistemleri ve yasaları ciddi benzerlikler taşıdığı gibi ciddi farklılıklar da taşır. Bir ülkede ifade özgürlüğü kapsamında olan bir içerik bir diğerinde aynı kapsamda değerlendirilmeyebilir. Bu durum telif yasalarından vergi yasalarına diğer yasalar için de çok farklı değil. Bu yasal farklılıklar Internet’i ülke sınırlarıyla çakışan sınırlarla bölerek bir sürü sıkıntıya yol açıyor. Internet’in bu yasal sıkıntılarla bölünmüş bir yapı olmaktan kurtulmasını sağlamak için ortak Internet yasalarına ihtiyacımız olduğu doğru. Ancak bu yasalar neden AB’nin yasaları olsun ki?

Bu soruya yanıt olarak gösterilecek ilk argüman “AB’nin yasalarının çoğu ülkeden daha demokratik olduğu” iddiası. Bazı AB yasalarının çeşitli ülkelerdeki muadillerinden “daha demokratik” olduğu doğru olmakla birlikte bazılarının da daha az demokratik ya da tekellerin çıkarına vb. olduğunu akıldan çıkartmamak gerekiyor. AB’nin yeni telif yasası ve bu yasaya medya tekelleri için koyduğu madde 11 ile film ve müzik tekelleri için koyduğu madde 13 [1] AB yasalarının her zaman kamunun ve halkların çıkarına olmadığının, Internet konusunda AB’nin akıl tutulması olarak nitelendirilebilecek yasalar da çıkartabildiğinin yakın tarihli örneklerinden.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa