27 Haziran 2019 04:43

Yetmez ama evet

Paylaş

Normal bir ülkede işsizlik yüzde 20’lere yaklaşsa, gençlerde işsizlik yüzde 25’i geçse. Normale yakın bir ülkede bir gecede çaya, şekere, akaryakıta yüzde 20’lere yakın zam gelse ve daha gelecek yüzlerce zam kapıda beklese. Normal sayılabilecek bir ülkeye bir ay içersinde savaştan kaçan 3 buçuk milyon insan eklense ve “Ensar” diye davul zurna çalanlar, bağırmak dışında hiçbir çözüm üretmese. Normal bir ülkede tüm bu olan biteni yazdı, çizdi, söyledi diye konuşan, düşünen, düşündüğünü söyleyen insanlar 4 bin yılla yargılansa. Anormal olmayan bir ülkede, bir iktidar, yaptığı hatalarla koca bir ülkeyi darbe girişimleriyle karşı karşıya bıraksa, beraber yol yürüyüp, yağan yağmurda birlikte ıslandığı münafıklar aldıkları ile yetinmeyip iktidarın tümünü istese ve halkın üzerine uçaklarla bomba yağdırsa. Normal ülkenin normal bir şehrinde 1 yıl içerisinde 500 bin kişi işsiz kalsa ve bunların çoğu üniversite mezunu olsa. O normal ülkenin yöneticileri çıkıp “Biz herkese iş bulmak zorunda değiliz” dese. Biraz normal bir şehirde arabasına binen bir vatandaş, 5 kilometrelik yolu, mehteran ile mitil atmaya gelenler kolay geçsin diye 3 saatte alsa, onlar köprüden fişek gibi geçsin diye ara yollarda sıcakta 2 saat bekletilse, o ülkeyi yöneten iktidarın, bırakın yüzde 45’i, yüzde 5 oy alması bile başarı sayılır, o yüzde 5 oyu verenlere de “?” gözü ile bakılır.

Şimdi davul zurna seviniyoruz İstanbul’da iktidar yenildi diye. Sayılar hiç de öyle göstermiyor. Haksız rekabet, devletin olanaklarıyla tezahürat, VİP hukuksuzluğu, mızıkçılık, tehdit, adaletli halkımızın yüzde 45’inin vicdanlarında hiçbir etki yapmamış. İçlerinde, çocuğu işsiz, babası emeklilikte yaşa takılmış, ağabeyi 3600 ek gösterge alamamış yurdum insanı ülkeyi savaşın eşiğine ben getirmişim ve iktidarın hiç sorumluluğu yokmuş gibi yine gidip iktidarın adayına oy vermiş. Ve şimdi bu yüzde 45’in televizyonlardaki sözcüleri çıkmış, sanki İmamoğlu İstanbul’a belediye başkanı değil de ülkeye reis seçilmiş gibi, “Hadi bakalım çöz işsizlik sorununu, gönder bakalım Suriyeli mültecileri ülkelerine, hallet bakalım İstanbul’un trafik sorununu” demeye başlamışlar.

Diğer taraftan 17 yıldır iktidarın nimetlerinden faydalanan, yurt içinden, yurt dışından akan milyarlarca doları küçük komisyonlar karşılığında ceplerine dolduran, bankalardaki milyon dolarlarını, milyar dolar yapmayı beceren, her devirde iktidara yalakalık yaparak ihaleleri alan, yol keserek binbir gece düğünleri yapan soyguncular için de artık iktidardan kurtulmanın zamanı geldi. Onlar için en büyük sıkıntı halen tepelerinde “Ödeyin bakalım diyetinizi” deme tehlikesi olan bir iktidarın duruyor olması. Ah bir kurtulabilseler tepelerindeki tehlikeden ve cebe indirdikleri sorgulanmadan beyaz bir sayfa açabilseler yeni bir iktidarla… Tam istedikleri olacak tıpkı Özal sonrasında olduğu gibi.

Evet. İktidarın uyguladığı politikalardan sıkılan, bunalan, zarar gören insanlar tüm güçleri ile ülkesinde, şehrinde insanca yaşamak, çalışmak, emeğinin karşılığını almak gibi asgari müştereklerde birleşerek İstanbul’dan bir ses verdi.

Evet, çok güzel oldu. Ama yetmez.      

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa