12 Nisan 2019 03:10

4.5 yıl garanti mi?

Paylaş

İktidar artık önümüzdeki 4.5 yıl seçim olmayacağını, yapmak istediklerinin önünde bir engel olmadığını sık sık ilan ediyor. Onlara göre önümüzdeki 4.5 yıl garantili iktidar dönemi ve tüm marifetlerini MHP’nin de desteği ile sorunsuz uygulayacaklar. Ama bu ülkede değil önümüzdeki 4.5 yılı, önümüzdeki 4.5 ayı, hatta haftayı doğru tahmin edecek, garanti verecek bir “politik gözlemci” bulmak oldukça zordur. İsteklerle gerçekleri birbirine karıştırmamak gerekir.

Geçtiğimiz günlerde Bakan Albayrak da bu “güvenle” yeni bir program ilan etti. AKP’nin bütün “reform programları”nda olduğu gibi bu program da işçi ve emekçi halk için yaşamı daha da zorlaştıran bir program. Özetle sermayeye sınırsız olanaklar, işçilerin kıdem tazminatı dahil haklarının gasbı, “Vergini tabana yayılması” adına halkın sırtına bindirilen yeni vergiler vb. Zamlar ise zaten peş peşe yapılıyor, bunun için programa filan gerek yok, onlar otomatiğe bağlanmış durumda.

Krizin tüm yükü işçi ve emekçi halkın sırtına yıkılıyor ve bu yıkmada herhangi bir sınır bulunmuyor. Akaryakıt ve enerji fiyatlarının sürekli zamlanması, sanayide ve tarımda girdi fiyatlarının sürekli yükselmesi zaten tepeden tırnağa, iğneden ipliğe sürekli ve istikrarlı zam anlamına geliyor. Artık çarşı pazar daha tenha ve tüm ihtiyaç maddeleri ateş pahası. Enflasyon istikrarlı yükseliyor ve resmi işsizlik 4 milyonu aşmış durumda, geniş tanımlı işsizlik ise 9 milyonu geçmiş durumda.

Ülkenin tablosu bu ve Bakan; koyun, kuzu sayısını artırmaktan söz ediyor. Bunu yaparken bütün bu yaşam ve çalışma koşullarına koyun uysallığı ile boyun eğecek bir halkın varlığından emin! Ama bu halk daha yeni içten içe kaynayan öfkesinin güçlü bir belirtisini seçimlerde ortaya koydu ve büyük şehirleri iktidarın elinden çekip aldı. İstanbul üzerine çevirdikleri kumpaslar da bir sonuç vermeyecek ve yenilgiyi kabullenecekler. Aksi bir durum ise mitolojik öyküde olduğu gibi Pandora’nın Kutusu’nu açmak anlamına gelecek.

Yani bir halkı bu kadar zor yaşam ve çalışma koşullarına mahkum edip, daha sora o halkın kuzu kuzu yeni seçimleri bekleyeceğini hesap etmek ve iktidarı güvencede saymak ancak gerçekle tüm bağları koparmakla mümkündür. Ya da iktidar sahipleri ellerindeki güç ve zorbalıkla her türlü sesi ve muhalefeti susturacaklarını, bastıracaklarını sanmaktadırlar. Ama halk sadece öfke biriktirmiyor, moral ve güç de biriktiriyor. Biliyorsunuz nushun, tekdirin, köteğin bir sırası var! Ve bu halk ilk iki sırayı savmış durumda.

Sözün özü şudur; ayağınızın altındaki toprak kayıyor ve artık eski gücünüz yok. Hep seçim ve sandık demiştiniz oradan cevabınızı aldınız. Hayır bunu kabul etmiyoruz derseniz, kendinizi üzerinde inşa ettiğiniz en büyük “meşruiyet” kaynağından ayırmış olacaksınız. Elinizde sadece zorbalığınız ve zulmünüz kalacak. Unutmayın bugün hâlâ size oy veren bir kitle varsa bunların büyük bir çoğunluğu size alternatifsizlikten, çözümsüzlükten oy vermeye devam ettiler. 

Ama politik tecrübeler uyuyan güçlerini uyandırarak çözümsüzlük içerisinde çözüm üreten kitlelerin varlığının kanıtları ile doludur. Siz bunu metal işçilerinin eylemlerinde gördünüz ve yaşadınız. Önünüzdeki 4.5 yıla hiç güvenmeyin, bahar meltem esintilerinden ibaret değil, şimdi yeni fırtınalar bekleyin. 

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa