04 Eylül 2019 03:00

Mutluluk firarda

Paylaş

Yetmişli yıllara gelinceye dek okulların en ‘bücür, sıska’ çocukları görece daha yoksul olanlardı. O yoksulluk hallerinin yetersiz beslenmelerinin yerini şimdilerde berbat gıdalarla aşırı beslenme almış oldu: Obezite...

Toplumun ekseriyeti yer sofrasından yemek masasına terfi etti etmesine ama bu çok kısa sürdü. Televizyon karşısında yemek yemek şimdilerde salgın misali: Obezite...

Liseye kadar sınav derdi yok gibiydi seksenlere kadar. Öğrenmek, eğitim, diploma için gidilirdi okula. Çocuklar sokağı oyun için doyasıya kullanırdı. Derken dershaneler salgın misali yaşamımıza girdi. Tembeli, çalışkanı tüm çocuklar ilkokuldan üniversiteye kadar bir ders, kurs maratonuna tabii kılındılar: Obezite...

Sokaklar tekin değil dedi birileri. Erişkinlerin pek de iyi bilmediği internetin dehlizlerine bırakıldı oyun çağı çocukları. Çelik çomak, seksek, beştaş, kar topu, körebe, toprak sahada tek kale futbol yerini kah masa başı kah cep telefonu ile sanal oyunlara bıraktı: Obezite...

Odun / kömür taşıma, kül atma yerini doğal gaza bıraktı. Hiç üşümemeyi ve hareketsizliği konfor sandık: Obezite...

Barış mitingi, sünnet düğünü, savaş mağduru çocuklara oyuncak götüren gençler, eğlence mekanları bombalandı, hasılı IŞİD marifeti / vekaleti ile sokağa çıkamaz kılınmak istendik: Obezite

Yüzlerce gün sokağa çıkma yasakları ilan edildi, cenazeler yerlerde, buzdolaplarında ‘rehin’ alındı. Yaylalara çıkmak yasaklandı: Obezite...

İki yüz bin insan mahpus kılındı, milyona yakın insan şartlı tahliye, denetimli serbestlik, yurt dışı yasağı ile hareketsizliğe mahkum edildi: Obezite...

Yakılan köyler, zorunlu göç dört milyona yakın insanı yerinden etti, köylerinden kapitalizmin üretim ilişkilerine savruldu: Obezite...

Sosyal bağlarımız giderek zayıfladı / zayıflatıldı: Obezite...

Savaş, çatışma, mülteci kampları: Obezite

Kapitalizm, neoliberalizm bedenlerimizin besinlere olan masum ihtiyacını istismar etti. GDO’lu gıdalar, gıdalarda ‘katkı maddeleri’, kanserojenler: Obezite...

Hasılı obez olmamak için hiçbir sebep yok misali sağlıksız kılındık nicedir. AKP’nin oy kulvarı sağlık hizmetlerindeki otelcilik hizmetlerinin yaldızı sağlıksızlığa mahkumiyetimizi maskeledi yığınların gözünde.

Oysa artık gerçek apaçık ortada: Avrupa’nın en şişman ülkesinin insanlarıyız.

Ama yine de düş var, umut var.  Misal, ABD’nin Meksika sınırına inşa ettiği “utanç duvarına”

California Üniversitesi Mimarlık Bölümü Profesörü Ronald Rael’in sınırının iki tarafındaki çocuklar bir arada oynasın diye inşa ettiği tahterevalli, dünyaya barışık ve sağlıklı çocuklar vadediyor.

Kimi ülkeler mutluluğu bakanlık kurmada arıyor: Mutluluk Bakanlığı...

Kimi ülkeler dünya mutluluk endeksinde hep ilk sıralarda: İskandinavya

Türkiye artık mutsuz ve obez. Mutluluk nicedir firarda. Umut ve mücadele ise baki...

Sağlıcakla kalın.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa