Kur, Faiz, petrol... Kusursuz fırtına sürüyor: Güvenli limanda olmayanlar dikkat!


17 Mayıs 2018 04:45

Kusursuz bir fırtına esiyor.

Kurlar tutulamaz oldu! Türk Lirası değer kaybetmeye devam ediyor. 

Önceki gün 4.47’yi aşarak rekor tazeleyen dolar/TL dün 4.50’ye dayandı. Avro ise 5.30’u aştı.

Faizler, siyasete hiç kulak vermiyor! Uzun vadeli tahvil faizi rekor tazeledi.

Türkiye 10 yıl vadeli hazine tahvillerinin faizi, dünkü işlemlerde rekor kırdı. 10 yıllıkların faizi, 12 baz puan artarak yüzde 14.83 seviyesine tırmandı. 

Türkiye 2 yıl vadelilerin faizi ise yüzde 16.72 seviyesinde bulunuyor.

Petrol fiyatları tırmanıyor. Geçen yıl bu zamanlar 50 doların altında olan petrolün varili yüzde 60 değerlenerek 80 dolara dayandı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, ülkesinin İran ile varılan nükleer anlaşmadan çekileceğini açıklamasının ardından, son üç yılın en yüksek düzeyine çıkan petrol fiyatlarını tetikleyecek gelişmeler devam ediyor.  İran’a yönelik yaptırımlar ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatının (OPEC) ABD petrol arzına yönelik beklentiyi yukarı yönlü revize etmesiyle petrol fiyatlarındaki yükseliş dün de sürdü. 

Türkiye’nin de akaryakıt fiyatlarını belirmede ölçüt olarak kullandığı Brent petrolü 78 doları, ABD hafif ham petrolünün varil fiyatı da 71 doları aştı.

BİR FIRTINA ÜFLEYİCİSİ: ERDOĞAN

Kurursuz fırtına da... 

Amerikan Merkez Bankasınınki başta olmak üzere artan faizler, yükselen emtia fiyatları gibi...

Küresel eğilimlerin etkisi elbet de var.

Suriye’de süren savaş, İran-ABD gerilimi, Filistin’de çatışma, ticaret savaşlarının kızışması vb...  

Jeopolitik risklerin payı tartışmasız var.

Türkiye’nin cari açığının yüksek oluşu, bütçe dengelerinin artan oranda bozulma sinyali vermesi gibi...

Türkiye ekonomisinin kırılganlıklarının belirleyiciliği şüphesiz var.

Lakin bir de... 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, artık ‘lafın’ da bir etkisinin olduğunu... 

İcraatı farklı, lafı farklı söylemenin  mümkün olduğu zamanların geride kaldığını...

Görmeyen tutumunun çok ama çok büyük katkısı var.

Erdoğan’ın Londra’da, küresel finansın merkezlerinde... 

Seçimden sonra faize karşı tutumun farklı olacağını ima edecek...

Merkez Bankasının hareket alanının daha da küçüleceği algısı yaratacak...

Seçmene hesap verenin siyasiler olduğu, bu nedenle siyasilerin ezilmemek adına sermayeyi ezebileceği mesajı verecek...

Cümleler sarf etmesi ...

Sermaye çevrelerinden... 

‘Benim paramla beni mi ezeceksin?’.. 

‘Siyasetçinin keyfi tutumu da sermaye için risk’

Cevaplarını alması kaçınılmazdı.

Nitekim, piyasalara bakınca, cevap da gözüküyor.

Dışa bağımlılık, dolayısıyla yüksek cari açık gibi yumuşak karnınız varken... 

Ekonomi politikalarıyla önlem almadan...

Emirle işi çözmeye...

Lafla efelenmeye...

Kalkarsanız yumruğu yumuşak karnınızdan, kurda ve enflasyonda yükseklik olarak yersiniz! 

MEKEZ AYAĞA ÇAĞRILDI KAÇIŞA CEZA GETİRİLDİ

Emir olmadı ceza sistemi devreye sokuldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Yurt dışına para kaçıranları affetmeyiz” çıkışının ardından, hükümetin bu konuda çalışma başlattığı belirtiliyor. 

