Yenilmek başka çözülmek başka


23 Şubat 2018 04:15

Bayern Münih gibi bir takıma karşı deplasmanda üstelik daha 16. dakikada 10 kişi kalarak mücadele etmek kuşkusuz çok zor ama bu, 5-0’lık yenilgiyi eleştirilerden muaf tutmanın bahanesi yapılamaz. Rakibinizin Bayern Münih olması ve bunun yanında bir oyuncunuzun oyun dışı kalması, sahadan yenilgiyle ayrılma olasılığınızı artırsa bile 5-0 gibi ağır bir yenilgiyi kaçınılmaz kılmaz… 

10 kişi kalınca pekala oyuncu ve strateji değişikliğine gidilip maçtan skor anlamında en az hasarla ayrılmanın yolları aranabilirdi. Bayern atakları sıklaşır ve “Gol geliyor” sinyali giderek güçlenirken Şenol Güneş, bunu görememiş olacak ki 57. dakikaya kadar oyuncu değişikliğine gitmedi. Eksik kalan Beşiktaş’ın Bayern’e gol atabilme şansı iyice azalmıştı, bu nedenle yeterince savunma yapamayan hücum oyuncularından birisini ya da ikisini çıkarıp onların yerine savunma yönü güçlü oyuncularla orta sahayı takviye etmek siyah-beyazlı ekibi daha dirençli hale getirebilirdi. Yani, rövanş için en azından daha kabul edilebilir bir skor elde etme hedefi doğrultusunda oyunun hücum kısmında etkisiz kalmayı göze alıp savunmaya ağırlık vermek gerekirdi. Belki o zaman, sahadan umutların tamamen tükenmediği bir skorla ayrılmayı başarabilirdi Beşiktaş. 
5-0’lık skor, eksik kalmaktan kaynaklanan saha içi krizinin iyi yönetilemediğinin göstergesi... “Ne yapılırsa yapılsın Beşiktaş 10 kişi kaldıktan sonra Bayern maçı farklı kazanırdı” görüşüne teslim olmamak lazım.

Şenol Güneş, 5-0’lık skordan dolayı değil, mantık gereği yapılması gerekenleri yapmadığı için eleştirilebilir. 

Her şey bir yana; eksik kaldıktan sonra hücumda etkisiz kalmak da, Bayern gibi bir takım karşısında yenilmek de anlaşılabilir ancak halı saha maçlarındakine benzer goller yemek sorgulanmayı hak eder. Goller tam bir çözülmeyi ve çaresizliği işaret ediyordu çünkü.

Gollerin 4 tanesi kaleye sadece birkaç metre uzaklıktan atıldı. Diğeri de penaltı noktası civarından. Üstelik Bayernli oyuncular yine kaleye yakın mesafede yakaladıkları pek çok gol pozisyonundan da yararlanamadılar. Bayern ataklarında topun kalenin dibine kadar gelmesine engel olamamak, Şampiyonlar Ligi seviyesine yakışmayacak kadar ciddi bir savunma yetersizliğiydi. 

Hem yüksek yaş ortalamasına sahip olan hem de eksik mücadele eden Beşiktaş’ın, bol pas yaparak topa sahip olma stratejisi uygulayan Bayern karşısında ikinci yarıda giderek yorulacağı belliydi. Dalga dalga gelen Bayern atakları Beşiktaşlı oyuncuların fazlasıyla yorulmasına, savunmada sürekli olarak pozisyon ve kademe hatası yapmasına neden oldu. Birbiri ardına yenen gollerle birlikte moral motivasyon ve oyun disiplini de kalmayınca ortaya tam bir çözülme tablosu çıktı. 

Oysa, çözülmeden yenilmeyi becerebilmek de çok önemli. Özellikle moral motivasyonu koruyabilmek açısından…

Beşiktaş, tur şansını yitirse de rövanş maçında gücünü gösterme ve dünya futbol kamuoyu nezdinde ses getirme şansına sahip. Siyah-beyazlılar İstanbul’da, “İlk karşılaşma 11’e 11 oynansaydı sonuç farklı olurdu” iddiasını doğrulayacak bir oyun sergiler ve rakibini yenerse, 5-0’lık yenilgiyi unutturacak kadar büyük bir iş başarmış olur…

www.evrensel.net