TARİŞ işçilerinin başarısı, tüm işçilerin başarısı için bir adım olacak


09 Kasım 2018 04:35

TARİŞ işçilerinin mücadelesi, 38 yıl sonra (*), bir kez daha işçilerin, sendikacıların, emek mücadelesinin gündeminde, ön sıraya çıkmış bulunuyor.

Beş ay kadar önce, hemen tamamı DİSK’e bağlı Gıda-İş Sendikası’nda örgütlenen TARİŞ işçileri, patronu “sendikayı tanıyarak masaya oturtma mücadelesi” içindeydiler.

Geçen hafta patron 7 işçiyi işten attı. Atılan arkadaşlarının işe alınmasını isteyen işçilerle birlikte, onlara destek veren işçi ve sendikacılar emniyet güçleri tarafından gözaltına alındılar. Ama bu saldırıların TARİŞ işçilerini, sendikaları ve onlara destek veren İzmir’in emek güçlerini durdurmadığı anlaşılıyor.

TARİŞ işçilerinin karşılaştığı saldırı, bölgede gerek sendikalaşma mücadelesi içindeki işçi çevreleri, gerekse yereldeki çeşitli sektörden sendikacılar, işçiler, emek yanlısı çevreler tarafından tepkiyle karşılandı.

TARİŞ YÖNETİMİNİN İŞÇİ ATMA GEREKÇESİ BİLİNDİK

Öyle görünüyor ki, TARİŞ işçilerinin sendikalaşma mücadelesi, İzmir’in işçi kamuoyunda da yeni gelişmeleri tetikleyecek özelliklere sahip.

Bir “kooparatifler birliği” olan TARİŞ yönetimi, klasik bir şirket patronu alışkanlığı ile davranıyor. Yedi işçinin atılmasında da gerekçesi çok bildik. TARİŞ yönetimi, 7 işçiyi işten atma gerekçesi olarak, “performans yetersizliği” ve “Ar-Ge bölümünün kapatılacağı”nı ileri sürmüş; dolayısıyla personel azaltmasına gidileceğini açıklamış.

Ama ne tuhaf ki, atılan 7 işçiden 6’sı sendikanın TARİŞ tesislerinde örgütlenmesini sağlayan “işçi komitesi”nin üyeleri! Bu kadarının herhalde ancak “planlanırsa mümkün olabileceği”ni her aklı başında işçi bilir. Dahası atılan işçiler, bugüne kadar performansı en yüksek olan işçiler. Bunu da işyerlerinde çalışan herkes biliyor. Dolayısıyla işten atmaların asıl gerekçesi sendikalaşma mücadelesini bastırmak ve işçilerin Gıda-iş’ten istifa etmesini sağlamak.

TARAFLARI AÇIKÇA ORTADA

TARİŞ işçilerinin mücadelesinin, sendikalaşma mücadelesi ve bu mücadeleye karşı “patronların ve yerel idarenin açıkça düşmanca tutumu”na karşı “ortak açık bir mücadele” olarak önemli olduğu anlaşılıyor. Çünkü ortada hemen tamamı Gıda-İş’te örgütlenmiş, ama buna karşın patronun işçileri bölerek, işten atarak sendikadan istifaya zorlayan tutumuna karşı hem işçiler hem de sendika açıkça tutum almış bulunuyor. Bu iki koşulun bir araya gelmesi; hiç kuşkusuz ki, sendikalaşma mücadelesi çeşitli yol ve yöntemlerle engellenmiş işçiler ve sendikacılar tarafından yeni bir imkan olarak değerlendirilmesi gereken bir durumdur.

SENDİKALAŞMA MÜCADELESİ İÇİN YENİ BİR İMKAN

Bu yüzdendir ki;

- TARİŞ işçilerinin, birliklerini koruyarak ve taleplerinde ısrar ederek Türkiye işçi sınıfının önünü açması,
- Sendikal mücadelesi saldırıya uğramış ama her vesileyle sendikalaşmak için yeniden girişimler yapmış, bugün de bu mücadelenin şöyle ya da böyle içinde olan İzmirli işçileri ileriye taşıması,
- Patron-emniyet-hükümetlerin ittifakı ve baskısıyla gayretleri heder edilmiş her sektörden mücadeleci sendikacıların, TARİŞ işçilerinin mücadelesinin yarattığı imkanlardan yararlanması elbette ki sürpriz olmayacaktır.

Bu yazı boyunca hep İzmir özelinde TARİŞ işçilerinin sendikalaşma mücadelesinden söz ettik. Ama şu da bir geçek ki, sendikalaşma mücadelesi sadece İzmir’de değil tüm yurt sathında işçilerin, mücadeleci sendikacıların en önemli mücadele alanıdır.

Bu yüzden de TARİŞ işçilerinin başarması tüm ülkemizdeki sendikalaşma mücadelelerinin de başarısı olacaktır. Dolayısıyla TARİŞ işçilerinin mücadelesiyle dayanışmak, sadece İzmir için değil tüm ülke sathında sendikal mücadelenin başarması için önemlidir. Bu nedenle emekçiler, sendikalar ve halk TARİŞ işçileri ve onların sendikasıyla mutlaka dayanışmanın bir yolunu bulmalıdır.

(*)Tariş işçileri, 38 yıl önce işten atmalara, Tariş yöneticilerinin, sivil faşist odaklar ile MC Hükümeti’nin (asker-polis güçlerini de kullanarak) yaptığı saldırılara karşı direnmişler; dönemin anti faşist direnişinin ve emek mücadelesinin ön cephesinde yerlerini almışlardı.

www.evrensel.net