19 Ağustos 2019 07:51

Anket

Paylaş

Wendell Berry’nin “Leavings/Geride Bırakılanlar” isimli kitabından ‘Anket’ isimli bir şiiri çıktı karşıma bugün tam yazımı yazmak için oturduğumda, oturup çevirdim:

1- Serbest piyasa ve küresel ticaretin başarısı için ne miktarda zehir içebilirsiniz? Lütfen tercih ettiğiniz zehirleri sayın.

2- İyilik için ne kadar kötülük yapabilirsiniz? En beğendiğiniz kötülükler ve nefret davranışlarını aşağıdaki boşluklara yazın.

3- Kültür ve uygarlık için hangilerini feda edersiniz? Lütfen en istekle tahrip edeceğiniz anıtları, tapınakları ve sanat eserlerini sıralayın.

4- Vatanperverlik ve bayrak için sevgili topraklarımızın ne kadarını değersizleştirebilirsiniz? Boşluklara onlarsız yapabileceğiniz dağları, nehirleri, şehirleri, çiftlikleri yazın.

5- Uğruna bir çocuğu öldürebileceğiniz fikirleri, idealleri veya umutları, enerji kaynaklarını, güvenlik çeşitlerini belirtin. Öldürmek istediğiniz çocukların adlarını yazın.

Kitabın adı kadar, dizeler de daha iyi tercüme edilebilir, edebiyatçılar ve çevirmenlerden bu cahil cesareti için özür dileyeyim öncelikle. Cumhuriyet Gazetesinde 2014 yılında yayınlanan bir Ayşen Eren yazısında da farklı bir çevirisine denk geldim sonradan ama kendiminkinde karar kıldım şiirin özgün anket biçimini korumak adına. Bu anketteki soruları bu topraklarda da çok zamandır çığlık çığlığa haykırıyoruz. Yanıtlarını da dehşetle iliklerimizde duyuyoruz. Bir sendikanın pazarlığından, ormanların yollara, dağların altına, antik kentlerin barajlara fedasına savrulan bir terk edişte soruların tamamına bir çırpıda verilen ürkütücü yanıtlarla yüzleşiyoruz durmadan.

Oysa geçen hafta arayan bir öğrencimizin yaşadıkları ve uygulamanın yaygınlaşması üzerine yazacaktım. Öğrencimizin aradığı günlerde SES Diyarbakır Şube Eş Başkanı Recep Oruç, katıldığı bir basın açıklaması nedeniyle hakkında açılan davada beraat etmesine rağmen, KHK’nin geçici bir maddesi gerekçe gösterilerek Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın onayı ile ihraç edilmişti, öğrencimizin şaşkınlıkla dile getirdiği durumuna, başladığı uzmanlık eğitiminden ihracına benzer biçimde. Türk Tabipleri Birliği’nin geçen yıl kabul edilmeden önce kamuoyunu uyardığı 7145 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 26’ncı maddesi ile 375 sayılı KHK’nin geçici 35’inci maddesinin b fıkrasının dokuzuncu bendindeki, “657 sayılı kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayı ile kamu görevinden çıkarılır” hükmünü belirten Disiplin Kurulları, yapılan değerlendirme sonucu pek çok şehirde ardı ardına hekimlerin görevden çıkarılması yönündeki talebi Sağlık Bakanının onayına sunup duruyor. Üstüne bu hafta İstanbul’da haklarındaki güvenlik soruşturması(!) gerekçesi ile beş aile hekiminin görevi sonlandırıldı. Gelen yazılarda çoğunlukla herhangi bir gerekçe yok,  bu yasaya göre olması da gerekmiyor anlaşılan. Şimdi tüm bu insanlar durumu yargıya taşıyacaklar. Yüz binin üzerinde KHK’linin üç yıldır yapmaya çalıştığı gibi. Peki ya yargı?

Yeni adli yıl açılışını bir parti başkanının çalışmalarını yürüttüğü başkanlık sarayında yapacak yargı mensupları, o partinin çoğunlukta olduğu mecliste onaylanan, hükümlerini parti başkanının yürüttüğü bir yasayla ihraç edilenler için, nasıl bağımsız ve tarafsız karar aldıklarını kanıtlayabilirler, sormalıyız sanırım. O nedenle şiiri başa aldım. Anket onlar için de geçerli.  

Hiçbiri seçeneğini işaretleyenler, gelebilenler ile Salı günü Şehir Hatları Genel Müdürlüğü önünde KHK’lilerin sesi olmak için buluşalım.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa