İnsan çağı


28 Mart 2018 04:50

Doğa eşsiz olanaklar sunuyor yaşama dair.  Bu olanakları kullanmanın bir başka yolu teknoloji gelişim süreçlerinde doğayı emsal almak. Misal duş aparatı ile yağmurun, saç kurutma makinesi ile rüzgarın işlevselliğini taşırız evlerimize. Ama bir eksiğimiz var, emsalin bir boyutunu ödünç almak gibi...

 Doğa devingen; biteviye dönüşür ve dönüştürür. 

İnsanlık sürekli kopya çekmekle iştigal olduğu doğadan bir o kadar da uzaklaşıyor, yabancılaşıyor. Aynı zamanda biriktirdiği teknolojik güç ile ona zarar veriyor. 

Daha bir asır öncesine kadar madenciler ve tandır başındaki kadınlarla sınırlı olan KOAH gibi akciğer hastalıkları artık insanlığı tehdit eder boyuta geldi. Sigara, hava kirliliği, endüstriyel kirlilik bu artışın temel nedeni. Öyle ki KOAH, “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada en sık öldüren 4. hastalık ve 2020’de 3. hastalık olması beklenmekte.” Ülkemizde her beş kişiden biri bu hastalıkla yaşamının bir döneminde buluşuyor. 

Jeologların insanın dünya üzerinde yarattığı devasa etkiden yola çıkarak dünyanın yeni bir jeolojik çağa girdiğini ve buradan yola çıkarak buna “İnsan Çağı” denmesini öneriyorlar. Başlangıç olarak da 1950’leri gösteriyorlar.  Yani atom bombalarının hemen sonrası...

Önce doğayı atmosferi kirletiyoruz sonra da çözüm bulmaya çalışıyoruz. Misal Hollanda, Eindhoven kentinde hava kirliliğini yok edebilmek için mekanik yollara başvurmayı denedi 2017’de bir projeyle. Bu projeye göre, “Şehir merkezindeki kirli hava, yer altında kurulan dev makineler tarafından emilerek temizlendikten sonra, yeniden sokaklara verilecekmiş.” Tamam, güzel de baştan kirletmesek olmaz mıydı?

Teknoloji doğayla uyumlu kılınabilir esasında. Bunun pek çok örneği var etrafımızda. Bir tanesi var ki müthiş. Üstelik okuduğumuz gazetelerle ilgili. Gazeteleri okuduktan sonra ne yapıyoruz? Misal, 1960’larda camlarda perde, yerde sofra bezi niyetine kullanıldığına, 1970’lerde ise kese kağıdına dönüştürüldüğüne yaşı yetenler tanıktır. 1980’lerde kilo ile satılırdı, sonrasında çöpe atmayanlar sayıca azaldı. İşte buna bir çözüm buldu Japonya’da bir gazete.

Japonya’da yayınlanan The Mainichi Shimbunsha adlı gazeteyi toprağa gömünce “içine yerleştirilen tohumlar sayesinde ağaç, çiçek ya da sebze elde edilebiliyor” okurlar. Üstelik bu gazetenin “Mürekkebi de sebze kaynaklı olup” sonrasında gübre görevi de görmekte.

İki örnek yan yana. Biri Hollanda’dan diğer Japonya’dan. Birincisi palyatif, ikincisi devingen bir tercih, aynen doğanın kendisi gibi.

Sağlıcakla kalın.


 

www.evrensel.net