22 Eylül 2019 00:18

Dikkat! Dikkat!

Dikkat! Dikkat!
Paylaş

HEP IŞIK:

Güneş doğsun, gün olsun, ışısın. Akşam olsun, ay doğsun, yakamozlansın sular, ışıktan yol olsun.

DİKKAT! DİKKAT!:

Geçide geldiğinde sarı ışık yandı. Bir adım atıp bekliyorsun. Kan kırmızısı mı yanacak seni durdurarak, acılarını pekiştirip sürdürecek olan, yoksa ormanların, kırların yeşili mi seni koşturarak yel gibi karşıya geçirerek özgürlüğe kavuşturacak olan. İkisi de yanmıyor şimdi. Sarı ışık bir parlıyor, bir sönüyor: Dikkat! Dikkat!

YAZ GEÇİYOR:

Masmavi bir göğün altında, masmavi bir denizin üstünde süzülen beyaz bir yelkenli gibi geçiyor yaz. Gökyüzü kararmadan deniz azgınlaşmadan geçip gidiyor. Zamanı durdurmanın tam zamanıdır şimdi.

İÇ İÇE:

Bunca öykü… Başkalarını anlattığını sandım. Kendimi anlatmışım. Kendimi anlattığım da oldu. O zaman da başkalarını anlatmışım. İkisi iç içe.

SABAH OLACAK:

Tan yelinin esintisiyle gelecektir sabah. Gecenin karanlığını dağıtan esintisiyle. Bir çiçeğin kokusu, bir kuşun ötüşüyle aydınlanan. Karanlığı silip süpürerek güne dönecek olan. “Bir gün sabah olursa” demişse şair. Olacaktır.

YAĞMUR:

Yağmur çiseliyor toprağın üstüne. Yazın kızdırdığı toprak içiyor suyu göllenmeden. Güneşi perdeleyerek yağıyor yağmur. Sızarak toprağın derinliklerine. Tohumu çatlatıp yeşertmek için. Bulutları dağıtıp güneşi göstermeye.

YOL:

Yolunda inatla yürümelisin. Caddeler dar sokaklara, dar sokaklar, çıkmazlara dönüşecektir. Dönüştürülür. Yürümeni sürdürmelisin, sabahın sabah, akşamın akşam olacağı güne/günlere dek. Aydınlıkla uzayıp gidecek yolda.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa