Mobbing haklı nedenle fesihe olanak tanır


15 Aralık 2017 04:51

SORU: Ben 1998 yılından beri aynı firmada çalışıyorum. Fakat 2000 senesinde işten giriş ve çıkışımı yapmışlar. Benim bundan hiç bir şekilde haberim olmadı. Ben burada çalışmaya hala devam etmekteyim. Geçen sene işimden dolayısıyla ağır ameliyat oldum ve istirahatli olmama rağmen hemen işime de döndüm. Şu an çalışıyorum. Fakat ağırlık kaldıramadığım için bana olmadık işler yaptırmaya çalışıyorlar. Ayrıca, toplum içinde kırıcı ve rencide edici laflar söylüyorlar, ithamlarda bulunuyorlar. Yalnızken birşey olmamış gibi davranıyor. Ne yapmam gerekiyor? İyi günler, teşekkürler.

CEVAP: İşçiler aleyhine karşılaşılan hukuka aykırı uygulamalardan bir de işçinin haberi olmadan evrak üzerinde işçinin işyerinden sigorta kayıtlarında girdi-çıktısının yapılmasıdır. İşçiye daha az kıdem tazminatı ödemek için yapılan bu uygulama hukuka aykırıdır ve işçinin çalışma süresinin kesintiye uğramasına neden olmaz. Yargıtay konu ile verdiği kararlarında, kıdem tazminatı hakkının Yasanın amacına aykırı olarak sınırlaması sonucunu doğuracağını, bu nedenle yasal açıdan himaye edilemeyeceğini, işçinin buna muvafakat etmesinin de sonucu değiştirmeyeceği ifade etmektedir. Yargıtay, fesih tarihleri ile yeniden işe başlama günleri arasında geçen süreler göz önünde tutularak, işverenin bu davranışının işçiye daha az kıdem tazminatı ödeme amacına yönelik olması halinde, tüm hizmet süresine göre, son ücretten kıdem tazminatının hesaplanmasını, eğer ödenen kısım varsa bunun mahsup edilip kalan miktarın ödenmesi gerektiği şeklinde görüş bildirmektedir. 

Ancak, işyerinde karşılaşmış olduğunuz mobbing sizin açınızdan iş sözleşmesinin haklı nedenle fesihine olanak tanır. Bu durumda, kıdem tazminatınızı almaya hak kazanırsınız, ancak iş sözleşmesini siz sona erdirdiğiniz için ihbar tazminatı alacağınız bulunmaz. 

Mobbing, işçiler açısından, işverenler tarafından, İş Kanunlarının işçiyi koruyan tazminat ve işe iade hükümlerinden kurtulmak için işçiyi istifaya zorlamak şeklinde sistematik olarak uyguladığı ve işçinin psikolojik açıdan ciddi zararlar gördüğü davranış biçimleri olarak tanımlanmaktadır. Türkiye’de mobbing hakkında yazılı yasal düzenleme Borçlar Kanunu’nda yer almaktadır. “İşçinin kişiliğinin korunması” başlıklı 417. maddesi, “İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür” hükmünü düzenlemektedir.

Mobbing nedeni ile de işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilme hakkına sahiptir. Mobbing konusu eylem işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler veya davranışlar şeklinde oluşmuşsa mobbinge maruz kalan işçi, İş Kanunu 24/II hükmüne göre iş sözleşmesini ihbar süresini beklemeden derhal haklı nedenle feshedebilir. Bu durumlarda işçi kıdem tazminatına koşullarının oluşması durumunda hak kazanmaktadır. Mobbinge maruz kalan işçi, ayrıca, mobbing nedeniyle kişilik hakları ihlal edildiği gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat yollarına da Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde başvurabilir. İşçi ayrıca, mobbingi oluşturan eylemlerin Ceza Kanunu’ndaki suç teşkil eden eylemler içermesi durumunda (hakaret, küfür gibi) mobbing failinin bu suçlardan dolayı ayrıca cezalandırılması için şikayette bulunabilir.

İşçinin böyle durumlarda kendisinin istifa etmesi halinde dahi işçinin istifaya zorlanmasını işverenin oluşturduğu koşulların tetiklediği, işçinin işyerinde başarılı bir performans göstererek yükseldiği durumlarda aniden istifa etmesinin hayatın olağan akışına aykırı sayılması gibi durumlarda iş sözleşmesinin fesih iradesinin aslında işveren tarafından ortaya konulduğunu ifade eden birçok Yargıtay kararı bulunmaktadır. Dolayısıyla, böyle bir durumda dahi, kıdem tazminatı alacağınız için dava açabilme hakkına sahipsiniz.

www.evrensel.net