13 Temmuz 2019 03:50

Hüseyin Aykol; suçu gazetecilik...

Paylaş

Özgür Gündem üzerinden süren saldırı furyası dinmiyor...

Onlarca gazeteci hapse atıldı. Gazetenin çalışanı olup da iktidarların hışmına uğramayan kalmamıştır herhalde. Sorumlu yazı işleri müdürlerinden muhabirine, sahibinden matbaa işçisine, dağıtımcısına, hatta okuruna kadar hemen herkes baskıdan, gözaltından, işkenceden, hapisten almıştır nasibini...

Öldürülen gazeteciler, dağıtımcılar oldu. Hükümetler değişti ancak basının uğradığı saldırılar dinmedi... Bölgede ve batıda kaç gazetecinin evi basıldı, kaçı kaçırıldı, kaybedildi... Hapse atıldı.

Gazetenin öncelini ateşe vermişlerdi. O zamanların sesi Özgür Ülke’ydi. Tam 25 yıl önce...

Kürt gazeteciliği bir sırat köprüsü...

Ama aynı zamanda bir direnç odağı...

Hiç dinmeyen bir kaynak oldu Kürt gazeteciliği...

Ta ilk yayınlanan Kürtçe gazeteden bu yana sürüyor bu direnç... Kahire’de 22 Nisan 1898’de Bedirxan kardeşlerin sürgünde yayınladığı Kürdistan’dan bu yana hep baskılarla karşılaştı Kürtçe gazeteleri. Kürtçe, Türkçe, Arapça, Farsça... Her yerde baskı gördüler... Ölümle imtihan oldu Kürt gazetecileri. Tam 121 yıl olmuş...

Celadet, Kamuran, Cegerwxin, Doktor Nurettin, Kadri Can, Osman Sabri... 

Hep aktı... Bir nehir gibi..

Dicle gibi... Fırat gibi...

Bilinç ve birikim yaratıldı. Bir kültür oluşturuldu.

Şimdilerde Yeni Yaşam ve diğerleriyle sürüyor.

Önceki gün de Hüseyin Aykol tutuklanınca bunları düşündüm... Ankara’da evinde gözaltına alınıp hapse atıldı Aykol. 3 yıl 9 ay ceza verilmiş ve Yargıtay’a bile gitmeden başka bir mahkemede onaylanmıştı cezası.

Gazeteyi KHK ile kapatanlar bununla yetinmiyorlar, Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenlerine kadar yargılayıp hapse atıyorlar. Ayşe Düzkan uzun süre dayanışma gösterdiği için hapsedildi. Mehmet Ali Çelebi önceki gün hapisten tahliye oldu. Hüseyin Bektaş, Ragıp Duran ve daha birçok gazeteci cezaya çarptırıldı. Gazete ile dayanışmada bulunan birçok aydın, yazar ve gazeteciye cezalar verildi. Yayın Dayanışma Kurulu üyesi ve gazetenin yazarı olan Aslı Erdoğan da uzun süre hapiste kalmıştı.

Hüseyin Aykol’a gazetecilikten verilmiş daha birçok ceza var. Aykol, Egeli bir Türk olarak ömrünün büyük bir bölümünü Kürt gazeteciliğine adamış bir gazeteci. Türkleri, Kürtlerle dayanışma gösteriyor diye cezalandırıyorlar sanki...

Ta ‘60’li yıllardan beri düşüncelerinden ve çalışmalarından dolayı devletin hışmına uğrayan bir aydın, bir devrimci Aykol. O günden bugüne değin defalarca hapse atıldı, onca hapishane tanıdı. ‘70’li yıllardan beri gazetecilik yapmaktadır... Yazmakta, düşünmektedir... Birçok yazardan çeviriler yapmıştır, onca kitap, onca makale, onca konferansta imzası var, bir basın emekçisidir.

Araştırmacı, soran, sorgulayan... Bir o kadar da naif, saygılı, sevgi ve dostluk yüklüdür Aykol.

Şimdi kaç yaşında bilmiyorum ancak genç kalmayı bilen biri... Gençlik heyecanıyla yürütüyor işlerini, o heyecanla sarılıyor çalışmalarına...

Cezaevlerindeki tutsakların mektuplarındaki acılarla, dirençle yatıp kalkıyor, nerede bir tutsak mektubu görsem aklıma hep Aykol gelir...

Önceki gün tutukladılar yetmişine merdiven dayamış olan Hüseyin Aykol’u...

Cumhuriyet gazetesi yazarları ve çalışanları hala hapiste... Türkiye gazetecilerin hapsedildiği ülkeler sıralamasının başlarında yer alıyor...

Gazetecilik hala suç sayılıyor bu ülkede...

Gerçekleri yazmak, iktidarı eleştirmek suç... Yandaş, havuz ya da Saray medyası kategorisinde yer almamak yetiyor saldırıların odağı olmak için...

Yandaş medya her gün kan ve şiddet doluyken, kin ve nefret savururken, tehdit ve şantaj yüklüyken, hakaret ve ihbar doluyken, gerçekleri ters yüz ederken, yalan yanlış bilgileri manşetlerden verirken hiçbir kovuşturmaya uğramamaktadır. Ancak gerçekleri yazan gazeteler hakkında davalar açılıyor, cezalar yağdırılıyor, gazeteciler hapse atılıyor...

Yandaş medyadan bıkan, yüz çeviren milyonların, gerçekleri aralayan sosyal medyaya, SETA’nın hedef yaptığı yayın kuruluşlarına, onların “marjinal” dediği ancak güçlü bir dünya görüşünün temsiliyeti ve doğruluğun desturuyla yayın yapan gazetelere gösterilen ilgi arttıkça saldırılar da artmaktadır.

SETA’nın hedef göstermesi, tutuklamalar, artacağı görülen baskıların başka bir izahı yoktur...

Saray uzantısı SETA, yayınladığı raporda bir çok basın kuruluşunu, muhalif gazeteciyi uzantı olmakla suçlamaktadır. Evrensel, Birgün, Yeni Yaşam gibi gazeteleri ve yandaş olmayan kuruluşları hedef göstermektedir.

Bir çok basın kuruluşunu ve gazeteciyi adeta ajan olarak damgalayan o saray destekli meşhur rapordan sonra Aykol’un tutuklanması da başka bir ironi...

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa