OHAL bilançosunu unutmamak


09 Kasım 2017 04:15

İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan 16 Ekim 2017 tarihinde düzenlediği basın toplantısında, OHAL’i anlatmıştı.O arada bir bilanço sunmuştu. “Bileşeni olduğumuz İHOP’un ,’OHAL Düzenlemeleri’ başlıklı 31 Ağustos 2017 tarihli raporuna bakılmasını tavsiye ederiz” diyerek bitirmişti sunumunu.

İHOP Raporu 58 sahife ve şuradan ulaşılabiliyor: http://www.ihop.org.tr/2017/09/18/ohal-guncellenmis-durum-raporu/
Türkdoğan’ın sunduğu bilançoda, 21 Temmuz 2016 tarihinde başlayan OHAL’e ilişkin, 31 Ağustos 2017 tarihi itibariyle, özetle, şu tür konular, adlar ve sayılara ilişkin ihlal bilgileri paylaşılıyordu:

1-23 Temmuz 2016’da yürürlüğe giren 667 sayılı KHK ile gözaltı süresi 30 güne çıkarılmış, 27 Temmuz’da yürürlüğe giren 668 sayılı KHK ile de gözaltının ilk 5 gününe avukat ile görüş yasağı getirilmiştir. Bu hükümler 6 ay boyunca  uygulanmıştır. 23 Ocak 2017’de yürürlüğe giren 682 sayılı KHK ile gözaltı süresi 30 günden 14 güne indirilmiş, gözaltında avukat görüş yasağı 1 güne indirilmiştir.Adalet Bakanlığı, bu koşullar altında, OHAL sürecinde, Temmuz 2017 itibariyle  ile 169 bin 13 kişi hakkında adli işlem yapılarak gözaltına alındığını, bunlardan 50 bin 510’unun tutuklandığını, 43 bin 489’unun adli kontrol ile serbest bırakıldığını, diğerlerinin gözaltı süresi içerisinde işlem yapılmayarak serbest kaldığını, bunun dışında 8 bin 87 kişinin kaçak durumunda olduğunu açıklamıştır.

2-OHAL süresince halen cezaevlerinde HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ olmak üzere 11 milletvekilinin tutuklu olduğu, bu süre içerisinde Figen Yüksekdağ ile birlikte toplam 5 milletvekilinin vekillerinin düşürüldüğü bir süreç yaşanmıştır.

3-OHAL KHK’leri ile 94 belediyeye el konmuştur. Bunlardan 89’u Demokratik Bölgeler Partisine mensup belediyelerdir.El konulan belediyelerde görev yapan seçilmiş 74 belediye eş başkanı tutuklanmıştır. 28 HDP il eş başkanı ile 89 ilçe eş başkanı tutuklanmıştır. 780 HDP il ve ilçe yöneticisi tutuklanmıştır. 

4-OHAL süresince anayasaya  açıkça aykırı olan ve  Anayasa Mahkemesinin tamamen devre dışı bırakıldığı/kaldığı bir ortamda çıkarılan KHK’lerle 113 bin 440 kamu görevlisi kamu görevinden çıkarılmıştır.Bunlardan 1852’si göreve iade edilmiştir..Kapatılan özel kuruluşlarda görev yapan ve çoğunluğu öğretmen olan 22 bin 474 kişinin çalışma izinleri iptal edilmiştir. Bunlardan sadece 614’ünün izni iade edilmiştir. 

5-OHAL süresince HSK kararı ile 4 bin 240 hâkim ve savcı ihraç edilmiştir.Bunlardan sadece 166’sı göreve  iade edilmiştir. 

6-Kapatılan özel sağlık kuruluşu 48 olup, bunlardan 2’si geri açılmıştır. 

7-Kapatılan özel eğitim/öğretim kurumları (okul, kurs, pansiyon, yurt gibi) sayısı 2 bin 325’tir.15 özel üniversite kapatılmış, 19 sendika ve konfederasyonun faaliyetlerine son verilmiştir. 

8- Bu süre içerisinde devlet tarafından el konularak 669 şirkete kayyım atanmıştır.Bu şirketlerde çalışan işçi sayısı 47 bin civarındadır.  

9-İfade ve basın özgürlüğüne büyük baskı uygulanmıştır.Yazılı ve görsel medya başta olmak üzere kapatılan basın yayın kuruluşu sayısı 185 olup sadece 23’ünün açılmasına izin verilmiştir. 

10-OHAL süresince çok sayıda gazeteci tutuklanmıştır. Halen 174 gazeteci tutukludur. 2016 yılında sarı basın kartı iptal edilen gazeteci sayısı 889’dur. 

11-OHAL süresince 1412 dernek ve 139 vakıf kapatılmıştır.  

12-OHAL koşullarında ifade özgürlüğü ihlalleri tavan yapmıştır.Adalet Bakanlığı resmi istatistiklerine göre 2016 yılında Cumhurbaşkanı’na hakaret suçundan( TCK 299) 4187 kişiye dava açılmıştır. Türklüğe hakareti düzenleyen TCK 301. maddeden ise 482 dava açılmıştır. Yasadışı örgüt propagandası yapma suçundan (TMK 7/2) 2016 yılında 17 bin 322 kişiye dava açılmıştır.

Sonuç olarak tarihin bu evresinde bilanço üzerinde düşünmek, unutmamak ve hatırda tutmak gerek. OHAL kaldırılmalı, ihlallere son verilmelidir.

www.evrensel.net