15 Mart 2019 04:20

Küçülerek erimek, kazanımlarla büyümek!

Paylaş

2018’in son çeyreğinde ekonominin yüzde 3 küçüldüğünü devletin resmi kurumu da onaylamış durumda. Bu konuları daha gerçek verilerle inceleyen ekonomistler ise bu küçülmenin aslında en az yüzde 3.8 olduğu görüşündeler. Aynı çevreler açıklanan GSMH rakamlarının daha düşük dolar kuru üzerinden yapıldığını, bu rakamın da resmi olarak açıklanandan küçük olduğuna dikkat çekiyorlar. 2019 rakamları ise daha kötü gelecek. Ekonomi bir yandan küçülüyor, diğer yandan yüksek enflasyon yaşanıyor. Ekonomistler bu duruma slumpflasyon -Mahfi Eğilmez- diyorlar.

Açıkçası ülke ekonomisi küçüle küçüle eriyor. Peki ekonominin bu durumu siyasi iktidarın küçülerek erimesine yol açacak mı? Muktedir “anketlere güvenmediğini” açıkladı ve sonra devam etti; “Onlar anket manipülasyonu ile uğrasınlar, biz hizmet yapıyoruz.” Bu açıklama iktidar partisinin ve onun lideri Erdoğan’ın kitleler üzerindeki etkisinin yıpranmaya başladığının itirafından başka bir anlama gelmiyor. Midelerin gurultusunun sandığa yansıyacağının tüm belirtisi ortaya çıkmış durumda. Tanzim satışların parıltısı çok çabuk söndü. Beka üzerine nutuklar, halkı bölme çabaları artık eski etkiyi vermiyor. İktidar ortakları gidişatın farkındalar ve kirli propagandanın her türlüsünü, yıpratma hilelerinin binbirini peş peşe sergiliyorlar. İşin ilginci bu yönde attıkları her adım muhalif çevrelere yazıyor ve onları biraz daha öne çıkarıyor. Ama bu yapılanlar, kitlelerin geniş kesimleri arasında, iktidarın yerel seçimlerden zaferle çıkmak için her türlü manevrayı, hileyi devreye sokacağı kanısını güçlendiriyor ve güven yitimine neden oluyor. Gelişmeler seçimlere doğru olağanüstü, beklenmedik koşulların ortaya çıkmaması durumunda, iktidarın ciddi bir kan kaybına uğrayacağını açıkça ortaya koyuyor.

Şimdi soru şu; böyle bir tablo ortaya çıkarsa bu düzen muhalefetinin -ilerici, solcu, devrimci güçlerin yürüttükleri çalışmaları bir yana bırakıyoruz- başarılı bir muhalefet hareketi yürüttüğünün kanıtı mı olacak? Mevcut muhalefetin durum ve vaziyetine bakıldığında bu soruya olumlu bir yanıt vermek için ortada bir kanıt bulunmuyor. Ama buna rağmen muhtemelen başarılı olacaklar! Bunun nedeni ise ekonomik kriz ve bu krizin ağır etkilerinin geniş hak kitlelerini her geçen gün biraz daha vurması. İktidar bugüne kadar uyguladığı politikaların sonuçları karşısında eziliyor. İktidarın elinde bu etkileri yok etmek için her hangi bir araç bulunmuyor.     

Böyle bir araç bulunmuyor çünkü ekonomi mevcut durumunda, emir, komuta ile düzelecek durumda değil. Bay muktedir ne kadar “eyy” çekerse çeksin, manavı, marketi, üreticiyi ne kadar “terörist” ilan ederse etsin, durumun gerçekte böyle olmadığını her yerden “varlık” fışkırdığını iddia ederse etsin, güneş balçıkla sıvanamıyor. Çarşıya, pazara çıkan, markete giden her vatandaş gerçeğin acı tokadı ile sarsılıyor. 

Peki bütün bunları olanca açıklığı ile bugün kimler dile getiriyor. Öncelikle Emek Partisinin de desteklediği bağımsız adaylar ve farklı düzeylerde demokrasiyi ve bağımsızlığı destekleyen diğer ilerici, solcu güçler ve çevreler. Bu adaylardan birisi de Sincan’dan bağımsız aday olan, Emek Partili Ferhat Gürkan. Gürkan, ’70’li yılların ortasından sonra Ankara YDGD’nin bünyesinde kurulan EGB -Emekçi Gençlik Bürosunda- başladığı yürüyüşünü, Türk Traktör’de bir  işçi önderi olarak sürdürdü ve bugün de Emek Partisinin  desteklediği bağımsız aday olarak devam ediyor. Gürkan gibi diğer bağımsız adayların tutumlarının sınıfa yansıması, işçi sınıfının kendi kaderini eline almaya doğru ilerlemesi anlamına geliyor. Bağımsız adaylar bunun kanıtı olarak çalışmalarını sürdürüyorlar. Onlar şimdiden çok şey başardılar. 

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa