31 Ağustos 2019 23:20

Yeni dünyadan duyulan korku

Paylaş

ABD Başkanı Donald Trump, politikasını eleştirme cesareti gösteren  Demokrat Partinin dört genç kadın milletvekiline haftalardır saldırıyor.  “Burayı beğenmiyorsanız ülkenize geri dönün!” diyor. Ancak Trump’ın sorunu dördünün de ABD vatandaşı olması. Alexandria  Ocasio-Cortez’in ailesi Porto Riko’lu, kendisi New York’ta doğdu. Rashida Tlaib’in ailesi Filistin’den göç etti, Detroit’te doğdu. Afrika kökenli Amerikalı Ayanna Pressley Chicago’da doğdu. Ilhan Omar da Somali’de doğdu ama ergenlik yaşlarında ABD vatandaşlığına geçti.  

Trump bu kadınlara hakaret ederek yandaşlarını nefrete kışkırtıyor. Kuzey Carolina, Greenville’deki bir seçim kampanyasında kadınlara yönelik saldırılarından biri sırasında yandaşları defalarca,  “Onları geri gönder!” sloganı attılar. Trump konuşmasında dört kadının “Militan solun yükselişini” teşvik ettiğini ve ABD’yi sevmediğini iddia etmişti. Politikacılara yönelik ırkçı saldırılarıyla Trump aynı zamanda büyük bir öfke yarattı. ABD Başkanı bu ırkçı saldırıları ve sahte öfkesiyle kadınları teşhir etmeyi  amaçladığını söylese de Don Kişot gibi yel değirmenleriyle savaşıyor. Kazanması imkansız olan bir savaş sürdürüyor.

Aslında o, bu genç kadınların savunduğu gelecekle savaşıyor, ölü geçmişi canlandırmak için boş bir çaba harcıyor. Bu gelişmelere bağlı olarak medyada bir sorunun cevabı tartışılmaya başlandı: “Başkan ırkçı mı?” Tabii ki, bu soruyu soranların çoğunluğunu  beyaz gazeteciler oluşturuyor. Bu soruyu kimin ne olduğu bilindiği halde ortaya attılar, Trump’ın yaşam öyküsünü okuyan onun ne olduğunu bilir çünkü... Trump’ın ırkçı olup olmadığını tartışmak, Papa’nın Katolik olup olmadığını tartışmaktan farklı değil.

Siyah gazeteciler arasında ise Trump’ın ırkçı olup olmadığı tartışılmıyor. Onlar başkanın antipatisinden hiç de kuşku duymuyorlar. Ayrıca Trump’ın saldırılarındaki hedefin gerici beyaz seçmenlerin 2020 başkanlık seçimlerine kadar harekete geçirilmesi olduğu da çok açık. Ülkenin yapay kışkırtılan çatışma ve  demagoglar tarafından kuşaklar boyu kullanılan  beyaz halkın ‘ötekiler’ korkusuyla kaos ortamına sokulacak olması onu hiç mi hiç ilgilendirmiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, kafa karışıklığı içinde yeniye karşı mücadele eden bir nesle ait. Fakat o ve kuşağı  ne kadar uğraşırsa uğraşsın gelecek yaşlılara değil gençliğe aittir. Bu nedenle, “Trump kuşağı”nın  çöküşünü izlemekteyiz. Evet, bu kuşak hâlâ çılgınca  nefretini tükürüyor, ama  bu yaşlı beyaz adamlar yeni bir dünyanın gelecek olmasından korkuyla bunu yapıyorlar.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa