Başka bir referandum!


06 Ekim 2017 05:03

Başka bir referandum derken elbette Katalonya’nın referandumunu kastediyoruz. IKBY’nin referandumu üzerine bolca yazıldı ve hemen her kesim tutumunu ortaya koydu. Sorunu Kürt sorunu, bir ulusun hakları temelinde değil de Barzani vb. öne sürerek tartışanlar, bu sorunun üzerini örtmeyi ve gericiliği güçlendirmeyi tercih ettiler. Katalonya’nın referandumu ise benzer yönlere sahip olmasına rağmen oldukça farklı koşullara da sahip.

Katalonya, katalanlar ayrı bir ulus olarak tanınmasa da İspanya içinde özerk bir bölge ve kendi meclisi, hükümeti var, dil konusunda da özgürlüğe sahip. Görüldüğü kadarıyla demokratizm konusunda ciddi bir sıkıntı bulunmuyor. Ama konu ulusal sorun olunca demokratizmin en önemli unsuru eksik kalmış! Yani ulusun ayrılma hakkı. Katalanlar bağımsızlık referandumu yapmaya soyununca İspanyol gericiliği bunu şiddetle ve zorbalıkla engelleme yönüne gitti. Zorbalığın, ayrılma eğilimini, milliyetçi duyguları güçlendirdiğini ise tarihsel örnekler yeterince kanıtlıyor.

Önce ilkeyi hatırlatmak gerekiyor. Her ulus kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir -özü ayrı devlet kurma hakkıdır- ve bu hak zorbalıkla ve şiddetle engellenemez. Ulus bu hakkı ayrılma yönünde de kullanabilir, demokratik bir birlik yönünde de kullanabilir. Bu tamamen sorunun tarihsel, toplumsal koşullarda nasıl ortaya çıktığına, harekete kimin yön verdiğine, birlikte yaşayacağı veya ayrılacağı ulusla ilişkilerine bağlıdır. Bu sorunun zorbalık ve bastırma ile “çözülmeye” çalışılması, karşılıklı sonu gelmeyen bir şiddete yol açabilir. Bu durumda ezilen ulusun hareketi elbette meşru ve haklıdır.

Katalonya sorunu gelişmiş bir ülkede, demokratizmin genel olarak egemen olduğu koşullarda gündeme geldiği için, hem Katalan işçi ve emekçilerinin, hem de İspanyol işçi ve emekçilerinin yani genel olarak işçi sınıfının bu soruna yaklaşımı özel bir önem taşıyor. Elbette genel olarak solun ve sosyalistlerin, komünistlerin tutumu da. Katalan işçileri ve sosyalistleri ne yapmalıydı, İspanyol işçileri ve sosyalistleri ne yapmalıydı?

Katalan işçiler ve sosyalistlerin tutumu ayrılıktan yana olmamalıydı. Onlar İspanyol ve ülkenin diğer uluslardan işçileri ile birlik yönünde tutum almalı, ayrılığa karşı çıkmalıydılar. Demokratik ve eşit koşullarda bir birlik, diğer sınıf kardeşleriyle ortak bir gelecek için mücadele için en doğru tutum bu olurdu. Katalan işçi ve emekçileri bunu yapmakla kendilerini katalan burjuvazisinden, milliyetçilerinden ve gericilerinden ayırmış olurlardı. Ama her koşulda zorbalığa ve gericiliğin şiddetine karşı çeşitli mücadele biçimlerini kullanmak onların hakkıdır.

İspanyol işçi ve emekçileri ise, Katalanların ulusal haklarını, ayrılma haklarını savunmalı, ayrılmayı ve bağımsızlığı katalan burjuvazisinin ve milliyetçilerinin hararetle savunmasını, ayrılığa karşı çıkma, Katalanların ulusal haklarını inkar etmenin gerekçesi yapan gerici bir çizgiyi reddetmeliydi. Karşılıklı olarak zıtmış gibi görünen bu iki tutum, işçi ve emekçileri birleştiren, onların sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya kurma mücadelesi için bir araya gelmesini, karşılıklı güvenin pekişmesini, aralarındaki bağları güçlendirmesini sağlayan bir tutum olurdu. Bu yöndeki çabaların zayıf kaldığı anlaşılmaktadır. Sorunun genel olarak görüşmeler yoluyla çözülmesi, şiddet kullanılmaması yönünde cılız sesler yükseldi.

Bütün bunlardan elbette genel bir sonuç çıkarmak gerekiyor. Kapitalist emperyalist sistem demokrasinin diğer sorunlarında olduğu gibi -kadın sorunu, ulusal sorun vb.- bu sorunları bir noktaya kadar getiriyor ama çözmek üzere son adımı atamıyor. Bunun için sermaye egemenliğinin, kapitalizmin yıkılması gerekiyor. Bu ise sınıfsız, sömürüsüz bir dünya kurma tarihsel görevi ile yükümlenmiş işçi sınıfının işidir. Bugünün dünyasının durumu, karşı karşıya kalınan sorunlar, başka bir çözümün olanaklı olmadığını her gün yeniden yeniden kanıtlıyor.

www.evrensel.net