Halka cehennem vatandaşa cennet yaraşır


11 Kasım 2017 04:15

Vergi cennetleri” ilginç bir kavram olsa gerek; doğrusu bu iki sözcüğün yan yana gelmesi, kafalarda vergi ile oluşan cehennem algısını silmeye yönelik olsa gerek! Vergiden kurtulmaya çalışılırken vergi kaçırmak fazla çirkin kalıyor; zira dürüst ve çocuklarına hep dürüst olmalarını salık verenler hiç “vergi kaçakçısı” olur mu? Çok ayıp! O zaman bir yol bulunmalı. Demirel’in vaktiyle buyurduğu gibi, “Demokrasilerde(!) çare tükenmez sözüne nazire olarak, bazı işleri dürüstçe yürütme konusunda da namütenahi çözüm ve çare bulunur.

Çok açık ve net olalım, hiç kıvırmaya gerek yok: Yurt dışında firma kurulur, işletilebilir ve tabi kâr da edilebilir. Zaten amaç budur. Buraya kadar hukuki bir sorun olmadığı gibi, toplumsal birikimin yurt içinde yatırıma yönlendirilerek istihdam olanağı yaratma yönünü bir tarafa bırakırsak, ahlaksal açıdan da bir sorunun söz konusu değildir. Mesele, yatırımdan elde edilen kârın, yatırım yapıldığı ülkede vergisi ödendikten sonra yurda transfer edilerek, vergi farkının ülke hazinesine ödemesi ile ilgilidir.

Şirketin kâr dağıtımı ertelenebilir, ama nihai safhada kâr Türkiye’ye gelmelidir. Yatırım yapıldığına göre kâr amaçlanmaktadır. Yatırım yapanlarda ülke vatandaşı olduğuna göre, bir şekilde oluşan kârı kişisel ya ailesel servete katmak zorundadır. İkinci mesele de bu noktada ortaya çıkmaktadır. Gelirin yurt dışında kullanılması dışında, ülkeye sokulmasının çeşitli yolları vardır. Örneğin, belirli aralıklarla ilan edilen “vergi barışı” uygulamasından her halde halk yararlanmamaktadır. Bunun dışında “bıyıklı döviz” diye bir kavramı hepimiz biliyoruz. Bu muğlak kavram bize dövizin mi yoksa sahibinin mi bıyıklı olduğu hakkında fazla bir fikir verememektedir!

Geçmişte ABD’de yurt dışı yatırımlardan şikayetler yükseldi ve devasa boyuttaki bütçe açığının kapatılabilmesi için yurt dışı yatırımlarının geri çağırılması gibi bir öneri geliştirildi, fakat işi yapanlarla karar alanlar aynı merci/kişiler olunca hukuk patinaj yaptığı gibi, iradi bir karar da alınmadı, zaten alınamazdı da! Kaldı ki ABD Başkanı hakkında da bu tür söylentilerin olduğu ve vergi beyanını açıklamadığı da biliniyor. 
Kapitalizm, kapitalin, yani sermayenin hakim olduğu bir sistemdir. Hukuk sistemi üniversal ve kutsal bir yapı değildir. Her ülkede başat olan üretim ilişkilerinin yapısı ve özelliğine göre güçlüyü koruyacak biçimde şekillendirilir ve uygulanır. Toplumsal güç ilişkisi ekonomik yapıya göre belirlendiğine göre, sermaye sahipleri ve yöneticiler daima ayrıcalıklı konumdadırlar. Siyasetçilerin halkın gözü önünde olmaları, davranışlarının çok düzgün ve halka örnek olacak şekilde olmasını gerektirir. Olması gerek bu olduğu halde, Cennet Belgeleri vergi cennetleri yolunu genellikle varsılların ve varsılların siyasi temsilcileri olan siyasetçilerin tutmuş olduğunu belgeleyecektir. 

Küreselleşme doğrudan vergi cenneti anlamına gelmeyeceği gibi, amaç da salt vergi cenneti yaratmak değildir. Ancak, genel mantıksal yapısı itibariyle küreselleşmenin amacının da vergi ve yüksek ücret ve aşırı kamusal denetim vb. gibi sermayeyi sıkan lüzumsuz(!) engellerden kaçmak ya da kaçınmak olduğu çok yazıldı, çizildi. Küreselleşme olgusu güçten kaynaklandığına ve güçlüden yana olduğu gerçeği doğrultusunda kendi hukuk sistemi öylece şekillendirildi ve sistemi toplumlara benimsetecek akademisyenler üretilerek, plan toplumlara yansıtıldı. Ne yapalım, toplumlar da buna inandı!

Sermayenin tüm çabalarına rağmen, Vergi Cenneti Belgelerini yayınlayanlar fevkalade değerli ve tarihe not düşen bir işlev yapmıştır, yapmaktadır. Hangi siyasilerin hangi dış bankalarda ne kadar hesabı olduğu ve ne kadar vergi kaçırdıkları sorgulanamasa da, bu çirkinliklerin ortaya saçılması birilerini kızdırma pahasına da olsa, yapılan işler demokrasi ve dürüst toplum oluşturma adına fevkalade yararlıdır.
Atatürk’ün 79’uncu ölüm yıl dönümünde Anıt Kabir’e gidenlere bir tavsiyem olacak. Büyük Atatürk’ü anmanın gerçekliği, eğer takiye yapılmıyorsa, merasimle değil de, onun düşüncelerini akıl ve ahlak süzgecinden geçirerek, toplumu gericilik ve tarikatların ağından kurtarıp, çağdaş medeniyet yolunda ilerleterek yaşama geçirilir.

www.evrensel.net