İki bayram, bir arayış...


02 Eylül 2017 05:00

İki bayram kutlanıyor... 

Sadece Türkiye’de değil... 

Tüm dünyada iki bayram kutlanıyor.

Bu yıl ikisinin ilk günü aynı tarihe denk geldi...

Biri İslam dünyasının...

Kurban Bayramı...

Biri barış...

Eskiden, İslam coğrafyası daha sınırlı kıtalardan ibaret olsa da, çağımızda dünyanın dört bir yanına dağılmış Müslümanlar var...

Sahi nasıl dağıldı, dünyanın dört bir yanına bu kadar Müslüman...

Nasıl oldu da ayrılık, neden kaçış ya da kurtuluş arayışının merkezi haline geldi İslam coğrafyası...

En azından bu yanıyla sorgulamaya değer değil mi?

Az ya da çok, kapitalist dünyada hiç değilse tek Müslüman’ın ulaşmadığı bir ülke toprağı var mıdır acaba!

Ya savaşlardan veya ekonomik nedenlerden...

Şundan bundan... Ama kaçış ya da kurtuluş arayışı dinmiyor.

Tek tek değil, yüz yüz, bin bin...

İslam ülkelerinin hemen tümündeki baskıcı rejimlerin zulmünden ve daha bir çok nedenden dolayı dünyanın dört bir yanına dağılmış Müslümanlar gerçeği, hiçbir biçimde örtbas edilemeyecek kadar yüksek bir boyut kazanmış bulunuyor.

Petro-dolarların üzerinde oturan, lüks ve sefahat içinde yaşayanlar, yabancı bankalarda servet tutanlar, yedi sülalesine yetecek birikim edinmiş olan İslam ülkeleri yöneticilerinin ülkesindeki milyonlarca Müslüman açlıktan, sefaletten, savaştan, kıyımdan kaçıyor.

Krallar, şahlar, emirler, padişah bozuntuları, diktatörler, tek kişi yönetimi heveslilerinin başına geçtiği İslam dünyasında, baştakiler, ulvi amaçlar sıralayarak varlığını sürdürüyorlar.

Acı dinmiyor... En çok kadınlar ölüyor, öldürülüyor...

Çocuklara tecavüz ediliyor...

Savaşlar dinmiyor, boğazlaşmalar sürüyor.

Nedenleri çok boyutlu, esas nedeninin kapitalizm olduğu hiçbir biçimde göz ardı edilemeyecek olsa da, büyük iddialar sıralayan, ağzını her açışında besmele çeken onca Müslüman liderin başında bulunduğu ülkelerden kaçış/kurtuluş arayışı bayramlarda da sürüyor.

Kurban Bayramı’nda kaç koyun, kaç inek, kaç deve, sokaklar kan revan içindeyken, aynı gün kaç Müslüman denizlerde yaşam savaşında kurban olmaktadır acaba!

Kaç Müslüman TIR’larda, traktör römorklarında, şose ya da duble yollarda kurban...

Kaldırın başınızı yanınıza, yörenize,bakın, yakına, Irak’a, Suriye’ye, Yemen’e, Kürdistan’a bakın, çırpınan kuşlara bakın...

Akdeniz’de, Karadeniz’de... Dağlarda...

Adalet ve vicdan aşkıyla bakın, bakın ve  Müslüman cesetleriyle dolup taşan dünyanın sebeplerini bulmak için bir kez daha düşünün!

Kıyılara vurdu onca bebek, onca kadın, onca yaşlı, umut peşindeki onca genç kadın ve genç erkek...

Bir de Müslüman’ın Müslüman’a yaptığı... Suriyelilerin Müslüman Türkiye’de uğradığı tecavüz, ölüm, linç, evlerin ateşe verilmesi...

Ve IŞİD... “Müslümanlıkta yarış”ın, ölüm makinesine dönüştüğü, İslam dünyasının kan deryasına dönüştüğü...

Onca acıya, onca açlığa, işsizliğe, sömürüye, savaşa, eşitsizliğe, ayrımcılığa, baskıya, onca diktatörlüğe rağmen yaşam savaşı sürüyor...

Mazlumdan, mağdurdan, eşitlikten, paylaşımdan, kardeşlikten, özgürlükten, barıştan yana olan Müslümanların Kurban Bayramı Kutlu Olsun!

***

Diğeri, 1 Eylül Dünya Barış Günü...

Hitler faşizminin, Polonya’yı işgal edip, dünyayı faşizmin pençesine almak istediği savaşın başlangıcı olan 1 Eylül 1939...

Bir daha savaşlar olmasın diye...

Her tarafta kutlanacak... Din, dil, ırk, cinsiyet, ulus farkı olmadan tüm dünyada kutlanan barış günü...

Ne iyiliğe muhtaç ne de iyilik yaptığını düşünen olsun diyenlerin...

İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıcı ve bitişi... 54 milyondan fazla kurban...

Kızıl Ordu’nun başında ise, kapitalist dünyanın, Hitler ile kıyaslayarak itibarsızlaştırmak istediği, ama nedenlerini büyük Yunanlı (Ozan) Sanatçı Teodorakis’in birkaç gün önce bilgece izah ettiği, Stalin’in olduğu SSCB 25 milyon insan yitirdi savaşı durdurmak için.

Bugün kapitalizmin kuşatmışlığında olsak da, dünyanın dört bir yanında daha güzel bir dünya arayışı, demokrasi, özgürlük, sosyalizm mücadelesi sürüyor...

Bu özlemlerle kutluyoruz bayramı ve barış gününü...

Dünya Barış Günü tüm insanlığa kutlu olsun!

www.evrensel.net