16 Şubat 2019 08:37

Çocuklarda satranç eğitimi

Paylaş

Anne-baba olmak, daha doğrusu anne-baba olmanın sorumluluklarını yerine getirmek birçok zorluğu da beraberinde getiriyor. Çocuğumuz büyüdüğünde eğer bir sporla ilgilenmeye başlamışsa biz de onun heyecanını birlikte hissediyoruz. Eğer çocuğunuz küçük yaşta satrancı merak etmiş, okul çağına geldiğinde satrançla tanışmış ise ve siz de satranç bilmeyen bir ebeveynseniz bilmeniz gereken ilk şey, macera ve tehlikelerle dolu bir serüvene başlamış olduğunuzdur. Öncelikle çocuğunuzun sağlıklı gelişimi açısından satranca başlama yaşının ne olduğunu bilmelisiniz. İki buçuk yaşında bir çocuğun annesinin ''Çocuğuma satranç öğretmek için ne yapmalıyım'' sorusuyla karşılaşmış ve tüyleri ürpermiş biri olarak cevabım ''Beslenmesine, uykusuna dikkat edip, bebeklik günlerinin keyfini çıkarın şeklinde olmuştu. (Bunu söyleyen anneyi ikna edememiş olmamın tek sebebi de, kendisinin çocukluğunda yaşadığı benzer travmalardır).

Satranca başlama yaşı (gerçekten özel durumlar hariç) altı-yedi olarak kabul edilebilir. Rantsal dönüşümün eğitim sistemine yedirildiği günümüz Türkiye'sinde anaokullarında satranç dersi genellikle bir reklam panosudur. Günümüz eğitim sistemi içerisinde analitik düşünce, mantık, kişisel gelişim vb. gibi satrancın olumlu katkılarına inanan idarecilerin soyu tükenme noktasındadır.  Ebeveynin bu durumdan çıkarması gereken sonuç ise okulda tanıştıkları satranç öğretmeninin satranç öğretecek nitelikte olup olmadığının sorgulanması gerektiğidir. Eğiticinin güvenilirliğini sorgulamak ilk defa satrançla tanışan veli için tuhaf bir durum gibi görünse de, bu sorgulamadan kaçınan veliler er ya da geç durumun vahametini anlayacaklardır. Satranç Federasyonu Başkanı ve yöneticilerinin satranç bilmediği, illerde satranç organizasyonları yapmakla görevli olan satranç il temsilcilerinin yarısının hayatında satranç oynamadıklarını öğrendiğinizde, ki durum aynen böyledir, hâlâ okul yönetimine ve satranç öğretmeninize koşulsuz güveniyor olamazsınız. Günümüzde en kolay edinilen mesleklerden biri satranç antrenörlüğüdür. 18 yaşını doldurmuş, lise mezunu, hemen herkes kısa zamanda antrenör olabilir. Federasyon Başkanının gazete manşetlerinden ''Ev hanımlarına iş imkanı'' olarak duyurduğu, ustalarımızın kemiklerini sızlatan, gerçek antrenörlerin yüreğini burkan rantiyeci bir zihniyetin pazarlama aracıdır satranç antrenörlüğü. Yeter ki, 1. kademe (Yardımcı Antrenör) için 750 TL'yi, 2 kademe (Antrenör) için 1250 TL'yi usulca Federasyonun kasasına bırakın. Satranç bilginizin eksik olduğu korkusuna kapılmanız ise son derece yersizdir. Verilen kurslarda kimler belge alıyor görseniz, kendinizi büyük usta bile ilan edebilirsiniz, ki siz yine de bunu yapmayın.

Durum böyle olunca size düşen görev, çocuğuna satranç öğretecek kişinin satranç geçmişine bakmak, satranç merkezlerini araştırmak, satranç kültürüyle yakınlaşmak, sosyal medyada bulunan satranç gruplarına üye olmak, Rating, Ukd, Elo  vb. gibi bazı terimleri öğrenmek antrenörün seviyesini anlamanız konusunda size  genel bir fikir verecektir. Hayatında tek bir resmi satranç maçı olmayan ama 3 kademe kıdemli antrenör belgesine sahip olup antrenör yetiştiren kişiler maalesef her an karşınıza çıkabilir ve sakın bu durumda futbolda, Jose Mourinho gibi profesyonel futbol oynamamış başarılı antrenörler var safsatasına inanmayın. Satranç satrançtır, futbol değil. Hiç ameliyat yapmamış başarılı cerrahlar ya da hiç enstrüman çalmamış başarılı müzisyenler duymadığınız gibi, satranç turnuvalarında yer almamış birisinin de antrenörlük yapmasını beklemeniz yanlıştır. Kişisel tecrübelerime dayanarak söyleyebileceğim, sürekli olumlu ve güzel konuşan kişilerin genellikle antrenör kılığındaki tüccarlar olduğudur. Gerçek bir antrenör ya çok konuşmaz ya da sürekli size ''Çocuğunuz satranca çok yetenekli'' vb. gibi gazlar vermez. Satranç oyuncusu mutlak gerçeğin peşindedir, o yüzden sizi mutlu edecek pohpohlamaları duymadığınızda bozulmamalısınız. Yeni başlayan çocuğunuz için okuldaki ilk satranç antrenörünüzün 1600 ratingten (Ukd ya da Elo) düşük olması durumunda (ki, okullardaki öğretmenlerin çoğu bu kriteri taşımıyor) yapacağınız en doğru şey satranç merkezlerini araştırmak ya da tanınmış bir antrenör ile anlaşarak son zamanlarda popüler hale gelen internet üzerinden verilen derslerle çocuğunuzun satranç eğitimine başlamaktır.  Çocuğunuz turnuvalara katılmaya başladığında ve yaklaşık 1300 rating seviyesine ulaştığında artık daha iyi bir eğitmene (2000 rating veya üstü) ihtiyacınız olacaktır.  Sporcu yeterince turnuvaya katılıyor ise (yılda yaklaşık 10 turnuva) ve minimum gelişme olarak gördüğüm 1300 seviyesine hâlâ ulaşamamışsa, ya çocuğunuz satranç çalışmıyordur ya da antrenörünüz yetersizdir. Eğer ilki geçerliyse, bir baba, satranç sever ve antrenör olarak size tavsiyem, çocuğunuzu keyif alabileceği başka bir aktiviteye yönlendirmenizdir. Çocuğunuzun ille de Kasparov ya da Carlsen olması gerekmez, yeni bir Metin Oktay, İdil Biret ya da Nâzım Hikmet anne- babası olmak da kanımca fena fikir değildir. 

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa