‘OHAL kaldırılsın’ kampanyasına güç vermek için mücadeleye!


14 Kasım 2017 05:12

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, OHAL’in kaldırılmasını isteyen bir kampanya başlattı.

Kampanya ile OHAL’e karşı mücadele eden güçlerin bir araya getirilmesi ve bir “OHAL kurultayının düzenlenmesi” amaçlanırken, kampanya sırasında, fabrika ve işyerlerinde de dolaşılarak, OHAL’in işçilerin, emekçilerin aleyhine bir yönetim olduğunun anlatılacağı belirtiliyor. 

DİSK Genel Başkanı Kani Beko, OHAL’den en çok işçilerin emekçilerin zarar gördüğünü belirterek, demokrasi talebinde bulunan herkesi mücadeleye çağırıyor.

OHAL’E KARŞI MÜCADELE EDENLERİN BİRLEŞTİRİLMESİ ÖNEMLİ AMA...

Elbette ki bugün OHAL’e karşı olan değişik çevrelerin, siyasi parti ve çevrelerin ortak bir mücadele çizgisinde, seslerinin ve güçlerinin birleştirilmesi çok önemlidir. Burada dört emek örgütünün girişiminin kıymetli olduğu da kuşkusuzdur.

Çünkü; eğer konfederasyonlar ve emek örgütleri böyle bir kampanya yapıyorsa;

1- OHAL’e karşı zaten bir mücadele tutumunda olan farklı çevreleri birleştirmek, bir mücadele ortalığı için adım atmak,

2- Bu sendika ve emek örgütlerinin üyeleri ve genel olarak emekçiler içinde kampanyanın amaçlarının tartışmaya açılması, işçi ve emekçi yığınlarının OHAL’e karşı mücadeleye doğrudan çekilmesi, kampanyanın amacına varması bakımından belirleyici olacaktır.

Öte yandan; bugüne kadar yakıcı talepler öne çıktığında, bu taleplerin tarafı olan çevrelerin birleştirilmesi hemen her zaman gündeme gelmiş, bu çevrelerin birleşmesinde az ya da çok başarı sağlanmıştır. Dahası “birlik”, “ortak mücadele” dendiğinde de bu çevrelerin birleştirilmesinin anlaşılması, hemen bu çevreleri ziyaret etme, “Birlik tartışmaları açılması”, neredeyse bir alışkanlık olagelmiş, hatta gelenek oluşturulmuştur.

ASIL OLAN EMEKÇİLERİN MÜCADELEYE ÇEKİLMESİDİR

İlk bakışta “iyi” olan bu geleneğin, daha yakından bakıldığında bugün “Aşılması gereken bir zaaf olduğu” da açıkça görülmektedir. Çünkü bu gelenek, demokrasiden yana güçlerin etkinlik zeminini daraltan, rutinleştiren bir rol oynamaktadır. 

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin girişimi de bu geleneksel “birlik ve mücadele” anlayışını aşamazsa, besbellidir ki, sadece bir kez daha “Uğraştık ama olmadı” duygusunun güçlenmesine hizmet edecektir. 

Bu yüzden de sendika ve emek örgütleri; geleneksel “birlik ve mücadele” çizgisini aşarak; işçilerin, emekçilerin ana kitlesini mücadeleye çeken bir çalışmayı öne çıkaran bir tutum almak durumundadırlar. Bu da öncelikle işyerlerindeki sendika ve işçi temsilcilerini, ileri işçileri devreye sokarak; iş yerlerinde OHAL’e karşı mücadeleye çeken adımlar atmayı gerektirir. Ki, bu da OHAL’e karşı mücadelede de ileriye doğru çok ciddi bir adım atmak demektir. Hatta sadece OHAL’e karşı mücadelede değil, genel olarak demokrasi mücadelesine ve sendikal mücadeleye de yeni kan verilmesi anlamına gelecektir.

KURULTAYA KİMİN, NASIL KATILACAĞI ÖNEMLİ

Anlaşıldığı kadarıyla DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, bu kampanyayı; OHAL kurultayıyla sonuçlandıracaktır. Daha doğrusu bu emek örgütleri; bu kurultayda alınacak kararlarla mücadeleyi daha ileri; “OHAL’e karşı güçlerin birleştirilip çoğaltıldığı” bir aşamaya getirmek istemektedirler.

Niyet budur. 

Ancak bu niyetin az çok gerçek olması için; OHAL kurultayı, böyle toplantılara zaten her zaman katılan ilerici demokrat çevrelerin temsilcileriyle, hatta çoğunluğu ve ağırlığının bu çevrelerden oluşan bir delege bileşimi ile toplanırsa varılmak istenen amaca uygun bir kurultay olacağı söylenemez.

Tersine bu kurultayın; fabrikalardan, atölyelerden, hizmet kurumlarından, gelen delegelerin, işyerlerinde tartışılarak oluşturulan önerilerle kurultaya katılmaları; kurultayın başarısı için ilk koşuldur. Kuşkusuz ki böyle bir kurultay, Türkiye’de demokrasi mücadelesi ve emek mücadelesinin kronik sorunlarını aşmak için de önemli bir adım olacak mahiyettedir.

Böyle bir kurultayla ‘OHAL’e karşı mücadele’ cümlesi gerçek anlamıyla daha ileri bir aşamaya taşınmış olacaktır.

GİRİŞİMLER DOĞRU YAPILIRSA EMEKÇİLER YANIT VERECEKTİR

Burada söyleneler elbette ülkemizde demokrasi ve emek mücadelesini izleyen herkes için bilinen gerçeklerdir. 

Dün yapılmayıp da bugün yapılması gereken, işçilerin ve emekçilerin böyle bir mücadelede yer alacağına güvenerek gereken girişimlerin yapılması için inisiyatif almaktır. 

Burada asıl görev de, sendika ve emek örgütlerinin içindeki mücadeleden yana, bugüne kadar mücadelenin önünde yer alan kesimlere düşmektedir. Ki, bu çevreler eski alışkanlıklarını bir yana bırakarak, kitlelere güvenen bir çizgide hareket etmeleri halinde, “Bu mücadelede kim inisiyatif alacak?” sorusu da önemli ölçüde çözülmüş olacaktır.

Girişimler doğru yapılırsa işçi ve emekçi yığınlarının katılımının beklenenden daha yüksek düzeyde gerçekleşeceğinden şüphe etmek için bir neden yok. 

Türkiye’nin işçi ve emekçilerinin mücadelesinin yakın tarihi, bu tür girişimlere işçi ve emekçi yığınlarının tepkisiz kalmadığını göstermektedir.

Bugün de işçi ve emekçi yığınlarının, yapılacak doğru girişimlere yanıt vereceğinden şüphe etmek için bir neden yok.

Öyleyse, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin başlattığı “OHAL  kaldırılsın” kampanyasına güç vermek için mücadeleye!  

www.evrensel.net