Hâlâ güncel


23 Şubat 2018 04:15

“Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor- Komünizm hayaleti. Eski Avrupa’nın bütün güçleri bu hayaleti defetmek üzere kutsal bir ittifak içine girdiler....” Böyle başlıyordu ve şu ünlü çağrıyla bitiyordu: “Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var. Bütün ülkelerin işçileri birleşiniz!” Şubat 1848’de yayımlanan Komünist Manifesto’nun  yayımlanmasının üzerinden tam 170 yıl geçti. Bu komünistlerin çağrısıydı ve kapitalizm, yani ücretli kölelik düzeni tarih sahnesinden silinmedikçe bu çağrı geçerliliğini ve güncelliğini yitirmeyecektir.
O zamanın serbest rekabetçi kapitalizmi giderek üretimin ve sermayenin yoğunlaşması ve merkezileşmesi sonucu, tekelci kapitalizme, emperyalizme dönüştü. Bugün kapitalist dünya sisteminin tepesinde az sayıda emperyalist ülke var. Peki bugünün emperyalist devletlerinin dünya halklarına yaptığı çağrı nedir? Bu çağrı şudur: ‘Bizim emperyalist çıkarlarımız için daha fazla çalışın, daha az ücret talep edin, güçlü uluslar güçsüzleri ezsin ve baskı altında tutsun, ulus, din, mezhep farklılıkları sürekli bir çatışma ve anlaşmazlık konusu olsun, merak etmeyin silah sıkıntınız olmayacak, ekonomik krizler ve savaşlar sürekli olarak devam etsin ki ben bu sayede ömrümü uzatabileyim, hem yıkarak, hem yaparak kârıma kâr, zenginliğime zenginlik katayım.’

Kuşkusuz kapitalist sistemin savunucuları ve uşakları ‘Biz bu sistemin hiç bir kurumundan bu çağrıyı duymadık’ diyeceklerdir. Duymadıklarını iddia ettikleri bu çağrı bugünkü kapitalist-emperyalist sistemin acı gerçeği ve yönetim biçimidir ve bugünkü dünyanın kalın fırça darbeleri ile çizilmiş tablosudur. Dünyanın işçi ve emekçilerinin ürettikleri zenginlikler bir avuç asalağın ellerinde toplanıyor. İşçi sınıfının üzerindeki sömürü yoğunluğu korkunç boyutlarda arttı. Modern sanayide çalışan bir işçi sadece bir kaç haftalık çalışmasıyla bir yıllık ücretini karşılayabilir durumda, gerisi patronların cebine iniyor. Silahlanma her yıl artarak devam ediyor, kışkırtılan bölgesel ve yerel savaşlar dünyanın etrafını bir alev çemberi gibi kuşatıyor. Açlık ve yoksulluk sanki insanlığın kaderi oldu. Birkaç yüz milyonun refahı ve zenginliği, milyarların sefaletinin üzerinde sürüyor.

Bütün bunlara karşın kapitalizmin sadık savunucularının ‘Madem kapitalizm bu kadar kötü, nasıl oluyor da halen yaşıyor, o çağrı yapılan işçi sınıfı neden kapitalizmi devirmiyor’ dediklerini sürekli duyuyoruz. İşçi sınıfı bu çağrıya yanıt verdi. 1848 Devrimlerinde, 1871 Paris Komünü’nde, 1917 Ekim Devrimi’nde ve pek çok bastırılan ayaklanma ile yanıt verdi. I. II. III Enternasyonalleri kurarak yanıt  verdi. Halen kutlanan 1 Mayısları yaratarak yanıt verdi. Dahası 1917 Devrimi sonrasında sosyalist bir uygarlık kurarak, kapitalizmin ebedi bir sistem olmadığını kanıtlayarak, II. Dünya Savaşı’nda faşist barbarlığı ezerek yanıt verdi. İşçi sınıfının mücadelelerinden ilham ve destek alan ezilen ulus ve halklar da emperyalizme karşı mücadeleye atılarak bu çağrıya başka bir cepheden yanıt verdiler.

Evet bugün demokratik ve antiemperyalist bazı ülkeler dışında sosyalist bir ülke bulunmuyor. Uluslararası işçi sınıfı çok güçlü partilere sahip değil. Sınıf mücadelesinde yükselişler ve zaferler gibi, düşüşler ve yenilgiler de bulunuyor ve tarih düz bir çizgi izlemiyor. Ama işçi sınıfının ücretli köleliği devam ediyor ve mücadelesi tüm dünyada sürüyor. Gündeme gelen her işçi eylemi “Hayalet yeniden dolaşmaya başlıyor mu?” korkusunu burjuvalara yaşatıyor, sermayenin ceplerini doldurduğu sözde bilim adamları Marx’ı belki on bininci kez “çürütüyorlar.” Kendi sınıf çıkarını ölesiye savunmaya kararlı tekelci burjuvazi baskı ve terörle, işçi sınıfı içerisinde kaymak bir tabaka yaratarak, halkları birbirine kırdırarak varlığını uzatmaya çalışıyor. Ama boşuna! Kapitalizmin insanlığa verecek bir şeyi kalmadı. Geleceğe ilişkin en küçük umut, cılız bir ışık bile yok. Kapitalizm artık milyarlarca insan için bir insanlık sorunu haline geldi. Bugünün egemenleri artık diktikleri gökdelenlerin tepesinde sadece işçi sınıfın korkmuyorlar. Bu sınıfın harekete geçmesi durumunda onun peşine takılacak milyarlarca insandan da korkuyorlar. Kahin ve falcı değiliz, ama bugünden net görünen bir gerçek var, insanlığın geleceğinde kapitalizme yer yok!

www.evrensel.net