Hak ve Adalet Platformu OHAL raporu


11 Ocak 2018 04:15

Hak ve Adalet Platformu , OHAL raporunu açıkladı. Raporun tam adı, “15 Temmuz 2016 Sonrası “OHAL” de Yaşanan Toplumsal Sorunlar ve Hak İhlallerin Sosyal Boyutları” şeklindedir. Rapor, 15 Temmuz sonrasında ne olduğunu bilmemize ve bir daha düşünmemize  yol açacak, harika  bir bilimsel çalışmadır. Rapora( www.hakveadalet.org)  adresinden ulaşmak mümkün. Rapor’da , bu  araştırmanın, 24 Eylül-1 Aralık 2017 tarihlerinde, internet üzerinden on-line araştırma tekniği kullanılarak, Türkiye’nin 82 ilinden 2 bin 29 kişi ve dünyanın 40 ülkesinden 144 kişinin katılımı ile yapıldığı bilgisine yer veriliyor.

Rapor 487 sayfadır. Araştırmaya katılanlar 96 soruya yanıt vermişlerdir. Raporun “SUNUM “ bölümünde, araştırmanın tüm toplum kesimlerini kapsadığı belirtiliyor.Bu da 1)OHAL ve/veya KHK mağdurları, 2) OHAL ve/veya KHK mağduru yakınları, 3) doğrudan mağduriyeti olmayan bireyler şeklindeki kategorileştirmede görülüyor. Raporun, “Rapor özeti” bölümünde şu bilgilere yer verilmektedir:

-Araştırmaya, 1465 ‘OHAL/KHK mağduru’, 342 ‘mağdur yakını’ ve 366 ‘doğrudan mağduriyeti olmayan birey’ kategorilerinde toplamda 2 bin 173 kişi katılmıştır.  Katılımcıların 630’u kadın, 1542’si erkektir. Katılımcılar arasında 46 engelli bulunmaktadır. Bunlardan 38’i erkek; 8’i kadındır. Katılımcıların ortalama yaşları 38’dir. Katılımcıların yüzde 92’si yüksekokul /fakülte /yüksek lisans veya /doktora mezunudur. Katılımcıların yüzde 84.4’ü evli veya bir evlilik yaşamıştır. Ortalama çocuk sayıları 2.14’tür.15 Temmuz 2016 öncesi ve sonrası, doğrudan mağdur olmayanlar ortalama aylık gelirlerini korurken, KHK/OHAL mağduru katılımcılar 15 Temmuz 2016 öncesine göre ortalama aylık (4 bin TL) gelirlerinin yüzde 75’ini kaybetmişlerdir (1000 TL). Mağdur yakınları da çeşitli sebeplerle yüzde 50 gelir kaybına uğramışlardır. 15 Temmuz 2016 sonrası, işsiz bırakılan KHK/OHAL mağdurları arasında, mevcut (şimdiki) işsizlik oranı yüzde 65’dir. Bir işte çalışanların çoğunluğu sigortasız ve/veya düşük kazançlı işlerde çalışmaktadır.  KHK/OHAL mağdurları, inançsal olarak, yüzde 95 oranında Müslüman ve Sünni’dir.  KHK/OHAL mağdurları, etnik olarak, yüzde 77 oranında Türk,yüzde 14.5 oranında Kürt ve Zaza’dır.  KHK/OHAL mağdurları ağırlıklı olarak ‘Muhafazakar-Milliyetçi-Demokrat’ kesimlerden oluşmaktadır.  KHK/OHAL mağdurlarının yüzde 95’i kentsel alanlarda yaşamaktadır ve  yüzde 50’si, 15 Temmuz 2016 sonrasında, bulundukları evlerden, mahallelerden, şehirlerden ayrılmak zorunda kalmışlardır. Mağdur yakını olarak araştırmaya katılanların yüzde 45’i eşler, yüzde 27.4’ü kardeşlerdir. Mağdur yakınlarının, akrabalarının  yüzde 76’sı doğrudan KHK listeleri mağduru, geriye kalanlar OHAL/KHK dolayısıyla diğer mağdur edilenlerdir. Mağdur yakınları, akrabalarının  yüzde 71’inin tutukluk ve/veya yargılamalarının devam etmekte olduğunu belirtmişlerdir. Mağdur yakınlarının çektikleri sıkıntıların en büyüğü ekonomiktir 

(yüzde 92,1). İkinci sırada psikolojik (yüzde 86.5); üçüncü sırada ise sosyal dışlanma (yüzde 86.6) gelmektedir. Mağdur yakınları yaşadıkları mağduriyetler nedeni ile yüzde 50 oranında tıbbi/psikolojik destek alma ihtiyacı hissetmektedir.  KHK/OHAL mağdurlarının yüzde 91.3’ü, 15 Temmuz 2016 öncesi, kamu sektöründe çalışmaktadır.  Kamudaki KHK/OHAL mağdurlarının yüzde 90.5’ KHK ile işlerinden atılmışlardır. Geriye kalanlar kurumlarınca mağdur edilmişlerdir. Özel sektör mağdurlarının yüzde 75’i çalıştıkları kurum KHK ile kapatılmak suretiyle mağdur edilmişlerdir. KHK/OHAL ile işlerinden atılanların yüzde 57.5’i ‘eğitim sektörü’ çalışanlarıdır. KHK/OHAL ile işlerinden atılan mağdurlarının yüzde 99’u, 15 Temmuz 2016 öncesi herhangi bir cezai soruşturma geçirmemişlerdir. Kamuda KHK/OHAL ile işlerinden atılan mağdurlarının ‘hiçbirisi’ OHAL’de geçirdikleri soruşturmanın normal dönemlerde geçirdikleri soruşturmalardan daha adil olduğunu belirtmemiştir. OHAL’de gözaltına alınan mağdurların yüzde 75’i ‘iki’ veya daha fazla gün (30 güne kadar) gözaltında tutulmuşlardır. Adli süreçlerden geçiren OHAL mağdurlarının önemli bir kısmı emniyette, adliyede ve mahkemelerde geçirdikleri tüm süreçler boyunca, ön yargı ile muamele gördüklerini beyan etmişlerdir. OHAL’de tutuklanan mağdurların önemli bir kısmı nezarethanelerde, hapishanelerde kötü muamele görmüştür ve bu muameleler sonucunda ortaya çıkan kalıcı psikolojik hasarlarla yaşamlarına devam etmeye çalışmaktadırlar.  OHAL/KHK süreçleri aile bölünmelerini/boşanmaları artırmıştır. OHAL/KHK süreçleri mağdurların, aile-içi ve yakın akrabalık ilişkilerine zarar vermeleri yanında; komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerine de çok büyük zararlar vermiştir.  Mağdurlar OHAL/KHK’leriyle kendilerine devletçe ve toplumca yaşatılanların tamamen ‘haksızlık’ olduğunu düşünmektedirler.”

Raporu okuduktan sonra, sonuç olarak derim ki: OHAL sona erdirilmeli, hukukun üstünlüğü ilkesinin hakim olacağı, barış içinde, çoğulcu, demokratik bir sosyal düzen tesis edilmeli, insanların hak ve özgürlükleri güvence altına alınmalıdır.

www.evrensel.net