26 Mayıs 2019 00:00

Yaz ışığı

Yaz ışığı
PAZAR
Paylaş

PARILTILI BİR SABAH
Mavi gökle tıpkı mavilikteki denizin ufkundan doğan sapsarı güneşle ışıyor her yer, yemyeşil çayırların ortasında. Ilık bir esintiyle köpüklenen deniz, gökte beliren aynı aklıktaki bulutlarla deviniyor. Güneşin yansısıyla kumsalı yalayan dalgacıklarla pencerelerin camlarına vuran bulutlarla parıldıyor şimdi sabah.

YIĞINAK
Üst üste yığılıyor her şey. Birbiri üstüne ya da altına. Tıpkı gökdelenler gibi bir ucu gökyüzündeyse öteki ucu yerin altında. Demek kirli, dumanlı havayla lağım çukuru arasında. Aynı pis kokuların arasında.

SARILIŞIN
Sarılışınla uçuruyorsun gökyüzüne, elimden tutarak yıldız olmaya karanlıkta.

GÜNÜMÜZDE
Gökle yer arasında gümbürtüye gidiyor insan. Göğün maviliğini, toprağın kabarışını görmeden/göremeden daha. Yaşamadan ölerek demek. Öldürerek.

FABRİKA DÜDÜKLERİ
Kan ter içindesin, bağırıyorsun, kimse duymuyor. Göğe yükselmeden sesin boğularak toprağa gömülüyor. Toprak yansılar sesini bir gün, göğe yükselir, çınlatırken ortalığı fabrika düdükleri. Sarsarken her yeri.

YAZ IŞIĞI
Gümbür gümbür bir yaz gök gürültüleriyle. Bir karanlık, bir aydınlık. Somurtan gülen yüzlerimizde.

Işıyınca yaz ağacın yaprağında, dalganın kıvrımında, kumsalında denizin, bir sevgili gibi saracaktır gövdemizi…

KURULU SAAT
Saatler kurulu… Telefonlarımız da ışıklı ekranlarıyla. Çaldıklarında yolumuz aydınlanacaktır. Çaldıklarında bir sabah erkenden.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa