Leblebici batıran kitabevi


13 Ağustos 2017 05:00
Cropy

Edebiyat mahfilleri zamanın bir yerinde Kadıköy’de nefes aldı. İlhami Bekir Tez’in Elif Otel’de kurduğu mahfilde çıkardığı “SEK”in de masrafları çıkarılıyordu bir yerde. Cemal Süreya, Hatay Restaurant’ta anıldı bir zaman. Daha çok Beyazıt ve sonrasında Beyoğlu tarafında kurulan mahfillerde bir araya gelen edebiyatçılar, Kadıköy’de de haftalık toplantılar düzenledi.

Şair Mustafa Köz, 1996 Aralık’ında kurduğu, Yazı Kitabevi’nde dönemin şair ve yazarlarını bir araya getirdi. Bir salon bir odadan oluşan kitabevinin mutfağından bahçeye çıkılıyor, “gizli bahçe”de yer alan sarmaşık ve yenidünya ağacının altında şiir üzerine söyleşiyorlardı. 

90’ların başında Kadıköy ‘de Fırat Kitap Galerisi’de düzenlenen Perşembe Şiir Söyleşileri, Yazı Kitabevi’ne Salı Söyleşileri adıyla taşındı. Fırat Kitap Galerisi’ndeyken liseli olan edebiyat meraklısı gençler, Yazı Kitabevi’ne üniversite öğrencisi olarak gelmeye başladı.

Arif Damar geldi Yazı’ya. Moda Çay Bahçesi’nde Mustafa Köz ile sohbet edip son şiirlerini okuyan Arif Damar, bu sohbetlerini kitabevine taşıdı. Coşku ve heyecan, el yapımı kitap raflarının ve sakin bahçenin dalları arasında nefes almaya başladı. 

Salı Şiir Akşamları kitabevinin açılmasından hemen sonra başladı. “En güzele, en iyiye, en sevgiliye şiir oku!” sloganıyla başladı Salı buluşmaları. Genç edebiyatçıların bir araya geldiği buluşmalara Arif Damar, kitabevinin loş holüne konan koltuğuna oturarak sohbete koyulurdu. Bu köşeye “Arif Damar köşesi” adını vermişti gençler. Sohbetlerin genel konusu 40 kuşağı ve II. Yeni şairleriydi. Niyazi Akıncıoğlu, Enver Gökçe, Ahmed Arif, Edip Cansever, Cemal Süreya gibi şairlerden söz ederdi Arif Damar. Sadece poetik değil, politik dönem anılarını da paylaşır, TKP’nin 1951 tevkifatı anılarını anlatırdı.

İşsiz zamanlarıdır Arif Damar’ın, Mahmutpaşa’dan defolu tekstil ürünleri alıp seyyar tezgâhta “Parti malı bunlar!” diye satarken bir arkadaşı “partinin mallarını satıyor” gerekçesiyle şikâyet eder Arif Damar’ı TKP’ye.

Yazı Kitabevi’nin müdavimlerinden biri de a dergisi ve Yelken dergisi şairlerinden Eray Canberk’ti. 

Kitabevinin kurulmasından bir zaman sonra, penceresinden şairlerin ve kedilerin bahçeye sarktığı küçük odada, Eray Canberk söyleşilere başladı. İlk söyleşisini Arif Damar ile gerçekleştirdi.  

Şükran Kurdakul, Ahmet Necdet, Melisa Gürpınar, Aydın Hatiboğlu, Cengiz Bektaş gibi bir dönemin edebiyatçıları, Yazı Kitabevi’nde Eray Canberk’in Salı akşamları düzenlediği söyleşinin konuğu oldular. Salı söyleşilerini dinleyen şiir heveslisi gençler, ustalarının tedrisatından geçip kendi şiir patikalarından yavaş yavaş yürüyorlardı.

Gençlerin Salı Söyleşileri’nin en genç ve en erkenci konuklarından biri, ölümüne kadar Şükran Kurdakul’du. Şiirin geç kalmayı sevmediğini bilen Şükran Kurdakul, geç gelen müdavimlere takılır, bir sonraki söyleşiye zamanında gelmeyenleri uyarırdı . O kadar genç bir araya gelir de devletin huzuru kaçmaz mı? Genç şair adayları kadar sivil polislerin de ilgisine mazhar olur kitabevi.  Şükran Kurdakul söyleşisi karakolda biter. Bomba ihbarı aldıkları gerekçesiyle kitabevini basan polis, fotoğraf ve video çeker. Bu sırada söyleşiyi dinlemesi için polislere öneride bulunur Kurdakul. Polis de söyleşiyi kapı aralığından dinler. Söyleşi bittiğinde gençlerle kol kola giren Arif Damar ile Şükran Kurdakul, o kış gecesinde Kadife Sokak’ta bir barda söndürürler feneri.

Kitabevinin bahçesi daha genç kuşaktan şairleri ağırladı bir zaman. Mustafa Köz’ün yönettiği bu söyleşilere o yıllarda Ankara’da yaşayan Şükrü Erbaş ile Salih Bolat’ın yanı sıra Mersin’den gelen Ahmet Ada, Altunizade’den dolmuşla gelen Altay Öktem, Erenköy’den trene binen Leyla Şahin gibi şairler katıldı. Nihat Ziyalan ve Gültekin Emre de Türkiye’ye geldikçe ziyaret etti Yazı’yı.

Yazı’ya düzenli gelen şairlerden biri de kitabevinin hemen karşısında oturan Erdal Alova’ydı. Alova da burada genç şairlerle bir araya gelir ve onlarla şiir üzerine söyleşirdi. Âba Müslim Çelik, Halil İbrahim Bahar, Serdar Koçak, Hakkı Özkan, Hüseyin Topçugil de kitabevine sık giden şairlerdendi.

Yazı bununla kalmadı A-3’e basılan iki yapraklı Şiir Oku dergisini çıkardı. Kurulduktan hemen sonra, Ocak 1997’de ilk sayısı yayımlanan Şiir Oku sekiz yılda 40 sayı devam etti yayın hayatına. Salı Söyleşileri’ne gelen genç şairlerin şiir laboratuvarı oldu Şiir Oku. Yazı Kitabevi ve Şiir Oku’yla birlikte Gökçenur Ç., Kadir Aydemir, Onur Caymaz, Yaprak Öz, Doğan Ergül, Cüneyt Uzunlar, Mehmet Altun, Mustafa Atapay, Bülent Karslıoğlu, Mesut Aşkın gibi nice şair girdi hayatımıza.

Fırat Tanış ve Bülent Çolak gibi oyuncular, Şenol Yorozlu, İbrahim Çiftçioğlu gibi ressamlar, Tuna Kiremitçi gibi romancılar da müdavimiydi kitabevinin.

Rüyaydı son buldu. Rüyadır son bulur. Karşı dükkâna kitabevi açılacağını duyan leblebici çırakları, kitapçılıkta para olmadığını leblebici açmasını önermişti Mustafa Köz’e.  Yazı’nın açılmasından sekiz ay sonra kapandı leblebici. Yazı Kitabevi sekiz yıl ağırladı konuklarını.

Not: Bu yazı Mustafa Köz ile 8 Ağustos 2017 tarihinde Olimpos’ta kurulan 15. Gençlik Yaz Kampı’nda yapılan söyleşi sonucu kaleme alındı. 

www.evrensel.net

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.