Demokrasi için kadın emeği:Tabip Odaları


18 Nisan 2018 04:15

Mor: En hasından kadın rengi. Boşuna değil 8 Mart’ta sokakların mora bürünmesi. Kadınlar saraylardan, kiliselerden özgürleştirdiler onu. Ama alınacak daha çok yol var kadınlar için, hele bizim coğrafyada. Misal, Dünya Ekonomik Forumunun 2015’te yayınladığı Küresel Cinsiyet Eşitsizlik Raporu’na göre “Türkiye, 145 ülke arasında 130’uncu”.

Tüm bu iç karartıcı istatistiklere rağmen yürek ferahlatan gelişmeler de olmuyor değil. Geçen hafta dört kentte kadın hekimler tabip odası başkanlıklarına seçildiler. Her ne kadar OHAL kadınlar için bir cendereye dönse de.

2015 Dünya Ekonomik Forumu Küresel Cinsiyet Eşitsizlik Raporu’nu yayınladığında, aynı yıl haziran seçimleri ile ülke, tarihinin görüp görebileceği en fazla kadın milletvekili adayı ile tanışmıştı. Elbette en çok kadın aday HDP ve CHP’deydi. Bu dönüşümde HDP ve onunla seçim birlikteliği sergileyen sol/ sosyalist siyasetlerin rolü yadsınamaz. Gerek milletvekilliği, gerek delege seçimlerinde “cinsiyet kotasını” da aşan dönüşümler hayata geçmişti. HDP’de basamak metodu ile liste-ler sıralaması bir kadın, bir erkek şeklinde oluşturulmuş, eş başkanlık uygulaması toplumda karşılığını bulmuş, hatta kimi sendika ve kitle örgütleri de bu yolu tercih etmişlerdi. Bu ivme dönüştürücü bir rol üstlendi ve MHP, AKP dahi bu sürecin dışında kalamadılar.

Kadınlar TBMM’yi ve siyaseti mora dönüştürecekti ki OHAL, ardından başkanlık referandumu, milletvekilliği dokunulmazlıklarının kaldırılması ile parlamenter sistem “işlevsizleştirildi”. Kadın ivmesi boşa düşürüldü.

İşte böyle bir ahvalde, giderek kadınların sayısal olarak görece ağırlıklarını artırdığı bir meslek grubunda, kadın hekimler ‘Durmak yok, yola devam’ dediler. Geçen pazar günü kadınlar dört tabip odasında birden başkan seçildiler. İstanbul Tabip Odası Başkanlığına Dr. Pınar Saip, İzmir Tabip Odası Başkanlığına Dr. Funda Barlık Obuz, Trabzon Tabip Odası Başkanlığına Dr. Ebru Sivrel ve Bursa Tabip Odası Başkanlığına Dr. Güzide Elitez seçildiler. Sonuç salt hekimleri ilgilendirmiyor bu boyutu ile. 

Nüfusu ve hekim sayısı nice ülkeden daha kalabalık İstanbul 16 yıl aradan sonra yeniden bir kadın tabip odası başkanı ile buluştu. Yine, İzmir neredeyse çeyrek asır (24 yıl) sonra kadın başkan dedi. Zamansal olarak hiç de tesadüf değil bu. Otoriterleşme, OHAL ve demokrasiden adım adım uzaklaşmaya ciddi bir karşı duruş. 

Bu boyutu ile tabip odası seçimlerinde başka toplumsal mesajlar da verildi. Bu bağlamda İzmir’i ele alabiliriz. İzmirli hekimler oyları ile savaşa karşı barış, OHAL’e karşı demokrasiden yana oldular. Yeni İzmir Tabip Odası yönetim kurulunun omurgasını  “barış talepleri” nedeniyle cezalandırılan 3 hekim oluşturuyor: TTB Merkez Konsey üyesi iken “ savaş bir Halk sağlığı sorunudur” basın açıklaması nedeni ile gözaltına alınan Prof. Dr. Funda Obuz, barış talebi nedeni ile üniversitedeki görevinden KHK ile atılan Doç. Dr. Nergül Çördük ve “barış talepli” konuşması nedeniyle 2 yıl önce uzun süre görevden uzaklaştırılmış olan Uzm. Dr. Fatih Sürenkök. Yine TTB delegesi ve onur kurullarında “barış talebi” nedeni ile cezalandırılan başka hekimler de var. Üstelik İzmir’de bu seçimi 12 yıl aradan sonra OHAL koşullarında kazandı Demokratik Katılımcı Hekim grubu.

Zor zamanlarda ışık olan, görev ve sorumluluk üstlenen tüm kadın hekimlere saygı ve şükran borçluyuz.

Sağlıcakla kalın.

İZMİR'DE SEÇİM VAKTİ: TABİP ODASI

www.evrensel.net