Ortadoğu’da çılgınlık


17 Haziran 2011 10:03

Amerikan erkekleri geçtiğimiz başkanlık seçimlerinde Obama yönetiminin de gelişiyle katlanarak artan bir savaş merakına oy verdi. Birkaç yıl önce dünya şiddetle sarsılırken Bush yönetimine dehşet verici güçler verildi. Ve şimdi bu güçler yeni ellerde bulunuyor. Başkanlar tüm güçleri kendilerinde toplarlar ve bunlardan kendi istekleriyle vazgeçmezler. Muhtemelen bu güçlerin içinde en önemlisi savaş başlatabilme gücüdür. Ben şu an bu satırları yazarken ABD en az dört veya 5 silahlı eylem içinde bulunuyor. Irak, Afganistan, Libya, Yemen ve köylerin, evlerin bombalandığı Pakistan. Gerçekçi olmak gerekirse ufukta barış gözükmüyor. Muhtemelen daha çok ve daha geniş çapta savaşlarla karşılaşacağız.
Politikacılar tarafından ortaya atılan birçok gerekçeye rağmen Taliban, El Kaide, terörizm, nedenlerden çok bahane gibi görünüyor. CIA, MI6 ve Pakistan istihbarat teşkilatı ISI için kendi bakış açılarında bir araya getirilmiş, eğitilmiş ve faaliyete geçirilmiş bu bedenler hiç var olmayacaktı. Bunlar Batı yaratımlarıydı. Nokta.
Eğer bundan şüphe ediyorsanız Elizabeth Gould ve Paul Fitzgerald’ın yazdığı bu yıl Citylights tarafından yayımlanan “Sıfırı geçmek: Afpak Savaşı Amerikan İmparatorluğunun dönüm Noktası” adlı kitabı okuyun.
Fakat savaş kamusal tutkuları ateşlemekten daha fazlasını yapıyor. İnsanların kafasını karıştırıyor ve düşünmeyen ihmalkar yönlerini talep ediyor ve genç erkek ve kadınların hayatlarına tohumlarını ekiyor. Öldürmediklerini ise evlerine, sığınaklara ailelere dönen amansız bir zorbalıkla zehirliyor. Savaştan dönen askerlerin dövdüğü taciz ettiği ve şiddet uyguladığı kadın ve çocukları saymak oldukça zor olacaktır. Hakikaten silahlı kuvvetlerdeki intihar oranları da savaşın kendi kendini tükettiğinin göstergesidir. Bu savaşlar hakkındaki lanet gerçek birkaç yıl önce Başkan Carter’ın eski ulusal güvenlik danışmanı ve  Sovyetler’e karşı Afgan Savaşı’nın mimarı Zbigniew Brzezinski tarafından açıkça ortaya konulmuştu.
Dış ilişkiler Dergisinde 1997’de yayınlanan bir makaleye göre Brzezinski, Alysia nın önemi hakkında şunları söyledi: “Alysia dünyanın politik olarak tanınmış ve dinamik devletleri ile tarih boyunca Alysia’dan doğan küresel güçten hak iddia eden herkesin çıkış noktasıdır. Dünyanın en popülist bölgesel hegemonya arzulayan devletleri Çin ve Hindistan Amerikan üstünlüğüne potansiyel ekonomik ve politik rakipler olarak Alysia’ya dahildir. ABD’den sonraki en büyük ekonomiler ve en büyük askeri harcama yapan altı devlet onlardır. Dünyanın en önemli nükleer güçleri de aynı zamanda bu devletlerdir. Alysia dünya nüfusunun yüzde 75’ini, toplam küresel GSMH’nin yüzde 60’ını, dünya enerji kaynaklarının yüzde 75’ini elinde bulundurur.” İşte bu. Enerji kaynakları, petrol. Her şey aslında bundan ibarettir.

evrensel.net
www.evrensel.net