09 Temmuz 2019 03:20

TÜSİAD ve millet...

Paylaş

Sn. C.Bşk.’nın yandaş basındaki adı “başkan”. Büyük harfle yazıyorlar tabii.

Örnek mi? “Başkan Erdoğan Trump’la anlaştı, S-400 sorunu çözüldü!” Tövbe. Çözülmediğini dünya alem biliyor ve alınacaksa “nasıl”ı konuşuluyor: Aktive edilmeyecekmiş. Çavuşoğlu, “Sürekli açık tutulursa çok pahalıya patlar” diyor mesela. Sonuç; süs olarak duracak gibi. “Dünyanın en akıllısı benim” vehmiyle izlenebilir sanılan Amerikan ve Rus emperyalizmini kafa kafaya tokuşturup aradan sıyrılma taktiği, “Kızıl Sultan” Abdülhamid’in de elinde patlamıştı. Kimin patlamaz ki?!

Merkez Bankası Başkanı’nın işine son verilmesi örneğin: “Başkan Erdoğan görevden aldı.” “FETÖ’cü” de denmedi, ama bataktaki ekonominin sorumlusu ilan edilip aradan sıyrılmaya çalışılıyor. Faizleri indirmiyormuş! “İn” dense inermiş gibi! Faiz oysa, Sultan Süleyman’ı bile takmaz. Amerikan başkanı olsa kâr etmez! Ekonominin kendi yasaları vardır. Emirle, “iyi oldu, olacak” sallamalarıyla dikiş tutmaz.

Dikiş tutmayan ekonominin batağa saplanmasının temel nedenlerinden olan üretken olmayan yatırımlarla dolarların betona gömüldüğü tüm ihalelerinin adresleri aynıydı. Ben diyeyim rantçı-vurguncu, siz deyin “yeşil sermaye”, adı sanı belli beş on yeni yetme tekelciydi. O anlı şanlı köprülerle yollar, havaalanlarıyla 25 yıllık hazine garantili işletme hakları hep o belirli kasalara akar, yandaş medya ve sair ihtiyaçlar da oralardan fonlanarak karşılanırdı.

Koç’tu, Sabancı’ydı, şu bu, bilinen geleneksel tekelciler “Başkanlı” yılların ihalelerinde sürekli avuçlarını yaladılar. Sadece işçi ve halk karşıtı genel tekelci neoliberal politikalarla sonuçlarından yararlandılar, ama ne bir kamu ihalesi alabildiler ne önlerine büyük rantların kapıları açıldı. Üstelik, MİLGEM gibi önemli ihaleler örneğin KOÇ’un elinden alınırken, vergi cezalarıyla yola getirme girişimlerine de muhatap edildiler. A. Doğan, elindeki mülkleri satıp savarak medya alanından çekilmeye zorlandı mesela.

Onlar da devlet fideliğinde yetişmişliğin verdiği cesaretsizlikle ve tabii ki devletin eninde sonunda kendi devletleri olduğu bilinciyle ufaktan muhaliflik ettiler. Keyfilikten yakındılar, memleketi o kurtaracakmış gibi, “hukukun üstünlüğü olmazsa yabancı sermaye gelmez” dediler örneğin. Yargı, tabii ki bağlı olmalıydı, ama yürütmeye bunca bağlı da olmamalıydı! Merkezileştirilmiş yönetim kendi tekelci tabiatlarına uygun düşmekte işlerine gelmesine gelmekteydi, buna muhalefet etmediler, ama denetim mekanizmalarının olmayışının sözünü ettiler. Bunun gibi...

TÜPRAŞ’ta OTOSAN’da, Ford’ta ne toplu sözleşme dönemlerinde ne de işçiler karşısında genel olarak hiç sıkıntı yaşamamıştı Koç örneğin. YHK’nun bağıtladığı şu son TÜPRAŞ sözleşmesi örneğin. YHK, KOÇ’un kendisinin kabul ettiğinden azını dayatmıştı işçiye.

Daha ne istesin KOÇ diyeceksiniz, ama kazın ayağı öyle değil. Krizde çoğu işletme zarardayken KOÇ, Sabancı ile birlikte, son dönemde yine yüksek kârlar elde etmişti, ama yetmezdi. Kime kazandığı yetti ki? Ne zaman para parayı çekmedi, sermaye kendi fetişizmini ne zaman her şeye ve her yere dayatmadı ki!?

Bazılarının “Başkan”la ilişkileri iyi olsa bile, Millet İttifakıyla uyum içindeydi TÜSİAD’ın çekip çevirici büyükleri. “Başkan”ın özel kollamalarına mazhar olamayınca, kapitalist uzak görüşlülüğüyle “Millet”e yatırım yapmışlardı. Eh, AKP’nin düşüşe geçmesinin ardından sonuçlarını derlemenin hakları olduğunu düşünüp talepte bulunmaya başladılar.

Başta CHP olmak üzere, “Millet” de zaten kucağını ardına kadar açmıştı. Zaten “Herkes için CHP” idi!

Solculuğu övgü konusu olan T. Soyer, “biraz” liberal solcuydu; İzmir’i “Holdinglerin merkez üssü” yapacağını ilan etmişti. “Her şey çok güzel olacak” sloganıyla küçümsenmeyecek bir rüzgar estiren E. İmamoğlu’nun “güzellikler”in kimin için olacağına ilişkin ilk seçimi de herhalde ciddi bir işaret: İBB Genel Sekreterliğine, Azeri enerji devi SOCAR’ın Türkiye Başkanlığını üstlenmeden önce 2005-2015 arasında TÜPRAŞ CEO’luğu yapmış olan Yavuz Erkut atandı. Ardından, yardımcılarıyla birlikte İBB’yi ziyaret eden TÜSİAD Başkanı, “İstanbul’un kalkınmasında yer almak istediklerini” açıkladı! Hayırlısı!..

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa