2 cevapsız soru


31 Ağustos 2017 05:00

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetiminin (IKBY) 25 Eylül’de yapılacağını duyurduğu bağımsızlık referandumuna dair tartışmalar yerel ve uluslararası televizyonlarda, gazetelerde genişçe yer alıyor. ABD, Türkiye, İran, Bağdat hükümeti… Bunların dışında Irak içinde ve hatta IKBY içinde de farklı tonlarda ve içerikte tartışmalar, müzakere süreçleri, pazarlıklar sürüyor. Referanduma dair temenni ile öngörünün, durum analizi ile kişisel görüşlerin birbirine karıştığı bilgi ve yorumların gölgesinde kalan şimdilik cevapsız olan 2 soruyu henüz pek tartışan yok. Ancak sorular, referandum sonrası IKBY içi ve bölgesel siyasetin tekrar tekrar alevleneceğine dair epeyce ipucu veriyor.

Birinci soru; IKBY Başkanı ve KDP lideri olan aynı zaman Kürt politik hareketinin sembol isimlerinden biri haline gelen Mesud Barzani’nin “Ben ve ailemden herhangi biri başkanlığa aday olmayacak” açıklamasını nasıl yorumlamak lazım?

Mesud Barzani bu açıklamayı yaptığında Erbil’deydim, açıklamanın şaşkınlık yarattığını söyleyebilirim. Eylül sonu yapılacak bağımsızlık referandumundan sonra kasım ayında da başkanlık seçiminin yapılması planlanıyor. Mesud Barzani bu açıklamayı yapana kadar referandum sonrası yeni yapının başkanı olarak Mesud Barzani’nin kendisi, istihbaratın başında olan oğlu Mesrur Barzani veya hâlâ başbakan olan yeğeni Neçirvan Barzani gibi isimler geçiyordu. Açıklamadan hemen sonra KDP’nin kendi adayını çıkaracağı konuşulmaya başlandı. Ama kimi? 

Sembol isimlerden Celal Talabani bir süredir sağlık sorunları nedeniyle siyasetten çekilmiş durumda. Ardından Mesud Barzani’nin de çekileceğini duyurması “Referandum sonrası Irak Kürdistan’ındaki siyasi yapı kabuk mu değiştirecek” yorumlarına kadar genişleyen yeni soruları doğuruyor.

IKBY içinde “Referandum ertelensin” diyen tarafların rahatsızlıklarından biri de Mesud Barzani’nin görev süresinin uzatılması meselesiydi. Ki, öncesinde yani 2015 yılında parlamentonun kapatılmasına kadar uzanan bir iç siyasi gerginliğin de ana sebeplerinden biri “Başkanı parlamento mu seçsin referandum ile mi seçilsin” sorusuydu.

Duhok’taki Amerikan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Dr. Arzu Yılmaz, Mesud Barzani’nin açıklamasını siyasetten çekilme olarak değerlendirmediğini söylüyor. 

Yılmaz’a göre, “Mesud Barzani’nin bu açıklaması, 2015 krizinin de nedeni olan bu mevzuyu bir ihtilaf konusu olmaktan çıkarmaya dönük bir hamle. Başkanlık konusunun parlamentoya getirilmesi teknik olarak referanduma zaten yetişmez. Aynı zamanda referandum konusunu sulandıracak. 2015’ten beri parlamentonun çalışmaması, 2003 sonrası süreçte Mesud Barzani’nin sürekli başkan olması gibi kurulacak devletin demokrasi niteliğine ilişkin çok ciddi eleştiriler var. ‘Aday olmayacağım’ açıklaması bu eleştirileri de bertaraf etmeye dönük.”

Mesud Barzani, aday olmasa da KDP lideri olarak aktif siyasete devam edecek gibi görünüyor ancak nasıl bir siyasi profil ortaya koyacak? Dr. Yılmaz, “Barzani’nin daha Kürdistani bir lider kimliğiyle ve bu kimliğin içini, IKBY başkanı veya KDP’nin başkanı olarak değil de daha çok diğer parçalardaki Kürtler üzerinden dolduracağını” düşünüyor.

Aslında Mesud Barzani’nin yine pek öne çıkmayan ancak oldukça önemli açıklamalarından biri, “Referandum sonrasında bölgede yaşayan diğer etnik ve dini grupları da kapsayan yeni bir bayrak ve milli marşa ihtiyaç olduğu” şeklindeki açıklamasıydı. Bu açıklama, referandum sonrası oluşacak yapının Kürt isminin belirginleştiği etnik bir yapı  olmaktan çıkarılacağı sinyalleri veriyor.

Dr.Yılmaz da, “Referandum sonrası kurulması planlanan yapı için ‘federal’ ifadesi ile çoğulcu bir yapısal değişim işareti verildiğini” söylüyor. Yılmaz, “Bugüne kadar ki Kürdistan bölgesel yönetimi pratiğinden daha farklı bir pratiğe işaret ediyor. Çok etnikli, çok dinli çoğulculuğu hedefleyen… Niyet o… Ne kadarı başarılır, bekleyip göreceğiz” diyor. 

İkinci soru ise; Musul, petrol zengini Kerkük ve stratejik bir noktada olan Şengal gibi tartışmalı bölgeler ne olacak? 

IKBY içinde öne çıkan isimler, bağımsızlık referandumu sonrası statüsü tartışmalı bölgeler için referanduma gidilebileceğini söylüyor. Halkın “Kürdistan mı Irak mı” sorusunu oylayacağı referandumlar sonrası statüsü tartışmalı bölgelerin akıbetine karar verileceğini savunuyor. 

20 günlük Erbil-Süleymaniye izlenimlerimden yola çıkarak belirtebilirim ki, çok çok önemli bir gelişme olmadığı sürece referandum gerçekleşecek. Ancak referandum sonrası şimdi savunulduğu gibi etnik referansı olmayan, çoğulcu bir yapı kurulabilir mi veya petrol zengini yerlerde bile bu coğrafyada pek de görülmemiş şekilde demokratik karar mekanizmaları işletilebilir mi? Bekleyip göreceğiz…

www.evrensel.net