Nüfus büyümesinde büyük dengesizlikler


09 Şubat 2018 05:35

Nüfusun büyüklüğü kadar, belki ondan da daha önemlisi nüfus dinamikleridir; nüfusun nasıl büyüdüğü, dağıldığı, çeşitli özelliklere göre nasıl değişkenlikler gösterdiğidir. İlk akla gelenler cinsiyet, yaş, kır-kent, il ve bölge farklılaşmalarıdır. Nüfus sayımları ve göstergeleri; daha ayrıntılara doğru inildikçe iktisadi kalkınmadan eşitsizliklere (paylaşım ve sınıflaşmadan), mesleki ve eğitimsel farklılaşmalardan dil din gibi zümrevi farklılaşmalara kadar toplam toplumsal yapılanma ve dönüşümler için çok temel ve önemli veriler sunar. Her biri veri barınma, sağlık, okul, yol, su, elektrik ihtiyacından milletvekili dağılımına, devletin oluşum ve dönüşümüne, bölgesel çatışmalara kadar pek çok olaydan etkilenir ve onları etkiler.

2017 aralık ayı sonu nüfusu geçen hafta açıklandı. Türkiye nüfusu bir yıl önceye göre yaklaşık 996 bin kişi artarak 80 milyon 811 bin kişiye çıkmış. Binde 12.4’lük bir nüfus artışı olmuş. Genel bilgiler TÜİK bülteninde görülüyor. Burada bir yıllık, 5 yıllık, 10 yıllık eğilimler nelerdir, biraz onları irdelemeye çalışacağım.

Dengesiz artışlar: 2017 yılı boyunca 47 il ortalamanın altında 34 il ortalamanın üstünde 

Ham rakamlar, nüfus artış hızında açık bir dengesizliği gösteriyor. 2017 yılında 47 ilin nüfusu Türkiye ortalaması olan binde 12.4’ün altında kalmış bulunuyor, 34 il ise ortalamanın üstünde. 

16 ilin nüfusu azaldı, giderek kötüleşenler Karadeniz ve İç Anadolu

2017’de bir yıl önceye göre Bayburt, Giresun, Kastamonu, Ordu, Gümüşhane, Artvin, Rize, Zonguldak, Tokat, Yozgat, Ağrı, Ardahan, Erzurum, Kars, Muş, Kütahya’nın nüfusu azalmış bulunuyor.

Eskiye göre Yozgat’ın yanında Kırıkkale, Nevşehir, Niğde de yavaşlamış bulunuyor. (Turizm etkisi de olabilir).

Bir yılda en çok artış gösteren Güneydoğu ve Marmara illeri, Ankara’da Erzincan’da siyaset veya başbakan faktörü

1-Yalova, Tekirdağ, Çanakkale, Kocaeli (yanında Düzce) yani Marmara, 2-Şırnak, Mardin, Şanlıurfa, Hakkari, Kilis yani Güneydoğu (Asker kaydırmalarının da bir miktar rolü olabilir) ve istisna olarak 3-Kırşehir, Ankara ve Erzincan en yüksek artışları göstermiş bulunuyor.

Marmara iktisadi-sosyal olarak taşıyıcı, Güneydoğu hareketli, Ankara-Erzincan siyasi sebeplere bağlanabilir.

5 yıllık trendler: İçten doğu ve kuzeye doğru kayıp çok yüksek, Marmara ana kütleyi çekiyor 

Marmara, Güneydoğu ve Akdeniz artış eğiliminde bulunurken, diğer bölgelerden Ankara, Erzincan ve Gümüşhane dışındakiler genel bir kayıptalar.

2012-2017 döneminde en çok nüfusu azalan iller sırayla Ardahan, Yozgat, Kars, Tunceli, Ağrı, Erzurum, Muş, Tokat, Zonguldak, Hakkari, Artvin, Sivas, Kütahya olarak sıralanıyor.

En çok artanlar ise Gümüşhane, Yalova, Tekirdağ, Kocaeli, Antalya, Şanlıurfa, Gaziantep, Muğla, Sakarya, Ankara, Kilis, Batman, Düzce şeklinde. Gümüşhane (Son yılki artışı negatif yönde) ve Ankara istisna olup Marmara ve Güneydoğu Anadolu genel olarak artış eğiliminde bulunuyor.

26 alt bölge için 5 yıllık (2012’den 2017’ye) rakamlar verilirse bölgeye dahil illerin nüfus artış hızlarının ortalaması şu şekilde dağılım gösteriyor:

Türkiye pek çok açıdan giderek dengesizleştiği gibi nüfus dinamikleri açısından da büyük dengesizlikler arz ediyor. Dengeyi bilinçli olarak tutturmanın yolu devrimlerdir, bu gidişatı değiştirmektir. Bilinçsizi ise sosyal felaketlerdir. Tercih bizlerin.

www.evrensel.net