Çatışmalı ortamları aşabilmek


31 Ağustos 2017 05:00

İHD Diyarbakır Şubesi, geçen hafta, “Çatışmalı Ortamlarda Meydana Gelen İnsan Hakları İhlalleri (24 Temmuz 2015-24 Temmuz 2017) Araştırma Raporu Bilançosu”nu açıkladı.

İHD, daha önce de 2017 yılı ilk 6 ay insan hakları ihlalleri bilançosunu açıklamıştı.

İHD, “çatışmalı ortamlar” diyor, ihlallerin meydana geldiği “ortam”lara, durumlara…

Türkiye toplumu olarak, bu “çatışmalı ortam”, “durum” üzerinde daha fazla düşünmemiz gerekmez mi? Gerekir elbette. Bu çatışmalı ortamın yarattığı bazı sonuçlar nelermiş, İHD raporuna nasıl yansımış, birlikte bakalım:  

Silahlı çatışmalarda, sadece bu yılın ilk 6 ayında 79 güvenlik görevlisi (asker, polis, korucu) yaşamını yitirmiş. Sadece bu yılın ilk 6 ayında 244 silahlı militan yaşamını yitirmiş. Yaşamını yitiren sivil insan sayısı da 6.

Böylece, toplamda 330 kişinin silahlı çatışmaların kurbanı olduğu anlaşılıyor.

İHD bu 6 aylık bilançoda,  “çatışmalı ortam” nitelemesi altında 26 ana başlık kullanarak çeşitli yaşama durumlarındaki ihlalleri bildiriyor.

Bu yılın ilk 6 ayında 330 kişi bu savaşın (çatışmalı ortamın) kurbanı olmuş ve İHD, daha geniş bir zaman dilimi sonuçlarını da (24 Temmuz 2015 – 24 Temmuz 2017) dönemi için veriyor. Bu dönemin bilançosu şu 17 başlık altında açıklanıyor: Silahlı çatışmalar, yargısız infaz, silahlı örgütün eylemleri sonucu ölen/yaralanan siviller, silahlı örgüt militanları tarafından öldürülenler/yaralananlar, militanların cenazelerine yönelik uygulamalar, özel güvenlik bölgesi ilanı, arazi, yayla, mera ve otlak yasağı, sokağa çıkma yasağı, mayın ve sahipsiz bomba patlaması sonucu ve sınır hatlarında yaşanan ölüm ve yaralanmalar, işkence yasağı/işkence, kötü muamele, onur kırıcı ve küçük düşürücü davranış ve cezalandırma, kişi özgürlüğü ve güvenliğine yönelik ihlaller, gözaltına alınanlar-tutuklananlar-ev baskınları, örgüt militanları tarafından alıkonulanlar, ifade özgürlüğüne yönelik ihlaller, düşüncelerini ifade edenlere karşı açılan soruşturmalar, dava ve cezalar, örgütlenme özgürlüğüne yönelik ihlaller, ekonomik ve sosyal haklara yönelik ihlaller, kayyım/belediyeler, zırhlı araç çarpmaları sonucunda meydana galen ölümler.

İhlallerden bir kaçına dikkat çekmek isteriz: Türkiye genelinde silahlı çatışmalarda yaşamını yitiren güvenlik görevlisi 771’dir. Bunun 670’i doğu ve güneydoğuda yaşamını yitirmiştir. Türkiye genelinde silahlı çatışmalarda yaşamınım yitiren silahlı militan sayısı 1307’dir.

Bunun 1291’i bölgedeki çatışmalarda yaşamını yitirmiştir. Bu silahlı çatışmalarda 53 sivil insan da yaşamını yitirmiştir. Silahlı örgüt eylemleri sonucu yaşamını yitiren sivil insan sayısı 129’dur. Bu sivil insanlardan 62’si doğu ve güneydoğudaki saldırılarda yaşamını yitirmiştir.

Başka bir alandan, siyaset alanının ve halk iradesinin ortadan kaldırılmasına yönelik çarpıcı örnek de rapor/bilançoda yer alıyor.

Bölgede 89 belediyeye kayyım atanmış. Bunlar, 3 Büyükşehir belediyesi, 6 kent belediyesi, 69 ilçe belediyesi ve 11 belde belediyesi.

İHD rapor ve bilançosuna şu adresten ulaşmak mümkün: http://ihddiyarbakir.org/tr/cat/rapor

Sizce, son 6 ayda 330 kişinin silahlı çatışmalarda yaşamını yitirmesi ya da son iki yılda 2 binden fazla insanın silahlı çatışmalarda yaşamını yitirmesi, ülkemizde hedef olarak bir barış sorununun ve bir durum olarak “çatışmalı ortam”, “savaş” sorununun bulunduğunu göstermez mi?

Çatışma çözümlerini temel ve güncel bir konu olarak düşünmemiz, tartışmamız, tezler geliştirmemiz ve harekete geçmemiz gerekmez mi? Ölmeden, öldürmeden…

www.evrensel.net