Enflasyon AKP döneminin zirvesini gördü: yüzde 15.3 - Ekonomiyi kur ve faiz halkı enflasyon vurdu


04 Temmuz 2018 04:22

Son dönem patates ve soğan fiyatlarındaki yüksek artış büyük tartışma konusu olmuştu.

Dün açıklanan enflasyon rakamları ile gördük ki...

Mesele sadece patates ve soğan değil!

Haziran ayında enflasyon AKP döneminin zirvesini gördü: Yüzde 15.39.

Bundan önceki zirveyi kasım 2017 tarihinde görmüştük; yüzde 12.98 ile.

Zirve yüzde 18 daha yukarılara taşımış durumda.

Memura, emekliye yüzde 3.5’luk, 4’lük maaş zammı ile...

Yüzde 15’i aşan enflasyon...

Kıyaslandığında yeni zirvenin devasa yüksekliği net olarak görülüyor.

Cepler boşalıyor, geçim zorlaşıyor.

Emekçiler için işlerin hepten zorlaştığını görebilmek için, son bir yılda, şu birkaç üründeki fiyat artışlarına bakmak yeterli.

Gıda fiyatı             yüzde 18.89

Ev eşyası            yüzde 18.91

Ulaşım            yüzde 24.26

Ekmek            Yüzde 11.74              

Yiyecek almak cep yakıyor. Ev eşyasını, bu fiyatlarla yenilemek imkansız. Hadi gezelim desen ateş pahası. Sadece ekmek yemeye kalksan onda da fiyat artışı yüzde 12.

YAZ FENA KAVURACAK

Tarım bakanı diyor ki...

“Patates ve soğan fiyatlarındaki artışları anlamadım.”

Oysa istatistik kurumunun açıkladığı enflasyon rakamı her şeyi açıklıyor.

Meyve ve sebzede, sadece son bir ayda yaşanan fiyat artışlarını alt alta sıraladığımızda cevap açığa çıkıyor. 

Ürün                yüzde (%)

Kuru soğan            82.53  

Patates            63.34  

Havuç             57.72  

Sivri biber            57.28  

Limon             35.32  

Domates            23.59  

Tarım ürünlerinin fiyatı, sadece bir ayda,  yüzde 60, 70, 80 artıyorsa bu sadece geçinmenin ne kadar zor olduğunu anlatmaz. Aynı zamanda tarımın ne kadar dışa bağımlı olduğunu gösterir aynı zamanda.

Ucuz gıda çözümünü, her şeyi ithalat etmekte bulan, çok ‘milli’ hükümetin tarımı getirdiği yer burası.

Yurt içi bir hafta ve daha fazla süreli turların fiyatı bir ayda yüzde 50.23 oranında artmış. Tatil hayal olmuş.

Şehirlerarası otobüs ücreti bir ayda yüzde 8’in üzerinde zam görmüş. Tatile değil memlekete gitmek bile dert olmuş.

Bu kadarla bitmeyecek.

En ucuz sigaralara paket başına 1 TL’lik zam, Avrasya Tüneli geçiş fiyatlarının zamlanması gibi...

Seçimler bitmesinin ardından başlayan zamlar devam edecek ve birbiri ardından vatandaşı vuracak.

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın sonucu olarak, benzin, mazot, doğal gaz, elektrikle başlayacak ve en temel ürünlerle devam edecek. Çünkü üretim enflasyonu, tüketici enflasyonunun çok üzerinde. Yurt içi üretici enflasyonu haziranda yüzde 23.71 olarak açıklandı.

Üretim ile tüketim arasındaki bu 7 puanlık enflasyon farkının bir kısmının fiyatlara yansıtılması kaçınılmaz.

İhtiyaç maddelerine yansıma olarak büyüyecek enflasyon geçim sıkıntısını daha da artıracak. Bu yaz fena kavuracak yani!

ŞOKLAR SÜRECEK!

Yaz aylarında ekonomi için de iyi sinyaller gelmiyor.

Faiz ve kurun etkileri fiyatlar dışında da görülmeye başlandı. Son iki ayın verileri ekonominin yavaşlama eğilimine girdiğini gösteriyor.

Haziran ayında ithalat ve ihracat rakamlarının azalması...

Yatırım malları ve ham madde ithalatının gerilemesi üretimde azalmanın işareti.

Satın alma endeksi iki aydır üst üste keskin daralma gösteriyor. 

AKP seçimi kazanmak için adeta kasayı boşalttı.

Hazine mevduatından sadece haziranda 40 milyar lira harcandı.

Artan faiz, yükselen kurlar, boşalan kasa...

Asıl faturayı vatandaş ve boğazına kadar borçlu olan özel sektör ödeyecek. Özel sektör de bunun bedelini çalışanına yükleyecek.

Ülke ekonomisinin, üretim yapısının yabancı sermayeye ve ithalata bağımlı olmasının kaçınılmaz sonucu.

Yabancı sermaye gelmeyince kur ve faiz şoku yaşanıyor. O şok dalgası da vatandaşa, ülke emekçilerine yansıtılıyor.

“Bana ne dolardaki ve faizdeki artıştan? Benim ne dolarım ne faizde param var” cümlesinin ne kadar gerçek dışı olduğu yıl sonuna kadar acı tecrübelerle görülecek.

MEMUR VE EMEKLİ MAAŞLARI KOMİK KALDI

Haziran ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla milyonlarca memur ve emeklinin zam oranı da belli oldu.

Ocak ayında memur ve emeklisi yüzde 4 toplusözleşme zammı ve enflasyon farkı almıştı.

Temmuz ayı için öngörülen maaş zammı yüzde 3.5’ti. 

Buna 6 aylık enflasyon farkı da eklenecek.

Bu yılın ilk ayında enflasyon yüzde 9.17 oldu.

Buna göre yüzde 3.5 zam alacak memur ve memur emeklisine yüzde 5.17 oranında enflasyon farkı verilecek.

Asıl zammı neredeyse ikiye katlayan fark mı olurmuş?

Bu durum enflasyona nasıl ağır yenik düşüldüğünün göstergesi.

1500 lira alan memur ve memur emeklisinin maaşı zamlarla beraber 1630 lira olacak. 1500 lira alan işçi emeklisinin maaşı ise 1638 liraya yükselecek.

Lakin geriye dönük ödeme, maaş ve ücretlerde yaşanan erimeyi telafi etmiyor maalesef.

Fakat...

Toplusözleşmede geçmiş yıl kayıplarını telafi edemeyen, yeni aldığı zamlar enflasyona yenilen emekçileri daha büyük bir tehlike bekliyor, şimdi. Yüksek enflasyon ortamında enflasyon farkı uygulamasının da tamamen ortadan kaldırılması tehlikesi!

www.evrensel.net