Sandıktan fay hattı çıktı


26 Ekim 2017 03:13

Bağdat-Erbil gerginliği yer yer çatışmalarla sürüyor. Diğer taraftan Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) içinde de tartışmalar, karşılıklı suçlamalar ve gerginlik oldukça sert bir perdeden devam ediyor. 

Gelişmelerin baş döndürücü hızda yaşandığı Irak’taki duruma ilişkin spekülasyon ve hatta komplo teorilerine varan senaryolar da eksik değil.

Karanlıkta kalan ve haliyle spekülasyona en açık başlık hâlâ “Peşmerge güçleri Kerkük’ten neden çekildi?” 

IKBY yönetimi, KDP’ye yakın çevreler ve son olarak Kosret Resul ve Mela Bahtiyar gibi KYB’den isimler “içlerindeki bazı hainlerin İranlı General Kasım Süleymani’nin girişimleri ile Bağdat’la bir anlaşma yapıldığı”nı savunuyor. Bu iddiaya göre, “bu hainler kendilerine bağlı peşmerge güçlerine çekilme emri verince genel olarak savunmada boşluklar oluştu ve KDP dahil bütün yapıların güvenlik güçleri çekilmek zorunda kaldı.”

Her ne kadar Mesud Barzani’nin yaptığı açıklama dahil bu iddiaya değinilen söylemlerde “isim verilmekten kaçınılsa” da, Celal Talabani’nin oğlu Pavel Talabani suçlamaların hedefinde. Pavel Talabani ise, uluslararası televizyon kanallarının yayınlarına katılarak bu suçlamaları reddediyor. Bağımsızlık referandumu yapılmasının hata olduğunu, bölgenin buna hazır olmadığını, Bağdat’ın böyle bir hamlesinin beklendiğini savunan Pavel Talabani, katıldığı yayınlardan birinde de “Eğer ben bir anlaşma yapıp birliklerime çekilme emri verdiysem onlar kimlerle anlaşıp çekildiler?” dedi.

Diğer taraftan Mesud Barzani’nin de bu anlaşmadan haber olduğu, hatta çekilme anlaşmanın taraflarından biri olduğu da karşılıklı suçlamalarda dile getirilen iddialar arasında. 

Şimdilik emin olduğumuz tek nokta, Kasım Süleymani’nin, Mesud Barzani ve Pavel Talabani ile görüştüğü, “Bağdat’ın saldırı niyetinde olduğunu” aktardığı ve bağımsızlık referandumundan geri adım atılmasını istediği… Ancak sonrası şimdilik muamma…

CEVAPSIZ SORULAR ÇOK

Bir anlaşma yapıldı mı, Bağdat’ın hamlesi gerçekten beklenmedik bir zamanda geldi de IKBY hazırlıksız mı yakalandı, ABD’ye olduğundan fazla müttefiklik sorumluluğu yüklenip beklentiye mi girildi, eğer anlaşma yapıldıysa kim kiminle anlaştı; anlaşmanın içeriği ne? Epeyce de soru şimdilik cevapsız…

Irak’ta son durum itibariye, Peşmerge güçleri statüsü tartışmalı bölgelerden çekildi. 1 Kasım’da yapılacağı duyurulan başkanlık ve parlamento seçimlerinin 8 ay ertelenmesi kararı alındı. Gerçi seçimlerin ertelenebileceği, Erbil’de daha Eylül başlarında konuşuluyordu. Ve son olarak IKBY, referandum sonuçlarını askıya aldığını duyurdu. Bağdat ile Irak Anayasası çerçevesinde diyalog çağrısı yapılan duyurudaki, “İki taraf arasındaki savaşın kazananı olmayacağı açıktır. Aksine, iki tarafa da yaşamın her alanında büyük zararlar verecektir” ifadeleri dikkat çekici. 

Yine IKBY içinde KDP ve KYB tarafından domine edilen iç siyasi yapının değişmesi gerektiğine dair sesler yükseliyor. KDP ve KYB’den kopuşlar, yeni siyasi hareketlerin doğabileceğine dair sinyaller geliyor. Bu yönde girişimler de var. Bunun yanı sıra Mesud Barzani dahil IKBY üst yönetiminin görevden çekilmesi ve geçiş hükümeti kurulması yönündeki çağrılar da daha sık duyulur oldu. 

Hâlâ KDP-KYB arasında çatışma olabileceğine dair riskleri dile getirenler olsa da mevcut durum pek de sadece ikisi arasındaymış gibi görünmüyor. Aksine ikisinin tabanından da kendi siyasi hareketlerine dair tepkiler yükseliyor. 

Bağdat’ın şimdilik statüsü tartışmalı bölgelerin son sınırlarına kadar ilerleyeceği IKBY bölgesine girmeyeceği öngörülüyor. Ancak sınır kapıları kimin kontrolünde olacak, IKBY petrol gelirlerini Bağdat’a aktaracak mı; velhasıl 2014’ten beri oluşan fiili durum tamamen ortadan kalkıp Bağdat-Erbil ilişkileri federasyon çerçevesinde tanımlandığı haline mi dönecek belirsiz… 

Bağımsızlık referandumu Bağdat-Erbil ilişkilerinde ve Kürtlerin IŞİD saldırıları döneminde edindiği kazanımlar açısından deprem etkisi yarattı. Ancak referandum sandığından IKBY içi çatlakları art arda tetikleyen bir fay hattı çıktığını söylemek yanlış olmaz. 

ABD KÜRTLERİ NEDEN YALNIZ BIRAKTI?

Son sürece dair sıkça dile getirilen sorulardan diğeri de; ABD Kürtleri neden yalnız bıraktı? 

ABD’nin bağımsızlık referandumunun ertelenmesini istediği malum… Hem Kasım Süleymani ve İran sıkça zikredilse de Bağdat’ın bütün hamlelerinin Başbakan Haydar El Abadi’nin talimatları ile gerçekleştiği, Haşdi Şaabi’nin de Irak Parlamentosu’ndaki oylama ile yasal güç kabul edildiği gözden kaçırılmamalı.

ABD’nin peşmergenin çekilmesine uzanan süreçte yaptığı girişimlerin boşa düşmüş olması, çekilme sonrası dönemde manevra alanını da kısıtlamış gibi görünüyor. Ancak bu durum ABD’nin, Irak’taki İran nüfuzunun genişlemesinden rahatsız olmadığı anlamına gelmiyor elbette. 

Irak’taki güçler arasında “go home” atışması da geçtiğimiz günlerde başladı. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, “Irak’taki yerel olmayan milisler ve İranlı danışmanları artık evlerine dönmeli” dedi. Yine Haşdi Şaabi’yi kastederek, “yerel milisler de ya silah bırakmalı ya da Irak ordusuna katılmalı” diyen Tillerson’a cevap Irak Başbakanı El Abadi’den geldi; “Kimsenin Irak’ın içişlerine karışmaya hakkı yoktur.”

Gerçi Tillerson, “IŞİD ile savaş bitiyor. Siz de Suriye ve Irak’tan gidin artık” cevabı alacağı aşikar bu açıklamayı hangi mantıkla yaptı bilinmez ancak açıklamanın Suudi Arabistan ziyaretinde yapılmış olması dikkat çekici. Bir de Bağdat-Riyad arasında ABD’nin memnuniyetle teşvik ettiği buzların eridiği bir dönem başlayacak gibi görünüyor.

Velhasıl, Irak’taki yabancıların hiçbiri yakın dönemde eve dönecek gibi görünmüyor.

www.evrensel.net