İthalat, ihracat ve kambiyo işlemleri yoluyla yurt dışına para kaçıranlara, kaçırılan paranın yüzde 40’ı kadar ceza kesilecek.
Ceza ile olur mu?

Serbest piyasacı olacaksın, ceza ile çözüm arayacaksın... 

Nafile!

Ayrıca.. 

Yıl başında ülkeye gelip, dolarını 3.75’ten bozdurup borsaya giren sermeye şimdi 4.40’tan dolar alıp büyük zarar uğramadığı fazla çıkış hareketi yapmıyor.

Zararı göze alıp, kıpırdanmaktan hızlı çıkışa geçerse...

İşte o zaman fırtına hortuma dönebilir!

Dün ayrıca acil butonuna basıldı. 

Önce Merkez Bankasından ‘Tedbir alınacağı’ açıklaması geldi. Ardından da, Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, hükümet ekonomi kurmayları ve cumhurbaşkanı ile görüşmek üzere, soluğu AKP Genel Merkezinde aldı. 

Görüşme saatlerinde kurların ateşi az da olsa düştü. Dolar/TL piyasaya peş peşe yansıyan gelişmelerin ardından 4.50’den 4.40 seviyelerine geldi; avro ise 5.19’lara geriledi.

Geçen hafta da Cumhurbaşkanı Erdoğan kurdaki tansiyonu düşürmek için ekonomi yönetimini toplamış ve fırtına biraz diner gibi olmuştu.
Sonrası malum! 

Bakalım fırtınanın seyri bu sefer nasıl olacak? 

Ve hiçbir zaman güvenli limanda olmayan ülke emekçileri daha ne faturalar ödeyecek? 

FIRTINADA KANADI KIRILANLAR

HİÇBİR fırtınada güvenli limanda olmayan ya da her fırtınada kanadı kırılanların; ülke emekçilerinin durumuna gelince...
Cepler adeta boşaldı.

Doların TL karşısında son bir yılda yaklaşık yüzde 21, son 2 yılda ise yüzde 54 değer kazandı. Kurların söz konusu uçuşu yüzde 5 ila 10 arasında artan, asgari ücret başta olmak üzere, tüm ücret ve maaşları eritti. Hayat pahalılığı katlanılamaz oldu. 

Türkiye dünyanın en yüksek enflasyonuna sahip ülkelerinden biri. Yüzde 11’lik enflasyon oranı sadece birkaç ülkeden daha iyi! 

Dünya ortalamasının 4 katı. Gelişmekte olan ülkelerin ise 3 katı civarında!

Emekçinin tükettiği temel tüketim maddelerinde enflasyon çok daha yüksek. Bu durumda enflasyonu yukarı doğru iten her kur yükselişi, emekçinin belini biraz daha büküyor. Şirket borçları işsizlik olarak dönüyor. 

Merkez Bankası verilerine göre reel sektörün (şirketlerin) 222 milyar dolar borcu bulunuyor. Elbette bu borcu taşıyan şirketler için kabus!  
Dövizdeki 1 kuruşluk artış şirketlere 2.2 milyar lira ek yük doğuruyor. Yılbaşından bu yana doların 70 kuruş değer kazanması nedeniyle, şirketlerin borcu, durduğu yerde 154 milyar lira arttı.

Lakin bu tablo asıl işçiler için bir kabus.

Döviz borcu nedeniyle, kurlar yükseldikçe kârları eriyen şirketler ya ücretleri düşürüyor ya da işçileri kapı dışarı ediyor.

Ulaşım, tatil iyice hayale dönüyor! Akaryakıt fiyatları ve kurlar yükseldikçe çok azı tatil yapabilen emekçilerin neredeyse tamamı tatil yapamaz hale geliyor.

Ulaşım enflasyonu yüzde 15’in üzerinde. 

Navlun pahalı, nakliye pahalı. Ha bire akaryakıta zam geliyor.

Bu durumda, TÜİK verilerine göre, ailelerin yüzde 80’inin bir haftalık tatil yapamadığı cennet ülkemizde evde oturup, kıpırdamamak tek çıkar yol oluyor. 

www.evrensel.net