Futbolu dizayn etmek


09 Şubat 2018 05:02

Teknik direktörlerin, yöneticilerin ya da kulüplerin yaptığı resmi açıklamaların her biri adeta birer “mağduriyet destanı”. Herkes en çok kendisinin mağdur edildiğini kanıtlamanın peşinde. Suçlananlar ve her daim suçlanacaklar belli: Hakemler, MHK ve federasyon... Hatalar karşısında isyan edenler, mağdur oldukları kadar erdemliler de!.. Bunu, açıklamalarını bir kayrılma ve ayrıcalıklı muamele beklentisiyle yapmadıklarını özellikle vurgulamalarından anlıyoruz. “Özel muamele görmek gibi bir beklentimiz yok, sadece haksızlık yapılmasın” lafını dillerinden eksik etmiyorlar. Ama nedense bugüne kadar hakemlerin hatalı kararıyla kazandıkları maçların ardından hak ve haksızlık üzerine konuştuklarını hiç duymadık…

Tabii hangi takım kötü gidiyorsa en çok onun sesi çıkıyor. 

Fenerbahçe Kulübü geçtiğimiz günlerde kamuoyuna sunduğu bir açıklamayla, Aykut Kocaman klasiği haline gelen hakem şikayetlerini daha üst boyuta taşıdı. Bu açıklamaya göre futboldaki sorunu, “hakem hatası” şeklinde izah etmek mümkün değildi. Sorun, ülke futbolunun birilerinin çıkarı doğrultusunda dizayn edilmesiydi!.. 

Sonunda işi çözecekleri belliydi zaten!.. “Büyük resmi” göremeyen bizim gibi gafiller için de, “Ya bu düzenin parçasısınız ya da art niyetlisiniz!” şeklinde iki seçenek koymuşlardı ortaya… Muktedirin, “Bizden değilseniz, ya vatan haini ya da teröristsiniz” söylemine gönderme yaparcasına…

Açıklama; futboldaki sorunun kaynağını teşhis etmenin yanı sıra meydan okuma, tehdit ve kirli düzeni tek başına değiştirme kararlılığı da içeriyor. Bu nedenle salt mağduriyet değil, “kahramanlık destanı” da sayılabilir!.. 

Federasyonda ve hakem camiasında FETÖ’nün gücünü sürdürdüğüne yönelik olarak ortaya atılan ve pek çok kişiyi zan altında bırakıp hedef haline getirecek ciddi iddialar da barındırıyor açıklama. Devletine tutkuyla bağlı bazı vatandaşların, birilerinin gözüne girip çıkar sağlama umuduyla jurnalciliğe soyunmasını akla getiriyor bu kısım. 

Talepler arasında ise kısa süre içinde TFF’de etkili bir FETÖ temizliği yapılması, başta MHK olmak üzere TFF kurullarının değiştirilmesi,  şaibeli hakemlerle yolların ayrılması ve bir an önce video hakem sistemine geçilmesi var…

Futbolun dizayn edilmesinden şikayetçi olurken, başka türlü ve elbette kendi çıkarlarına uygun bir dizayn isteğini ortaya koymak… “Benim çıkarıma uygunsa iyidir”, “Benim lehime hata yapılıyorsa sorun yoktur” anlayışıyla bu kadar tutarlı olunabiliyor işte...

Kişilerin değişmesinden medet umuyorlar ve kişiler değişince gidişatın değişeceğini sanıyorlar. Bugüne kadar kişilerin onlarca kez değişmesine karşılık hiçbir şeyin değişmediğini henüz fark edebilmiş değiller herhalde…

Açıklamadan öğreniyoruz ki, Fenerbahçe bu düzene karşı direnen ve savaşan tek güçmüş!.. TFF ve MHK’nin ensesindelermiş!.. Tüm hakemlerin atacağı her adımın takipçisi olacaklarmış!.. Ve mücadeleyi hem saha içinde hem de ilgili merciler nezdinde sürdüreceklermiş!..

Ülke futbolunu içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak adına bir kulüp bundan daha fazla ne yapabilir ki?

Teknik direktörlerden, yöneticilerden ya da kulüplerden gelen birbirinden “sert açıklamalar” giderek yoğunlaşırken, işin artık komedi sınırlarını zorlamaya başladığını söylemek lazım.

Tatmin edici oyun oynayamamanın nedenlerini ortaya koymak ve buna çözüm bulmak konusunda bilgi düzeyi yeterli olmayınca iş, bahane arayışına kilitlenip sonuçta da futbolun dizayn edilmesi tartışmasına kadar sürüklenebiliyor.

Elbette büyük resmi görmek lazım. Ama biz, büyük resimde kişilerin ötesinde bir kültür ve sistem sorunu görüyoruz…

İçerdiği paranoya, meydan okuma, tehdit, bencillik, fırsatçılık ve kışkırtma gibi unsurlarla tam da mevcut düzene uygun ve mevcut düzenin bakış açısını yansıtan bir metin olarak dikkat çeken böylesi bir açıklamayla düzene karşı bayrak açıldığı iddiasında bulunmak gülünç!..

Futbolumuzun düzeyini belirleyen olgular arasında, “Algı oluşturmak”, “Operasyon yapmak”, “Dizayn etmek” gibi klişeleşmiş argümanlar eşliğindeki mağduriyet zırlamalarının payı hiç de az değil… 

www.evrensel.net