Et, ot, otomobil...


04 Kasım 2017 04:54

Türkiye, etten ota, yani samana kadar dışarıya bağlı haldeyken, Reis’in emriyle yerli otomobil yapmaya soyundu. 
“Montajı boş verin, Türkiye montajla uğraşacak ülke mi, basın “Made in Turkey damgasını...”
Daha halkına et yediremeyen bir iktidar 16 yıldır başımızda duruyor.
Eğitimde gerileme baş aşağı yuvarlanıyor...
İşsizlik...
Dış borç...
İç borç...
Avro, dolar uçuşta...
İşsizlik dinmiyor.
Daha dün açıklanan yüzde 12 enflasyon...
İmalat sanayiinde durum...
Turizm perişan.
Varsıl ile yoksul arasındaki uçurumdaki derinlik ölüm çukuru...
Gerçek orta yerde dururken, “Yüzde yüz yerli otomobil” hazıyla fukaralar uçurulup, AKP iktidarı prim yapacak...
2019 seçimleri kazanılsın, Reis başta kalsın diye halka gaz verilecek.
Yüzde yüz yerli otomobil...
Oysa bir kaç yıldan bu yana uğraşıyorlardı, bir otomobil icat etmişlerdi, ama motoru başka yerden, aksamı başka yerden çıktı... Milyonlarca dolar da heba oldu.
Dünya aleme rezil olunduğundan örtbas ettiler onu.
Şimdi baştan başlayacaklar.
Hesap böyle.
Ama gerçek başka;
İşte bir haber; “Türkiye saman ithal ediyor. Birlikler eliyle yapılan saman ithalatında ilk gemi, İzmir Alsancak Limanına ulaştı. Birliklerin saman ithalatı devam edecek. Türkiye ilk saman ithalatını 2012 yılında Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla yapmıştı.” 
Tarım Bakanının fukaraya et yedirme müjdesi verdiği gün, Reis yüzde yüz yerli otomobil için TOBB reislerine ya da kendi ifadesiyle “5 babayiğit”e protokol imzalattı. 
Tarım Bakanı müjdeyi şöyle verdi;
“Fukara halk et yiyecek...”
Türkiye ki,”Çağ atlayan, dünyanın kıskançlıktan çatır çatır çatladığı ülke”ydi...
Rusya’dan şuradan buradan et ithal ediliyordu, şimdi Sırbistan ile yapılan anlaşmayla 5 bin ton et ithal edilecek...
Yandaşlığıyla bilinen, AKP kurmaylarıyla, ya da tanınan ünlü aileleriyle ortaklıklarından söz edilen BİM ve A101 marketleri de fukaraya et satacak.
Yalnız iki market... 
TBMM’de eleştirileri yanıtlayan Fakıbaba; “Esasında sizin bize teşekkür etmeniz lazım, fakir insanları etle buluşturuyoruz.” diye konuştu.
Yine, “Mahalle kasaplarının bu durumdan nasıl etkileneceğinin ve satılacak etlerin tanımının yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine de Fakıbaba, espriyle, “Pirzolayı siz yiyeceksiniz, fakir fukara kıyma yiyecek” demiş.
“Yarım kiloluk kutularda 14.5 liradan kıyma ve 15.5 liradan kuşbaşı olacak.”
Türkiye’de fakir fukaranın et yiyemediğinin iktidarın bakanı tarafından itirafıdır bu...
Ve bu ülke, “Dünyanın gelişimi karşısında kıskançlıktan çatladığı Türkiye’dir”
AKP’li Bakan, 16 yıldan bu yana iktidarda olanlar kendileri değilmiş gibi, “Fukaraları etle buluşturmakla övünüyor.
Daha et ve ot bile bulamaz durumda olan Türkiye “5 Babayiğit” ile yerli otomobil üretecek...
Ya da şöyle bakılabilir, bir yandan et yiyemeyen, ekmem bulamayan bir yoksulluk, diğer tarafta başka büyük hesaplar.
Fakıbaba, Türkiye’nin bir yıllık et tüketiminin 1 milyon 200 bin ton olduğuna dikkat çekerek, bunun 150 bin tonunun ithal edildiğini de söylemiş. 
Türkiye gibi bir coğrafyaya sahip olan bir ülke etten ota her şeyi ithal eder durumdadır.
Peki Türkiye’yi kıskanan ülkelerdeki durum nedir acaba!
Türkiye Kamu-Sen’in “Dünyada ve Türkiye’de Kırmızı Et ve Memurlar Raporu”na göre, İngiltere’de ortalama 3 bin 612 avro maaş alan öğretmenler, 401 kilo et alabilirken, Avustralya’da 432 kilo, Almanya’da 827 kilo, ABD’de 615 kilo et alabiliyor. Türkiye’de ise ortalama 753 avro maaş alan bir öğretmen 58 kilo et alabiliyor.
Peki bir de 1400 TL alan ücretliyi düşünün... 
Yani 350 avro denk maaş alan asgari ücretliyi...
Onlar, tüm ücretiyle ayda 20 kilo et alabilir mi?
Bir de işsizleri düşünün...
Raporda kişi başına yıllık et tüketiminin Avustralya’da 142 kilo, ABD’de 125 kilo, Almanya’da 82 kilo, İngiltere’de 80 kilo iken Türkiye’de 12 kilo olduğu ifade edildi.
İşte sizin 16 yıldan bu yana iktidarda olduğunuz ülkenin hali pürmelali budur.
Yok, kişi başına yıllık milli gelir 12 bin dolarmış, yok Türkiye çağ atlamış...
AKP işçi ve emekçilerin değil, sermayenin iktidarıdır. Bu gerçek her geçen gün daha da anlaşılır oluyor.
Bugünlerde kurulan ve sanki AKP’nin alternatifiymiş gibi sunulan “İyi Parti” de bir sermaye oluşumudur.
İşçi ve emekçiler, sermaye partilerinden, ırkçı ve şoven mihraklardan kurtuluşu konuşmalı, tartışmalı, emek ve halk iktidarı için örgütlenmelidir.

www.evrensel.net