20 Haziran 2019 03:50

Gündem farkı

Paylaş

Geçtiğimiz dört beş yılda ülkenin ana gündemini yerel ve genel seçimler ile referandum ile başlayan ve halen devam eden ‘yeni rejim’ ya da sistem değişikliği tartışmaları oluşturdu. YSK’nin İstanbul’da tartışmalı bir şekilde büyükşehir belediye başkanlığı seçimini iptal etmesi nedeniyle 23 Haziran Pazar günü bir kez daha sandığa gidilecek. 23 Haziran’da sandıktan çıkacak sonuca göre, ekonomik kriz ve dış politikada yaşanan gelişmelerin de etkisiyle, yeni bir erken seçim gündeme gelebilir.

Türkiye’de seçimlerin ve seçimler çerçevesinde üretilen gündemler, yıllardır son derece zor koşullarda çalışan, iş, ekmek ve yaşam mücadelesi veren emekçilerin sorunlarının geri plana itilmesine, halkın gerçek sorunlarının sürekli olarak gündem dışına itilmesine neden oluyor.

TÜİK verilerine göre ülkede çalışan nüfusun üçte ikisini ücretli emekçiler oluşturuyor. İşçilerin yaşamı ve sorunları, ancak kitlesel olarak iş cinayetlerine kurban gittiklerinde ya da iktidarın işçi haklarının gaspına yönelik planları belirdiğinde gündeme geliyor. Öyle ki, iktidarın ekonominin durumuna ilişkin gerçek dışı söylemleri ve siyasi gündemiyle, işçilerin sorunları ve taleplerinden oluşan gerçek gündemi arasında dağlar kadar fark var.

Mevcut sistemin kimlerin lehine, kimlerin çıkarları doğrultusunda çalıştığını açık bir şekilde gösteren ülke gündemini belirleyen ve toplumu yönetmeye çalışanların bu işi başarılı bir şekilde yaptıklarını kabul etmek gerekir. Örneğin TÜİK tarafından düzenli olarak açıklanan ve halkın büyük bölümünün inandırıcı bulmadığı enflasyon ve işsizlik oranları, çoğu zaman sadece sayısal veriler üzerinden öne çıkarılan ‘son dakika’ haberleri şeklinde ülke gündemine girip, nedense aynı hızda gündem dışına düşebiliyor.

Hayat pahalılığı, seçim sıkıntısı, krizin derinleşmesi ile birlikte işsizlikte ve özellikle genç işsizlikte yaşanan tehlikeli artış gibi somut sorunlar bile, bu sorunları yaratanlar tarafından görmezden geliniyor hatta yok sayılıyor. Halkın gerçek gündemini oluşturan ekonomik kriz ve krizin yıkıcı sonuçları emekçi ailelerinin günlük yaşamını ve geleceğini tehdit ederken, bütün ülke İstanbul seçiminden çıkacak sonuca kilitlenmiş durumda.

Türkiye’nin gündeminin, aileleri ile birlikte nüfusun en büyük kesimini oluşturan işçi ve emekçilerin en temel sorunlarından ve acil taleplerinden ayrı ya da bağımsız olarak değişmesini, emekçilerin günlük yaşam mücadelesi, işsizlik, yoksulluk ve geleceğe ilişkin kaygılarını daha da arttıran temel sorunların ülke gündeminde yeterince yer almamasını tek başına iktidarın gücüne ya da yeteneğine bağlamak doğru olmaz.

İşçi ve emekçilerin kendi sorunlarını ve taleplerini gündeme getirmek için yeterince örgütlü olmaması, potansiyel olarak güçlü olmalarına rağmen iktidar ve patronların karşısında zayıf düşmelerine, organize şekilde gerçekleştirilen saldırılar ve hak gaspları karşısında haklarını yeterince koruyamamalarına neden oluyor.

Sürekli değişen gündemlerin karmaşıklığı içinde, günlük yaşam sorunlarıyla boğuşan emekçilerin kendi sınıf çıkarları doğrultusunda hareket etmeleri sağlanmadıkça, ekonomik kriz ile birlikte daha da belirgin hale gelmesi beklenen sorunları ülkenin gerçek gündemi haline getirmek ve çözüm üretmek için somut adımlar atılması gerekiyor.

Ekonomik kriz nedeniyle işsiz kalan milyonlarca insan her gün iş bulma kaygısı içinde güne başlarken, aylardır ülkenin tek derdi haline getirilen İstanbul seçimine sayılı günler kaldı. 23 Haziran’da seçim sorunu büyük ölçüde çözülecek olsa da, önümüzdeki birkaç ay içinde ekonomik krizin yeni bir aşamaya girmesiyle birlikte başta emekçiler olmak üzere, herkes açısından çok daha zorlu bir dönemin başlayacağı anlaşılıyor.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa