Bugünden yarına Amedspor ve Deniz Naki kalır


01 Şubat 2018 04:15

Amedspor’un 9 Şubat 2016’da Fenerbahçe maçı öncesi açtığı “Çocuklar ölmesin maça gelsin” pankartı, spor tarihimizde bir kulüp tarafından taşınmış en anlamlı pankartlardan biri. Bu gibi tarihi mesajlar, anlamını baskı altındaki gruplar tarafından zor zamanlarda dile getirilmesiyle kazanır. Bu bakımdan Amedspor’un pankartına ceza verilmesi şaşırtıcı değildi. Amedspor’a halen “düşman takım” muamelesi yapılıyor olması da şaşırtıcı değil. Kulüp, pazar günü oynaması gereken Sivas Belediyespor maçına taraftarlarına uygulanan yasak nedeniyle çıkmadı. Kulüp Başkanı Nurullah Edemen, son 2.5 yılda 60 deplasman maçının 41’inde bu yasakla karşılaştıklarını söylüyor. 

“2.5 yıl”ın yakın siyasi tarihimiz için de bir anlamı var elbette. Bir başka şekilde söyleyecek olursak Amedspor’a karşı yürütülen sistematik düşmanlık, çözüm sürecinin bitirilmesiyle barış ve eşitlik talep eden parti, dernek, sendika, meslek örgütü, basın kuruluşu, bireylere (doktorundan işçisine) yöneltilen sindirme ve cezalandırma taktiğiyle zamanlama bakımından paralellik gösteriyor. 

Devletin en tepesinden talimatlı şekilde başlayan ve gerektiğinde yargı gerektiğinde sivil güçleri harekete geçiren bu düşmanlık şu ana kadar Amedspor’a tecridin yanı sıra maçlarda ırkçı saldırılar, ırkçı tezahürat ve pankartlar ve futbolcu Deniz Naki’ye yönelik lince kadar vardı.
Deniz Naki, en başından bu yana Amedspor’a(siz bunu Türkiye’nin demokratikleşmesi, Kürt sorununun çözümü, eşitlik mücadelesi olarak da okuyabilirsiniz) düşmanlığın baş hedefi haline getirilmeye çalışıldı. 

Suçlandı, barış talep eden ya da boyun eğmeyen her açıklaması cezayla karşılandı. Dersimli kimliğiyle son dönemde daha fazla el üstünde tutulan ırkçı/dinci/mezhepçi farklı kesimlerin ortak nefret objesi olmaya zaten müsaitti. Susmadı ve geri adım atmadı. 

Nihayetinde Almanya’da “Geliyorum” diyen, son derece pis kokuların yükseldiği bir silahlı saldırının hedefi oldu. Bu ortamda Türkiye’ye dönmeyeceğini açıklamıştı ki PFDK tarafından ülkede futbol oynaması yasaklandı! Gerekçe, “ayrımcılık ve ideolojik propaganda”! Evet, Deniz Naki, Arda Turan’ların ülkesinde “Ayrımcılık ve ideolojik propaganda” sebebiyle ömür boyu mesleğinden men edildi!

Her zaman böyle olmuştur. Egemenlerin ayrımcılığına karşı mücadele edenler “ayrımcı”, egemenlerin şiddetine karşı koyanlar “terörist”, egemenlerin bölücülüğüne karşı duranlar “bölücü” ilan edilir. Güney Afrika’dan Vietnam’a tarihte hatırladığımız bütün haklı mücadeleler için geçerlidir bu. Muhammed Ali de bir zamanlar haindi. Trump’a sorarsanız bugün Colin Kaepernick hain. ‘90’larda ABD’de Mahmud Abdul Rauf teröristti.

“Zeytin Dalı” adıyla savaş yürütülen bir ortamda gerçeğin ne kadar ters yüz edildiğini kanıtlamak için fazla çaba sarf etmeye gerek yok. 
Hiç merak etmeyin, 5-10 yıla Deniz Naki’den yeni dönemin “liberal” gazetelerinde özür dilendiğini göreceğiz. Bugünün hızlı “terörist belirleyici köşe yazarları” ceberrut politikalardan vs. dert yanacak. Ancak şu gerçek değişmeyecek, 90’larda futbolu ve Diyarbakırspor’u kullanarak bölge halkını “uyutma” politikasını güçlendirmeye çalışan devlet, 2015 sonrası Amedspor’u ve Deniz Naki’yi bölge halkını “sindirme” politikalarının bir parçası yaptı. İlki başta tutar gibi görünse de başarısız olmuştu. İkincisini de aynı akıbet bekliyor. Çünkü halkın iradesini ve gerçekliğini tanımayan, halkı ezmeye dayalı politikaların sonu hep aynıdır. Nasıl ki bugüne Muhammed Ali kaldıysa yarına da Deniz Naki ve Amedspor kalır.

www.evrensel.net