Baba yorgun


02 Kasım 2017 04:50

İyi kötü işimi görüyordu. Almanların en ünlü markasının neredeyse en yorgun üyesi olan 73 model arabam önce bir sarsıldı. Sonra homurdandı. “Ne oluyoruz” demeye kalmadan kurbağa gibi zıplayarak son gücünü de harcadıktan sonra öksürdü, öksürdü ve sustu. Bir, iki kalp masajı maiyetinde dinamosuna elektrik verdim. Ara sıra şöyle bir canlanır gibi oluyor sonra tekrar uyuyordu.

Çaresiz, emektarı sağa itip Salman Usta’yı aradım. 

“Yetiş usta. Bizim emektar tekledi.”

Salman Usta bu arabanın içinde doğmuş. Arabayı da, yapanı da, satanı da, süreni de olduğundan beri tanıyor. Hemen geldi. Arabanın etrafında şöyle bir tur attı. Önce çenesini, sonra kafasını kaşıdı. Dudaklarını büzdü, gözlerini kıstı. Kötü haberi veren doktor edasıyla sağ elini lacivert önlüğünün sağ cebine soktu. En davudi sesiyle fısıldadı. 

- Metal yorgunu… 

- Deme usta. Yok mu çaresi. Boyatsak mı acaba?

- Olmaz!.. Yorgun metali boyamak işe yaramaz.

- Kaportayı değiştirsek?

- Iıı ııh!...

- Marş dinamosu, şarj dinamosu filan..

- Onların metalle ilgisi yok. Kökten bitmişler. İşe yaramaz..

- Radyatör, kapılar, farlar, sinyal lambaları değişse….

- Boşa masraf…

- Yağ eklesek, suyuna antifriz koysak, yorulan metalleri dinlendirsek, kaynak yapsak, lehim yapsak. 

- Nafile.

- Peki usta ne yapacağız. 

- Metal değil motor yorgun, hem de şeddeli. Yağ yakıyor.

- Silindirleri değiştirsek, contaları elden geçirsek, komple rektifiyeye soksak. Tüp taksak.

Kurtuluşu olmayan ince hastalığa yakalanmış hasta yakınına kötü haberi veren başhekim duruşunu aldı ve kararını açıkladı. 

- Miadı dolmuş bunun. Hurdaya çıkacak.

Kararı duyan arabam, son bir hamle ile şöyle bir gözlerini açtı. Homurdanır gibi oldu. Bir iki adım attı. Yanından geçen gençlere burun gösterdi. Çatlak sesiyle korna çaldı. Bir zamanlar attığı makasların hayaliyle bir iki selektör yaptı. Dörtlüleri yaktı. 

Sonra…   

www.evrensel.net