Futbolumuzun asıl ihtiyacı


22 Eylül 2017 05:00

Yabancı oyuncu sayısı ile ilgili kural bir kez daha gündemde. Milli takımın aldığı sonuçlara bağlı olarak kural gündeme geliyor ya da gündemden uzaklaşıyor. Milli takım yenilirse, “14 yabancı oyuncu kuralı nedeniyle kulüplerdeki yerli oyuncu sayısı iyice azaldı, bu da milli takımı olumsuz etkiliyor” gibi düşünceler ön plana çıkıyor ve peşinden yabancı kuralı sorgulanmaya başlıyor. Milli takım galip gelince ise konu hiç açılmıyor bile... Bütün bunların yanı sıra, devletin tepesinden konuyla ilgili bir açıklama gelirse, durumdan vazife çıkarma heveslileri elbette bu açıklamada derin kerametler keşfedip gereğini yapmak üzere kolları sıvıyorlar... Birilerinin aklına esenlerin kurala dönüştürülerek uygulamaya sokulması, ne de olsa hazin bir memleket gerçeği oldu artık!.. Hayatın diğer alanlarındakiler gibi, futbolun yönetenleri de işlerini birilerinin ağzına bakarak yürütmekten pek memnun görünüyorlar...

Özellikle büyük olarak anılan kulüpler, kadrolarını yabancı oyuncularla doldurunca Avrupa’daki hedeflerini gerçekleştirebileceklerini zannettikleri için yabancı sayısının düşmesini istemiyorlar. Bütçeleri elverdiği kadarıyla ancak 30 yaş civarındaki yabancı oyuncuları transfer edebildikleri gerçeği de, umutlarını/hayallerini törpülemeye yetmiyor.

Tabii yabancı oyuncu kuralı konuşulurken, konu ister istemez altyapıya da geliyor. Teoride herkes altyapının önemini çok iyi biliyor ve vurguluyor. Lakin iş pratiğe geldiğinde, kariyerlerinin sonuna gelmiş yabancı oyuncuların transferi yanında altyapının lafı bile edilmiyor. Çünkü hiç kimse altyapıdan yetiştirilen oyuncularla hedeflere ulaşılabileceğine inanmıyor. Hem bizde o kadar sabır yok. Kim altyapıdan oyuncu gelmesini bekler ki? Onu bekleyene kadar, önce kadronu yabancı yıldızlarla doldurur, sonra da başarıdan başarıya koşarak kasanı doldurursun!.. Formül bu kadar basit işte!.. Bu formülde altyapıdan gelecek oyuncuların yeri yok. Genç nüfus potansiyelinin yüksek olduğu memleketimizde altyapıya yönelmektense riske girip parayı çarçur etmek daha cazip geliyor yöneticilere...

Kulüplere 14 yabancı oyuncu bulundurma hakkının verilmiş olması, bu hakkın kullanılmasının zorunlu olduğu anlamına gelmiyor ki. Aslında bunun bir önemi de yok. İsterse yabancı oyuncu sayısında hiçbir sınırlama olmasın, aklını devre dışı bırakmayanın ve bilgisi olanın tercihi bellidir. O da, yatırımın en büyüğünü altyapıya yapmaktır. 

Burada önemli olan, federasyonun yapılan harcamaları denetlemesi ve kulüplerin borçlanma pahasına transfer yapmasının önüne geçmesidir. Oyunun eşitlik ilkesini -azıcık da olsa- gözetmek bunu gerektirir...

Kulüpler, federasyon tarafından ciddi şekilde denetlenmedikleri için bütçelerinin üzerinde transfer harcaması yapıyorlar. Federasyon payı, yayın, bonservis, sponsor, reklam ve hasılatın yanı sıra kredilerden oluşan gelir kaynakları, transferde harcadıkları büyük miktarlardaki parayı karşılamaya yetmediğinden kulüpler borç batağında debeleniyorlar... 

İşlerin, demokratik mekanizmalar işletilerek belirlenmiş kurallardan çok, birilerinin kafasına esen düşünceler ya da “ahbap çavuş ilişkileriyle” sürdürüldüğü yerde elbette sağlıklı bir gidişattan söz edilemez ve bir süre sonra duvara toslamak kaçınılmazlaşır...

Aslında futbolumuzun, yabancı oyuncudan çok, bilgisine ve kendisine güvenen, bulup yetiştireceği oyuncularla başarıya ulaşabileceği iddiası taşıyan ve fırsat verildiğinde de bunu gösteren teknik direktörlere ihtiyacı var...

www.evrensel.net