15 Ağustos 2019 04:05

Transfer kolaycılığı

Paylaş

Birkaç gün sonra yeni sezon başlayacak, medyada hâlâ, “Şu takımın orta saha hamlesi”, “Şu takım stoper için düğmeye bastı”, “Şu takım golcü arayışında sona yaklaştı” gibi haberler çıkıyor. Çok bilmiş yorumcular da akıl vermekten geri durmuyor, “6 numara lazım”, “Sol ayaklı stoper eksikliği hissediliyor” gibi saptamalar eşliğinde!..

Onlara göre her şey çok kolay. “Hangi mevkide ihtiyacın varsa, getirirsin yabancı oyuncuyu dertlerin son bulur” anlayışıyla bakıyorlar. Uzak ve yakın geçmişte sayısız örneği yaşanmasına karşın, gelen oyuncuların “uyum” diye pek çok boyutu, katmanı olan ve bütün hesapları alt üst edebilecek bir sorun yaşayabileceğini akıllarına bile getirmiyorlar. Dünyanın önde gelen takımları tüm ayrıntıları göz önüne aldıkları uzun ve kapsamlı araştırmalar sonucunda transfer yaparken, bizde “takıma yama” anlayışıyla her gün farklı isimler ortaya atılıyor… Kulüp yöneticileri de bu garabet ortamında “çanak tutucu” rolü oynuyor. Hem de bayıla bayıla…

Gündem ağırlıklı olarak transfer üzerinden dönerken, bir yandan da, “Ülkede stoper yok, ön libero yok, sol bek yok”, “Ülkede santrfor yetişmiyor” gibisinden sesler duyuluyor.

Peki ülkede teknik direktör var mı? Bilim dışı olguları ağzına almayan, saçma sapan bahanelerin ardına sığınmayan, oyuncuları ve oyunu geliştirmek dışındaki kısır çekişmelere kendisini kaptırmayan, futbolun bilgisini özümsemiş ve bunu doğru yöntemlerle pratiğe dökmeyi başarabilecek yetkinlikte teknik direktörler… Hiç varmış gibi görünmüyor…

Teknik direktörler, “Ülkede şu yok, bu yok” seslerine karşı çıkmıyorlar. Onlar da transferci anlayışa teslim olmuş ve tıpkı taraftarlar gibi transfer edilecek yabancı oyunculara bel bağlamış görünüyorlar. Meslek hayatları boyunca hiç mi oyuncu yetiştirmediler, hiç mi oyuncu geliştirmediler? “Ülkede şu mevkide oyuncu yok, bu mevkide oyuncu yok” gibi laflardan hiç gocunmuyor ve kendilerine pay çıkarmıyorlar mı? Futbola hevesli genç insan potansiyelinin bu kadar yüksek olduğu bir ülkede bazı mevkilerde yeterli gelişmişlik düzeyinde oyuncu bulunmadığı yolundaki yorumlardan rahatsızlık duymuyorlar mı? Sözü edilen eksikliklerin sorumluluğunu hissetmiyorlar mı?

Teknik direktörlerin asıl görevi yöneticilerin eline transfer edilmesini istediği oyuncuların listesini vermek değil, yeni oyuncular yetiştirmek ya da kadrodaki mevcut oyuncuları geliştirmektir. Zor olan budur. Sırtını transfere dayamak ise kolaycılıktır. Transfer odaklı bakış açısı, teknik direktörlere asli görevlerini unutturacak kadar futbol ortamına damgasını vurmuş durumda. Bilgisine güvenen, çalışma heyecanını ve coşkusunu diri tutan teknik direktörlerin “yetiştirmek zor, transfer etmek kolay” yaklaşımını benimsemesi mümkün değil. Ama maalesef bu yönde ne bir ses duyuyor, ne de bir girişime tanıklık ediyoruz. İnsan merak ediyor, hangi teknik direktör, hangi oyuncunun gelişmesine ve üst düzey özellikler kazanmasına katkıda bulundu diye. Söylenenlere bakılırsa, memleket sınırları içinde böyle bir oyuncu yok!..

Futbola hevesli milyonlarca gençten oluşan yüksek insan potansiyeli, bunca altyapı organizasyonu, spor okulu, uygun çalışma ortamı, buralarda görev yapan bunca teknik direktör… Sonuç: Stoper yok, ön libero yok, santrfor yok gibi laflar… Bu, kesinlikle kabul edilebilir bir durum değil!..

Gerekli insan kaynağı, tesis, ortam, organizasyon varken oyuncu yetişmiyorsa ya bilgi eksikliği ya da bilginin doğru uygulanamaması söz konusu olabilir.

Teknik direktörlerin, acilen öz eleştiri ve öz sorgulama sürecinden geçip daha farklı çalışmalar içine girmesi  gerekiyor. Oyuncu yetiştirme konusundaki verimsizlikten ve Avrupa’nın en yaşlı ligine sahip olduğumuz gerçeğinden kendilerine pay çıkarmıyor görünmeleri ciddi bir eksiklik. Kulüplerin mali krize sürüklenmesi de, bu eksikliğin bedellerinden birisi…

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa