26 Eylül 2019 23:51

MEB'in 4. sınıf raporu: Tüm testlerde okullar ve fakirler dökülüyor

Paylaş

MEB on binlerce başarısızlık raporundan birini daha yayınlamış bulunuyor. MEB’in başarısızlığını zaten 18 milyon öğrenci raporluyor, belgeliyor, canlı örneklerini oluşturuyor.

Bu raporların üretilip yayınlanmaya başlaması en azından sorun olduğunu kabullenmek açısından önemli. Sorun olduğunu kabul edersek belki çözüme yönelik bir arayış oluşturulur.

Ancak böyle bir fırsat için de en azından görünenlerin doğru okunması, sebeplerin doğru okunması gerekiyor.

RAPORDA NE FAKİRLİK NE EŞİTSİZLİK NE OKUL VE EĞİTİMİN KALİTESİZLİĞİ GEÇİYOR

Bakanlığın raporunda sonuçlar sebep sanılıyor. Rapora bakarsan aile ilgisizliği, 8-9 yaşındaki çocukların devamsızlıkları ve hedef düşüklüğü başarısızlığın ana sebeplerini oluşturuyor.

MEB’in, okul yönetim biçimlerinin, müfredat yanlışlarının, ders kitaplarının, okul donanım eksikliklerinin başarısızlıkta hiçbir payı yok her halde. Rapor baştan sona MEB’in ve okulların döküldüğünü gösteriyor, raporda bunlardan hiç söz edilmiyor.

Dahası rapora yansıyan hemen tüm sonuçlar dönüp dolaşıp eşitsizlikleri, fakirliği gösteriyor ama MEB’in raporunda ne yoksulluktan ne eşitsizlikten hiç söz edilmiyor (rapor boyunca eşitsizlik, fakirlik, yoksulluk gibi tek bir sözcük geçmiyor).

Sayın yüksek yetkililer, raporu yazan yüksek profesörler, MEB yetkilileri, fakirlik neden etkilenir neyi etkiler, fakirlik doğal bir şey midir, hiç düşündünüz mü? Eğitim fakirliğin nedeni mi sonucu mudur? Döngüsel olarak birbirini mi üretir? Fakirin eğitimde dökülmesi fakirin mi sorunudur, bundan kim sorumludur; bu sorumlulukta bakana, zengine, fakire ne pay düşer, hiç düşündünüz mü?

FAKİRLİK TEK NEDEN DEĞİL AMA ORTAK NEDEN

Eğitimde başarısızlığın tek sebebi fakirlik değil elbet, yeti ve becerilerimizi geliştirme veya güdük bırakmada, hatta köreltmede yüzlerce sebep sayılabilir. Ancak fakirlik tüm olumsuz değişkenlere eşlik eden veya onların arkasında bulunan en önemli ortak sebebi oluşturuyor.

Örneğin öğretmen ve müdür kıdemine göre, kıdem azaldıkça başarı düşüyor, kıdem arttıkça başarı artıyor. Ama aslında daha geride fakirlik yer alıyor. Zaten kıyı köşe varoşlara, yoksul mahalle veya uzak köy okullarına kıdemsiz öğretmenler ve müdürler atanıyor.

Örneğin aile ilgisine göre, aile katılımına göre aile ilgisi ve katılımı azaldıkça başarı düşüyor, arttıkça başarı artıyor. Fakir aileler ne maddi ne kültürel donanım olarak zaten çocuklarına destek olacak durumda değil. Fakir çocuğu ile ilgilenemiyor, veli toplantısına bile çekine çekine utana sıkıla gidiyor, hiçbir okul sürecine katılamıyor, fakirin katılamadığı okula çocuk da katılamıyor, başarıya zenginliğe katılamıyor.

Fakir okula zaten yanaşamıyor, okula yabancılık arttıkça başarı düşüyor.

Motivasyon düştükçe başarı düşüyor, fakir motive olamıyor.

Devamsızlık arttıkça başarı düşüyor. Yoksul çocuklar kapı penceresi dökülen okullara, ısınma ışıklandırma ve ilgi düzeyi düşük okullara mahkum kalıyor, sonrasında imam hatiplere ve meslek liselerine gönderiliyor. Çocuklar okul olmaktan çıkmış okullardan kaçıyor. Kaçtıkça kaçtıkları yoksulluğa daha da batıyor.

Anne baba eğitim düzeyi yükseldikçe başarı yükseliyor, düştükçe düşüyor. Yoksul çocuklar zaten anne babası ilkokul mezunlarından veya daha alt eğitim düzeyinden oluşuyor. Fakirler okuyamıyor, annesi babası fakirlikten okuyamamış fakirlerin çocukları da fakirlikten, annesi babası okuyamadığından okuyamıyor.

Fakir semtlerde çocukların başarısı düşüyor, varlıklı semtlerde artıyor. Fakir semtlerde fakirler, zengin semtlerde zenginler oturuyor, fakir mahallelerde eğitim kalitesi çok daha düşüyor, fakir çocuklar fakir okullarda başarısız oluyor.

Ödev sayısı arttıkça başarı artıyor, düştükçe düşüyor. Fakir semtlerde ödev versen de yapabilecek aile ve çocuk sayısı azalıyor, öğretmen daha az ödev veriyor. Fakirler daha başarısız oluyor.

Eğitim hedefi düştükçe başarı düşüyor, arttıkça artıyor. Fakirin üniversite, yüksek lisans veya doktora tanıdığı bildiği yok; fakirin hedefi, çocuğun görmediği tanımadığı hedefi düştükçe başarısı düşüyor. Ona hedef olarak fakirlik kalıyor.

Her test bir diğer testin fakirliğini gösteriyor. Okuduğunu anlamayan matematiği feni de yapamıyor. Fakir gittiği fakir okulda hiçbir testi anlamıyor.

Dahası devlet okulları dökülüyor, zenginler oluşturdukları fakirlikten kaçıyor, çocuklarını özele gönderiyor, fakir devlet okullarındaki fakirler dökülüyor.

FAKİRLERİN ÇOK BAŞARILI OLDUĞU ALANLAR DA VAR

Fakirler nüfusun yüzde 70-80’ini oluşturuyor, okullarda çok başarısız bulunuyor ama hayatın yüzde 70-80’ni onların omuzlarından ellerinden, bedenlerinden, iliklerinden geçiyor, çok da başarılı bulundukları alanlar bulunuyor.

Fakirler inşaatlarda, tarlalarda, soğanda, bulgurda, kaynakçılıkta, kâğıt toplamada, çöp toplamada, temizlik işlerinde, taşeronlara işçilikte, ucuza çalışmakta, fazla mesaiye kalıp angarya çalışmakta, askerlik yapmakta, şehit düşmekte, pavyonlara düşmekte, uyuşturucu tacirlerinin ağına düşmekte, çıraklıkta, aşağılanmakta, ellerine vurulup lokmalarının alınmasında çok başarılı bulunuyor.

Fakirler devlete saygıda, şeyhe şıha bağlılık ve saygıda, kullukta, edepte, din ve siyaset tacirlerine uşaklıkta çok başarılı bulunuyor.

NATO’ya uşaklıkta, içerdeki tüccarlara taşeronlara uşaklıkta çok başarılı bulunuyor.

Okul başarısızlıkları ile hayatın tüm sıkıntılarını omuzlamak arasında tam bir zıtlık bulunuyor. Fakirler; okulda başarısız hayatın tüm pislikleri ve yükünü taşımakta çok başarılı bulunuyor.

Daha en başından, 3-5 yaşından fakirin çocuğu fakir mahallesine zorunlu talim ediyor (adres zorunluluğu, mahalli yerleştirme bunu garanti ediyor), fakir mahallenin fakir ortaokuluna, fakirin gittiği meslek liselerine ve imam hatiplere mahkum ediliyor, yoksunluğa ve yoksulluğa mahkum ediliyor.

SEBEP SONUÇ KARIŞIYOR: ZENGİNLİĞİN BAŞARISI, FAKİRLİK YÜZÜNDEN ÇOCUKLAR BAŞARISIZ OLUYOR

Maalesef rapordaki analizler çok yüzeysel ve bazı betimsel veriler de aslında sebep değil sonuç.

Belki de sonuçlar da gerçekten sebepler. Bir sonraki kuşak için gerçek sebepler.

Eğitim ve okullar başarısız olduklarından çocuklar başarısız bulunuyor. Çocuklar ve toplumlar başarısız olduğundan okulda ve eğitimde başarısızlık sürüyor.

Okullar başarısız olduğundan fakirlik sürüyor, fakirlik sürdüğünden okullar başarısız oluyor.

Zenginlikle başarı yükseliyor, zenginlerin yüzünden fakirlik sürüyor, zenginliğin başarısı fakirler ve okullar dökülüyor.

Daha körpecik, 8-9 yaşında çocukların fakirlikleri tescil ediliyor, şecerelerine işleniyor, ömür boyu fakirlikleri MEB’ce garanti ediliyor.

Şu güzelim memlekete, memleketimin güzel çocuklarına yazık ediliyor.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa