15 Haziran 2019 04:30

Binali Bey’in işi zor

Paylaş

Binali Bey Diyarbakır’a gidip, Kürtlere şirin gözükmek ve İstanbul’daki muhafazakar Kürtlerin oyunu ç/almak için “Birinci Meclis’te Kürdistan mebusu da vardı, Lazistan mebusu da vardı” demişti. Pazar günü İmamoğlu ile arenaya çıkacak olan Binali Bey seçim bölgesi olan İstanbul’a dönünce bu defa Twitter’dan Rumların hoşuna gidecek bir paylaşım yaptı. Böylece şu Pontus konusunda yıkıp devirdikleri çamları onarmayı hesaplamış olmalı... Ancak “Binali Bey sen ne yapıyorsun, onu hemen silesin...” diye uyarılmış olmalı ki, twit anında silindi.

Belli ki saraydakiler bu paylaşıma çok kızmış...

“Tamam Diyarbakır’a git dedik, orada Rojbaş falan da de... ‘Bizim Kürt Mehdi’ kulağına bir şeyler fısıldasın, olmazsa elindeki kağıttan oku, sonra bir de ilk mecliste Kürdistan mebusu vardı de. ‘Bizim Kürt Mehdi’ seni avuçlarını patlayıncaya kadar alkışlasın ve alkışlatsın... 31 Martta Kürdistan yok, herkes Türktür, beka falan dedik, bak olmadı... Tek bayrak, tek devlet, tek dil, tek din dedik, (Mursi’den aşırma) rabiamızı Kürtlerin gözlerine sokarcasına gösterdik ama yanlış hesap Bağdat’tan döner diye boşuna dememişler demek. ‘Kürdistan diyenler yalla...’ dedik Kürt dindarlar bile bizden koptu. Bölgede polis ve asker zoru olmasa, seçmen kaydırmalar ve sonra en büyük destekçimiz YSK ve ona bağlı tüm seçim kurulları ve elbette vali ve kaymakamlarımız, müdür ve şeflerimiz yani bir bütün olarak devletin tüm kurumları partimizin şubesi halinde seferber olmasaydı Allah muhafaza tüm kayyumlara “yallah” çekilmiş olacaktı.”

Az biraz da olsa elimizde kalan yerler oldu... Ama şimdi zordayız be Binali Bey...

Zordayız ve İstanbul elden gidiyor. İstanbul demek ne demek... Bizim için ikbal demek, beka, iktidar demek... İstanbul demek Bilal’in okçular vakfından, bilmem nereye kadar uzanan... Neyse... Yani anlayacağın, biz İstanbul’dan başladık, oradan büyüdük, zenginleştik... Bizim YSK’nin darbesiyle 31 Mart seçimini iptal ettik ama işler bu defa de iyi gitmiyor Binali Bey... 

En iyisi Kürtlere sığınalım dedik, tam olarak özür dilemeyelim ama, hani lafın MHP’yi fazla kızdırmasına mahal vermeyelim. Milliyetçi, muhafazakar oylarımızı da kaybetmeden yani... Hani Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan da olmadan... Hoş bir iki laflar edelim dedik... Hem nasıl olsa Xakurkê bombalanıyor... Ta KDP’nin kontrolündeki bölgelere kadar onların da onay ve desteğiyle köylülerin başına bombalar yağarken, “pençe harekatı” tüm hızıyla sürerken ve de Süleyman Soylu pehlivan gibi dolaşıp ağzına geleni konuşurken, o, Karadeniz’e giden İmamoğlu’nun işlerini bozmak, valilerle işler hesaplar yaparken sen de git, Diyarbakır’da “Kürdistan” de de gel dedik...”

Hani alavere dalavere Kürt memet nöbete misali... Tamam böyle dedik, dedik ama ipin ucunu kaçır demedik Binali Bey” demiş olmalılar...”

Bu ekümenik işi de nereden çıktı şimdi... Hem kaç tane Ortadoks Rum’u kaldı ki... Kaç oyları var onların... İsim günü kutlamak da nereden çıktı... La havle vela kuvvete... ” 

Saray ateş saçıyor olmalı... 

“Biz biraz geride duralım demiri soğutalım dedik, bak ortalık sele gitti” diyor olmalı birileri... Ve böyle giderse yeniden sahnelere çıkmak zorunda kalacak... Kürsüler şenlenecek, kanallar canlanacak, mahalle mahalle, ilçe ilçe, il il... İstanbul sınırlarını da aşıp ve hatta Türkiye sınırlarını aşıp.... Ama boşuna...

Belli ki Binali Beyin yanı başındaki danışmanları Saray’ın taktik ve propaganda argümanlarının dışına çıkma çabasındalar. Çaresizlik insana neler yaptırıyor...

İşte tam bunlar konuşulurken bu defa Mehmet Y. Yılmaz bir yazı yazdı... Bilinmez değildi ama böylesi bir zamanda babalar ve oğullar bir kez daha servetleriyle gündem oldular. Aslında Erdoğan için yazmak pek mümkün olmadığından... Neyse biz Binali Bey ile oğullarına dönelim... Hani İstanbul’u teslim almaya kalkan ama servet beyanında bulunmayan adayın servetinin az biraz bilinenine dönelim:

“Köy evinde doğan Binali Yıldırım’ın çocuklarının 17 şirketi, 28 gemisi var.” İki de süper yat.

“Ne yalan söyleyeyim 23 Haziran’da oyumu Binali Yıldırım’a vermeyeceğim” demiş Mehmet Y. Yılmaz. T24’teki yazıyı okumanızı öneririm. 

Ben de oyumu Binali Bey’e vermeyeceğim. Yalana karını tok Kürtler de vermeyecektir... 25 yıldan bu yana İstanbul’u yöneten ve yaşanmaz kılanlara artık oy vermeyecektir halklarımız. 

Türk, Kürt, Laz, Çerkes, Arap, Rum, Ermeni, Alevi, Sünni... Tüm halklarımız nifaka karşı duracak...

17 yıldan bu yana soyup soğana çevrilmiş bir ülke yaratanlara bu defa okkalı bir tokat haktır.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa