20 Haziran 2019 03:27

Mezuniyet sonrası

Paylaş

Üniversitelerde yılsonu sınavları tamamlandı. Şimdi sıra mezuniyet törenlerinde. Neredeyse kırk yıllık mühendislik hocasıyım (38 yıl). Demek ki 38 mezuniyet töreninde bulunmuşum önce asistan sonra hoca olarak. Ama hiç bu yılki kadar başım önde gitmemiştim daha önceki törenlere.

Diploma törenleri mutlu yerlerdir. Öğrencilerin çoğu hayatlarında ilk ve son kez önünde düğme olmayan cübbelerini giyerler. Mühendisler baretlerini (yeni moda oldu), diğerleri keplerini takar. Sahneye dizilirler. Salon, spor salonu, spor sahası, tören her nerede yapılıyorsa tribünler öğrencilerin yakınlarıyla dolar. Annelerin çoğu gözleri yaşlı izlerler çocuklarını. Babalar ve kardeşler fotoğraf çekme telaşındadır. Ön sıralara hocalar dizilir. En yaşlı hoca mühendislere mühendislik andını okur ve tekrarlatır. Manzara çok heyecan verici ve zevklidir.

Ama trajedi tören sonrası bahçede başlar. Annelerle, babalarla, ninelerle, dedelerle karşılıklı bakışır ve selamlaşırsınız. Onlarla hak mahsuplaşması yapar, karşılıklı haklarınızı helal edersiniz. Gençler hocaları ile son fotoğraflarını çektirirler ve konu hayatın gerçeğine gelir.

Üniversitenin Elektrik, Makine, Gıda, İnşaat, Fizik, Endüstri gibi mühendislik bölümlerinden, yoğun matematik, kimya ve fizik bilgisi alarak belki 4 yılda belki 10 yılda mezun olmayı becerebilmiş gençlerin önünde sonsuz bir belirsizlik ve umutsuz bir soru uzanmaktadır.

“Şimdi ne yapacağım?”

Devlet en yetkili ağızlardan herkese iş bulmak zorunda olmadığını açıkladığından umutları daha da azalmış olarak hocalarının gözlerinin içerisine bakarlar. Notu iyi olanlar daha son sınıftayken yazışmaya başlamışlardır Alman üniversitelerinde yüksek lisans yapıp oralarda iş bulabilmek ve hayatlarını kurtarabilmek (?) için.  Diğerleri için umut, daha önce mezun olup bir yerlerde söz sahibi olabilmiş eski mezunlara hocalarının referansı ile ulaşabilmelerindedir. Gücünüz yettiği kadar isim, adres vermeye çalışırsınız genç mühendise. Telefon açar, referans mektubu yazarsınız çoğuna. Bir hoca her zaman mezun ettiği öğrencinin işe yaradığını, iyi bir iş bulduğunu, iyi bir hayat yaşadığını görmek ister. Günün birinde, hayatın bir noktasında, orta yaşlı birinin gelip “Hocam sizin öğrencinizdim şimdi buralardayım” dediğini duymaktan daha zevkli bir şey yoktur 40 yıllık mühendislik hocası için. Hemen, törende gençlere vermek üzere, ismini, adresini, telefon numarasını alır, arkasından gelenlere destek olması gerektiğini hatırlatırsınız.

Ama bu yıl, her iki üniversite mezunundan birinin işsiz olduğu ülkemde öğrencime ne diyeceğimi bilemiyorum. Cebimdeki adres sayısı azaldı. Başım biraz daha öne eğik.

  

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa