Soçi’de kurulan Suriye masası ve gösterdikleri


25 Kasım 2017 04:56

Suriye’de ABD planı çöktü. Esat yönetimini yıkmak için oluşan koalisyon yenilmiştir. Ancak bakmayın görünüşe, yerlerde sürünen AKP iktidarıdır.

Karmaşık gibi görünse de tabloyu dört kategoride değerlendirmek mümkün;

1-Hem IŞİD’e hem Esad’a karşı gibi davrananlar.

2-IŞİD’e karşı savaşan ve Esad’ı destekleyenler.

3-Esad’ı yıkmak için “Suriye Muhalefeti” adı altında, IŞİD ve benzerlerini açıktan destekleyenler.

4-Hem IŞİD’e, hem Esad’ın -hafif deyimiyle- antidemokratikliğine karşı olup, işgale, emperyalist müdahalelere ve savaşa karşı savaşan, halkların demokrasi ve özgürlük mücadelesini savunanlar ve destekleyenler.

Ayrıntıya girmeden söyleyecek olursak; savaşı, Rusya ve İran başta olmak üzere Esad’ı destekleyenler, başka bir ifadeyle de Esad kazandı.

Kürtler ve demokratik güçler ise ayrı bir kategoridir ve gelecek oradadır.

ABD, Suudi Arabistan, Türkiye gibi ülkeler Esad yönetiminin yıkılacağından çok eminlerdi.Kaddafi’nin akıbetini hazırladıklarını düşünüyorlardı. Bu cephe hem IŞİD’i destekleyenler hem Esad’ı devirmek isteyenler, hem de IŞİD’e karşı savaşanlar olarak’ karmaşık’ bir haldeydi!

Öyle ki, Davutoğlu’nun da gazıyla Erdoğan, abdeste durmuş, Emevi Camii’nde namaz kılmak üzere atını değil ama, uçağını hazırlatmış vaziyetteydi.

“Kardeşim Esad”, “Katil Esed” oluvermişti. Konjonktür kasıp kavurmuştu!

Hâlâ “Yanıldım” da demiş değil!

5 yıllık savaş boyunca Esad yönetiminin yıkılması için desteklenmedik “muhalif” güç kalmadı.

Nice gerekçe ne bahaneler yaratıldı, ne çok kılıf uyduruldu.

TIR’lar dolusu silah ve cephanelik… Sınır boylarında kurulan onca üsler, uzun sınır boyunca oluşturulan geçiş kapıları, eğitim kampları,hastaneler…

Kelle koparan, Türk askerlerini diri diri yakan IŞİD’e güvenildi, bel bağlandı.

Zamanın Başbakanı Davutoğlu, o katil sürüleri için “öfkeli gençler”diyebildi.

Türkiye’nin dört bir yanında IŞİD katliamlar yaptı, iktidarca göz yumulan…

Suriye halkı büyük acılar yaşadı. Savaş, ölüm, yıkım, işkence, tecavüz, açlık, onca insanlık dramı.

AKP iktidarı, sınırlarını savaştan kaçan Suriyelilere açarken, ‘Esed’in altını oyduğunu düşünüyordu, hem dünyaya da hava atarak... 

Kısa süre içinde 3 milyona yakın Suriyeli Türkiye’ye sığınmıştı. Kamplar dolup, taşmış, şehirlerin sokakları sefil Suriyelilerle dolmuştu.

Patronlara ise ucuz iş gücü yaratılmıştı.

Akdeniz Suriyelilerin cesetleriyle doldu, kıyılara kadın ve çocuk cesetleri vurdu, sabahın seherinde, gecenin ay ışığında, acıya boğuldu insanlık.

Olsundu, yeter ki, Esad yıkılsındı.

Ama olmadı.

Esad yıkılmadı.

Ve Esad, birkaç gün önce bir Rus uçağıyla açılan Türk hava sahasından geçip, Rusya’nın Soçi’sine indi.

Savaş sonrası masa kurulmuştu.

Galipler ve mağluplar…

Ancak, Emevî Camii’nde namaz kılmak bir yana, Süleyman Şah Türbesi, Eşme’ye YPG desteğiyle taşınabilmişti. Rus uçağı düşürülmüştü ama, Türkiye Rusya’nın pençesine düşmüştü.

Soçi’de yapılacak toplantının ön hazırlıkları önce Esad ile konuşuldu. Cenevre hesapları da orada yapıldı.

Rusya ve İran savaşın galibiydi… Başından bu yana Esad’ın yanında yer almış, güç ve destek vermişlerdi.

AKP ise, başından beri Esad’ı yıkmanın peşindeydi.

Şimdi 3’lüler… Mahşerin üç atlısı!

Birçok faktör var ama, birleşmenin esasında Kürtler önemli faktör.

Türkiye’nin, sağ ve ‘sol’ ama tümü gerici, ırkçı, şoven güçlerinin ittifakının nedeni de Kürtlerin Rojava’sı.

AKP’si, MHP’si, İYİ Partisi, Perinçek’i, CHP’nin ‘ulusalcıları’ ve daha niceleri…

Kürtler, Esad’ın sıkışmışlığından, çaresizliğinden yararlanıp, “Bir darbe de benden” dememişlerdi. IŞİD’e, işgalcilere, katiller sürüsüne, şu ya da bu emperyalist gücün ya da bölge gerici devletlerinin güdümündeki çetelere karşı mücadeleyi esas almışlardı. Kürtlerin özgürlüğü ve demokratik bir Suriye’nin inşası için büyük bedeller ödeme pahasına kararlıca mücadele etmişlerdi.

IŞİD, Kobanê’yi kuşattığında “Kobanê düştü düşecek” diyenler olmuştu… Ama, dünya halklarının da desteğiyle zafer kazanılmıştı.

Esad yönetimi bunu görmüştür görmesine de gereği için nasıl davranıp, hangi adımları atacağı ise meçhuldür.

Olup bitene, geçmişine ve hesaplarına bakıldığında; kendi güçleri, çabaları ve bölge halklarının ve dünya halklarının demokratik dayanışması ile başaramazlar ise, Esad yönetimi, Kürtlerin ve birlikte yaşadığı halkların kantonlar sistemi ve Kürt demokratik oluşumuna aman vermeyecek gibi görünmektedir. Darağaçları kuran İran’ın ne yapacağı biliniyor. Rusya ise, İran, Suriye, Türkiye ekseninin başıdır.

Umarız yanılırız.

www.evrensel.net