04 Ağustos 2019 04:17

Zamane 'Marie Antoinette'leri ya da kıyamet alametleri

Paylaş

Fransa Kraliçesi Marie Antoinette’yi tarihe geçirecek olay şöyle tasvir edilir:

Tarihin saati, 1789 Büyük Fransız Devrimi’ne doğru ilerlemektedir.

Halk aç ve perişandır. Sokaklara çıkan aç yoksul yığınlar “Ekmek” diye haykırmaktadır! Balkonundan sarayın önünde toplanan kalabalığı izleyen Kraliçe Marie Antoinette yanındakilere sorar: “Bunlar ne diye haykırıyor, ne istiyorlar?”

“Ekmek diye haykırıyorlar kraliçem” der yanındakiler.

“Bunun için sarayın önüne gelip, haykırılır mı; Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” der Marie Antoinette!

Ve o zamandan beri de; debdebe içinde yaşayan, halkın sıkıntılarını bilmeyen, umursamayan, iktidarının ebedi olacağını sanan yöneticilerin simgesi olur Marie Antoinette.

HER KÖŞEDE BİRKAÇ MARIE ANTOINETTE ÇIKIYOR!

Önce belediyelerde başladı. Yakınlarına koltuk dağıtmalar, belediye başkanı ya da üst bürokratların isteği ile birkaç kuruma birden yönetici atamalar; 2, 3 hatta 5 maaş birden alır duruma gelmeler vs...

Arkasından bu uygulamaların belediyelerle sınırlı olmadığı anlaşıldı. Asıl büyük “yağma hasanın böreği” paylaşımının devlet bürokrasisinde yaşandığı ortaya çıkmaya başladı.

İşte son günlerde ortaya çıkan birkaç zamane Marie Antoinette’si:

* Bülent Arınç; Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki YİK’’e atananların maaşının 13 bin TL’den 18 bin TL’ye çıkarılmasını eleştirenlere; “Edepsizler, size ne benim ne maaş aldığımdan” diye çıkıştı!

* 31 Mart yerel seçimlerinde Ordu Belediye Başkanı seçilen ve sonrasında da yönetim kurulu üyesi olduğu şirketlerden istifa etmeyen Hilmi Güler’in, bu görevlerinden dolayı ayda 200 bin TL dolayında maaş aldığına dair iddialara verdiği yanıt “pes” dedirtti: “Aldığım para o kadar değil!”

* Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve eşinin çifter maaş aldığı ve evlerine ayda 100 bin TL’ye yakın para girdiği iddiasına Altun’un eşi Fatmanur Altun, “...Devlet adamlarının toplumsal tabakalaşmadaki yerlerini, yediklerini, içtiklerini, giydiklerini sorgulatmaya çalışanlar halkı düşünenler değil” diye yanıt verdi.

* Meclis Başkanı Mustafa Şentop, “Milletvekillerinin 22 bin TL olan maaşının aslında ‘Fazla olmadığını’, harcaması az olan vatandaşa milletvekili maaşının fazla geldiği”ni söyleyerek adeta halkın aklıyla alay etti!

Daha vahimi, bu sözler Türkiye’de asgari ücretin 2 bin 20 TL olduğu bir dönemde edilmektedir. Ki asgari ücret milletvekili maaşının 11’de 1’i kadardır! Yine bu dönemde ortalama işçi ücreti ile asgari ücret arasındaki fark da neredeyse kalmamıştır. Gerçek işsiz sayısı ise 7 buçuk milyona dayanmıştır.

ORTAYA ÇIKAN GERÇEKLER ‘KIYAMET ALAMETİ’DİR

Marie Antoinette, halkın sıkıntılarını umursamayan yöneticilerin simgesidir ama Marie Antonettelerin bu denli çok ortaya çıkmasının nedeni, üst sınıflarla alt sınıflar arasındaki gelir uçurumunun zirveye çıkmış olmasıdır. Bu aynı zamanda mevcut sistemin çürümüşlüğünün, hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet, adam kayırma, torpil, aç gözlülük, kumar, fuhuş gibi hastalıkların tüm sistemi sarmasının da ifadesidir.

Tarih, sosyoloji ya da ekonomi-politik bilimlerinin de açıkça gösterdiği gibi; bu görüntüler, artık eski sistemin tarihe karışmasının zamanının geldiğinin de işaretidir. Ki, bunun halklar, işçi sınıfı ve emekçiler için anlamı; hemen bütün başlıca dinlerin de iddia ettiği gibi “kıyamet alametleri”dir.

Elbette ki burada “kıyamet” tüm insanlık için değil; yağma, yolsuzluk, açgözlülük, halkın ezilmesi, işçi sınıfının iliklerine kadar sömürülmesi üstüne kurulu sistem ve bu sitemin sahipleri için geçerlidir. Kaldı ki bu sistem savunucularının bir kısmı yoksulluktan çıkıp gelmiş yüksek maaşlı uşaklardır.

ANTONOITTELERİ VE ONLARI TÜRETEN SİSTEMİ TEŞHİR OLAĞANÜSTÜ ÖNEMLİ

Devletin, egemen sınıfın maaşlı hizmetkarlarının bir bölümünü rüşvet, yolsuzluk ve illegal yollara başvurarak ya da “Kitabına uydurulmuş ek görevler” icat ederek servet sahibi yapması; eski bir Osmanlı geleneğidir. Cumhuriyet de bu geleneği, başarılı biçimde sürdürmüştür!

Ancak, gelinen aşamada 17 yıllık AKP iktidarı, bütün diğer sermaye partilerini fersah fersah aşan bir performans göstermiştir.

Ama öte yandan son dönemde ayyuka çıkan bürokratların aşırı zenginleşmesi olayı; AKP iktidarı kadar sistemin de “yumuşak karnı” olmaya başlamıştır. Çünkü, “tek parti tek adam düzeni”nin bir ayağı egemen sınıfa, öteki ayağı da partizanlaştırılmış ve ekonomik olarak da sisteme bağlanmış yüksek bürokrasiye dayanmaktadır.

Bu yüzden de “tek adam yönetimi”ne karşı mücadelede;

Bürokrasinin işlevi ve zenginleşmesinin faturasının kime ve nasıl çıkarıldığını; rüşvet, iltimas, “Kitabına uydurma”nın hangi yöntemlerle yapıldığı, bunların kimin işine yaradığı ve hangi ihtiyaçlardan dolayı yapıldığı ayrıntılarıyla teşhir edilmelidir.  

Bürokraside sınıf atlayacak düzeye gelmiş zenginleşme vakaları, siyasi erk kadar bunun arkasındaki egemen sınıfın da icraatıdır. Dolayısıyla sözü edilen teşhir faaliyeti bu bağlantı kurularak ele alınmalıdır.

Çünkü; zamane Marie Antoinettelerinin sayısı giderek hem artacak hem de kıyamet alametleri hızla çoğalacaktır. Bu gelişme, kitlelerin sistemin içini görmeleri için geniş olanaklar sunacaktır.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa