‘Zeytin Dalı’: Milli değil ‘Alman malı’


26 Ocak 2018 10:38

Afrin’e yönelik “Zeytin Dalı” harekatının Almanya ile iki açıdan önemli bağlantısı var. Birincisi harekatta görünür şekilde Alman panzerlerinin kullanılması, ikincisi harekat karşıtı ve destekçisi güçlerin pek çok kentte eylem yapması ve bunun tansiyonu yükseltmesi...

Her iki durum karşısında, Almanya’daki hükümet partilerinin Türkiye rejimine verdiği destek nedeniyle zor durumda kaldığı ortada. Alman basını günlerdir “Zeytin Dalı” harekatında neden Alman panzerlerinin kullanıldığını sorguluyor. Muhalefet partileri durmadan panzerlerin kullanılması konusunda hükümetten açıklama yapmasını istiyor. Hatta sadece muhalefet değil, Merkel’in partisi CDU’dan geçtiğimiz dönem Meclis Dışişleri Komisyonu Başkanlığı Norbert Röttgen de Süddeutsche Zeitung’a yaptığı açıklamada açıkça panzer satışına karşı çıkarak, “Bu koşullarda Türkiye’ye bu türden satışların yapılmaması gerekiyor. Türkiye’nin askeri operasyonu uluslararası hukuka aykırıdır” diyor. 

Savaş karşıtı örgüt ve inisiyatifler de açıklama üzerine açıklama yapıyor. Hatta Medico International ve Campakt adlı inisiyatifler hemen imza kampanyası başlattılar. Kampanyalar kısa zamanda büyük ilgi gördü. Campakt’ın çağrısını bir gün içinde 66 bin kişi imzaladı. 

İmzaya açılan metinlerde tane tane neden Türkiye’nin Alman panzerlerini Kürtlere karşı kullanmaması gerektiği anlatılıyor. Basında yer alan ve söz konusu örgütler tarafından da kullanılan bilgilere göre, sadece 2006-2011 yılları arasında Türkiye’ye 354 adet modern donanımlı ve savaşta kullanılmak üzere panzer satılmış. Yine aynı açıklamalara göre, Türkiye’nin elinde şu anda 2 bin 500 panzer bulunuyor ve bunların 700’ü Almanya tarafından verilen Leopard 1 ve Leopard 2.

Bu da “Zeytin Dalı” harekatının “milli” değil, “Alman malı/Made in Germany” olduğunu ortaya koyuyor. Zira Alman panzerlerinin yanı sıra bir de Alman teknolojisiyle donatılmış “milli” diye adlandırılan tanklar ve savaş uçaklarını buna eklemek gerekiyor. 

Daha açıkçası, harekata kullanılan her türlü savaş aracından “Made in Germany” çıkarıldığında, savaş arabasının yürümeyeceği ortada. 
Zamanlama açısından dikkat çekici olan ise Almanya’nın kısa bir süre önce Türkiye’nin satın aldığı Leopard panzerlerini modernleştireceğini taahhüt etmesidir. Anlaşmaya göre, Rheinmetall firması, panzerleri mayın ve patlayıcılardan daha iyi korumak için yeni paletler takacak. Bu aslında Türkiye’nin Almanya’nın bilgisi dahilinde Afrin operasyonu hazırlıkları yaptığı ve ortaya çıkacak ihtiyacı karşılamak için anlaşmaya vardığı anlamına geliyor.

Alman hükümetinin “Zeytin Dalı” karşısında üç maymunu oynaması da bunun ifadesi. Başbakan Angela Merkel, bugüne kadar net bir açıklama yapmış değil. Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel sus pus kesilmiş. Daha önce panzerler satışını NATO müttefiki Türkiye tarafından IŞİD’e karşı kullanılacağını söyleyerek savunurken, şimdi gerçeğin öyle olmadığın görmüş olmalı.

Merkel Hükümetinin Türkiye’ye silah satışını eleştiren SPD ve Yeşillerden bazı siyasetçiler iki gündür silah satış kriterlerinin yeniden gözden geçirilmesini istiyorlar. İnsan haklarının ihlal edildiği ülkelere silah satılmamasını öneriyorlar. Genel olarak silah satışını ise reddetmiyorlar. Halbuki, asıl önemli olan Almanya’nın silah satışını tamamen durdurmasıdır. Her satılan silah savaş ve ölüm demektir. Hiçbir ülke milyonlarca avroyu iş olsun diye, ya da müzeye koymak için silah satın almaya harcamıyor. 

Bu bilindiği halde Alman silah tekelleri her yıl satışta rekor üzerine rekor kırıyor. En son ARD televizyonunda yer alan bir habere göre 2014- 2017 yılları arasında hükümetin özel iznini gerektiren silah satışları 25 milyar avroya çıktı. Silah satıldıkça daha fazla savaşın olduğu bir dünyaya Almanya’nın katkısı hiç de az değil.

“Zeytin Dalı”na bu denli destek veren Almanya aynı zamanda Türkiye dışında en fazla Türkiye kökenlinin yaşadığı ülke. Hal böyle olunca Türkiye’de olup bitenler hemen bu ülkede de kendisini hissettiriyor. Harekata karşı çıkan Kürtler başta olmak üzere ilerici güçler her kentte protesto gösterileri, uyarı nöbetleri yapıyor. Yarın da Köln’de büyük bir gösteri düzenlenecek. Gösteride sadece Türkiye’nin Afrin harekatı değil aynı zamanda Almanya’nın desteği de protesto edilecek.

Öncekilerden farklı olarak bu kez harekatı, yani savaşı savunan AKP taraftarları da Almanya sokaklarında haklılıklarını duyurmak, kamuoyu oluşturmak için açıklamalar ve eylemler yapıyorlar. Böylece, “Zeytin Dalı” aynı zamanda Almanya’nın da bir iç sorunu haline gelmiş durumda. Bu süreçte çatışma ve provokasyonlardan uzak durmak çok büyük bir önem taşıyor. Her provokasyon Kürtleri kriminalize etmek için kullanılacak. Bu nedenle, provokasyonlara meydan vermeden, en geniş kesimleri savaşa karşı bir araya getirerek her iki ülke üzerinde baskıyı artıracak eylemlere ve aydınlatma kampanyalarına ihtiyaç var.

www.evrensel.net