18 Temmuz 2019 03:51

Füze

Paylaş

Faiz mi enflasyondan kaynaklanır, enflasyon mu faizden çıkar? Hani yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar gibi bir soru. Sorunun yanıtı gayet bilimsel; her ikisi de kapitalizmin karşı konulamaz kâr hırsından çıkar. Koca koca ekonomistler sanki başka bir dünyanın mümkün olduğunu bilmezmiş gibi aynı çukurun içerisinde çırpınan, onlardan çok, inanç ve milliyet ilişkilerini kapitalizmin en yıpratıcı olan şekli serbest piyasa ekonomisi ile bir tutan, mümkün olan başka bir dünyayı hayal bile etmeyi günah sayan beyni uyuşturulmuş insanlardır.

Serbest piyasa kimin ne ürettiğine, kimin ne tükettiğine karışmaz. Nasıl olsa ihtiyaç duyulmayan bir şeyi üreten zaman içerisinde top atacaktır. O sırada dünya kaynaklarının boş yere heba oluyor olmasını kimse umursamaz. İhtiyacı olmayan şeyi tüketen de kendi bacağından asılacaktır. Burada devreye “ihtiyaç”ın tanımı girer. Sermayesinin yüzde seksenini bile algı yaratmaya, reklama harcamayı göze alan sermaye, insanların ihtiyaçlarını belirlemelerine yardımcı olur (?) Örneğin önce bir cep telefonu satar, sonra cep telefonuna sığmayacak büyüklükte bir oyun uygulaması piyasaya sürer. Telefon-oyun ikilisi artık yumurta tavuk ilişkisine dönmüştür.

Telefon örneği bu işin en masum ikilisidir. Asıl para harp oyunları üzerinden götürülür. Önce herkes için bir düşman yaratılır. Düşman demek savunma demektir. Birileri savunacaksa diğerleri saldıracak demektir. Aslında herkes saldıracak ve herkes savunacak demektir. Ama kimse saldırıdan bahsetmez. Yani herkesin herkese karşı hem saldırı uçağına hem savunma füzesine “Savunma” amaçlı ihtiyacı vardır ve artı değerlerin büyük kısmı silah almaya harcanmalıdır. Bu arada ”Arkadaşlar, 2. Dünya Savaşı'nda yerle bir olmuş, tepesine iki atom bombası atılmış Almanya ve Japonya'nın bugün dünyanın ikinci ve üçüncü büyük ekonomisi olmalarının nedeni savaş sonrasında ordu beslenmelerinin ve silahlanmalarının yasaklanması ve bu ülkelerin tüm güçlerini üretime harcamış olmalarıdır” diyenlere şöyle bir bakılır ve sadece bakılır.

Şimdi S-400 aldık. Milyonlarca işsize, yoksula verilebilecek para Trump'ın “keşke Patriot satsaydık, dolarlar Ruslara gitti” gözyaşları arasında kuzeye doğru uçtu gitti. Yufka yürekli bizimkiler Trump üzülmesin diye Patriot da alacaklarını söylediler. Savunma için. Sonra F-35. O saldırı için. Bu silahlara harcanacak para EYT'liye de, 3600 ek gösterge mağduruna da, 8 milyon işsize de yeter ama tercih ABD ve Rus silah tüccarlarının zengin olmasından yana. Düşman kim? Yoksul Suriye halkı mı? Yaşam mücadelesi veren Yunan, Kıbrıs halkı mı? Nerede ve kim oldukları belli olmayan teröristler mi? Yoksa kendini vuralım diye bize silah satan menzil dışı ABD mi, uçsuz bucaksız topraklarıyla Rusya mı?

Herkes savunma için silah alıyorsa saldırgan kim?

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa