Saldırgan kim, savunan kim?


26 Ocak 2018 04:56

Afrin harekatı ABD’ye karşı değil, adı Suriye olan bir ülkede yaşayan, kendi özerk bölgesini kurmuş, barış içinde yaşayan, Türkiye için bir tehdit oluşturmayan komşu Kürt halkına karşı yapılmaktadır. “Büyük” televizyon ve gazetelerden halkın üzerine her saat, her dakika boca edilen yalanların bu gerçeği örteceğini sanmak büyük bir yanılgı olacaktır.Savaş havasının bu denli pompalandığı bir saldırının ilk günlerinde şovenizm dalgasının her yeri kaplaması beklenmedik bir gelişme değildir. Ama geçen her gün gerçeklerin bu yalanların arasından başını kaldırması, şovenizm havasının ağır sisini dağıtması da diğer bir gelişme olacaktır. Nitekim estirilen teröre rağmen karşı seslerin yükselmeye başlaması, aralarında aydınların, politikacıların, yazarların bulunduğu kesimlerin açıklaması gerçeklerin karartılamayacağını, üzerlerinin örtülemeyeceğini açık seçik bir biçimde ortaya koymaktadır.

Bu harekat Rusya’nın onayı, ABD’nin karşı çıkmaması ile yapılmaktadır. ABD ve Rusya, Suriye üzerindeki hesaplarını ince ince planlamakta, birbirlerine karşı hamlelerini bölgenin güçlerini de kullanarak yapmaktadırlar. Bölgedeki halkların birbirlerinin üzerine yürümesi, karşılıklı kanlı bir hesaplaşmaya girişmesi bölgeye dışarıdan müdahalede bulunan güçlerin işine gelmekte, onlara gerici stratejik planlarını gerçekleştirme konusunda daha fazla alan açmaktadır. Bugün karşılıklı olarak suya sabuna dokunmayan diplomatik açıklamalar yapılması bu nedenle şaşırtıcı değildir.

Ülkeyi yöneten Erdoğan iktidarı ana ve yavru muhalefetlerin peşlerine takılmasından son derece memnundur. Ülke çıkarları ve devletin bekası adına her muhalif sesi kısmaya, bastırmaya, ezmeye çalışmaktadır. Artık savaşa karşı çıkmak bile suç olmuştur. Atılan her füze, sıkılan her kurşun, yapılan her top atışı sadece Afrin’de kendini savunan Kürt güçlerini değil, içeride bu ülkenin halkını da vurmaktadır. Metal patronları lokavt ilan etti, borsa tarihi rekor kırdı, savaş bahanesi ile metal işçilerinin çıkacakları grevlerin yasaklanması da gündemdedir. Estirilen savaş havası eşliğinde halkın ekmeği biraz daha küçülecek, çalışma ve yaşam koşulları daha da zorlaşacaktır.

Bolca yapılan antiemperyalizm demagojilerine karşın yapılan saldırının antiemperyalizmle de bir ilgisi bulunmamaktadır. Emperyalist büyük güçlerin oyunlarına maşa olarak dahil olmanın, bölge ülkeleri ve halklarına karşı düşmanca ve yayılmacı politikalar uygulamanın ne antiemperyalizmle, ne ülkenin birliği ile, ne devletin bekası ile bir ilgisi bulunmaktadır.  
 

www.evrensel.net