Kurtarıcılardan kurtulmak


28 Temmuz 2017 04:15

Sorunlara; çalışarak, değişerek, gelişerek değil de “kurtarıcılar” aracılığıyla çözüm arama alışkanlığımız gün geçtikçe daha da pekişiyor. Bilgi ve emekten daha çok, kısa vadede bizi hedeflerimize taşıyacak “sihirli reçetelere” değer veriyor, “mucize formüller” peşinde koşuyoruz... 

Geçtiğimiz sezon Süper Lig’i dördüncü sırada tamamlayarak taraftarlarını hayal kırıklığına uğratan Galatasaray, pek çok pahalı oyuncuyla takviye ettiği yeni kadrosuyla, 2017-2018 sezonunda özlediği başarılara imza atmayı ve taraftarlarının gönlünü almayı hedefliyordu. Ne var ki sarı-kırmızılı ekip, UEFA Avrupa Ligi ikinci ön eleme turunda İsveç’in Östersunds takımı karşısında tutunamadı ve daha temmuz ayında Avrupa defterini kapattı. Transfer edilen onca oyuncuya karşın görüntü geçen sezondan pek farklı olmayınca Teknik Direktör Igor Tudor sorgulanmaya başladı. Hemen ardından da kriz dönemlerinde ilk başvurulacak isim gündeme getirildi: Lucescu...

Rumen teknik direktörün bu anlamda futbolumuzda çok özel bir yere sahip olduğunu yadsıyamayız!.. 

Eksikliklerin, yanlışlıkların saptanmasına ve bunların üstesinden nasıl gelinebileceğine dair hiçbir çalışma yapmaya kalkışmadan doğrudan hazır çözüm reçetelerine yönelmenin bir örneğine daha tanık oluyoruz. Lucescu’yu Galatasaray’ın başına getirmek için Tudor’lu ya da Tudor’suz çeşitli formüller üretiliyor. Başkan Dursun Özbek şimdilik Tudor ile devam etmekten yana. Zaten hatırlanacağı üzere Tudor da, Riekerink’in perişan ettiği(!) Galatasaray’ı kurtarmak üzere göreve getirilmişti. Yani o da bir kurtarıcıydı!.. Sarı-kırmızılı ekip şimdi, yeni bir kurtarıcı bulup bir önceki kurtarıcısından kurtulmanın derdinde!.. Bu kafayla daha çok kurtarıcı ararlar ama asla istikrarlı bir başarı grafiği yakalayamazlar...
Futbolumuzun diğer bir geleneksel “kurtarıcısı” da Fatih Terim. Milli takım ve Galatasaray ne zaman zor duruma düşse, o da ilk akla gelen kişilerden. Fatih Terim, milli takımdaki görevini bırakınca, Galatasaraylı taraftarların “imparator” aşkı depreşiverdi. Heyecanlanıp beklentiye girdiler. Ne de olsa Galatasaray, tarihindeki en büyük başarıları Terim ile yaşamıştı. Terim takımın başına geçerse, eski parlak günleri yeniden yaşayacaklarından hiç kuşkuları yok belli ki. Sınırlarını, “kurtarıcı” umudunun belirlediği güdük bir döngü içinde yok yere heyecanlandıklarının elbette farkında değiller...

Bir yanda Tudor, bir yanda Lucescu, bir yanda Terim. Artık Galatasaray kurtarıcılardan kurtarıcı beğensin!..

Futbolumuzun, -teknik direktörlük bağlamında- bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar sınırlı kişiler üzerine kurulu dengesi o kadar hassas ki Terim’in milli takımdaki görevinden ayrılmasıyla ve yerine geçecek yeni teknik direktör arayışına girilmesiyle birlikte üç kulüp birden durumdan etkilendi. Galatasaray’da, Terim’li yeni bir döneme başlama olasılığı gündeme gelirken, Beşiktaş ve Başakşehir ise teknik direktörlerinin adının, milli takım için geçmesi sebebiyle gelişmelerin içinde yer alıyorlar... Şenol Güneş’in ortaya net bir tavır koymamasından ve “Bunun kararını Başkan Fikret Orman verir. Başkan ne derse o olur” gibi muğlak ifadeler kullanmasından milli takım için pek de gönülsüz olmadığı sonucu çıkarılabilir. Hakan Şükür’ün, “Ben bilmem, büyüklerimiz bilir ve gerekeni söyler” lafını hatırlatan böyle bulanık ifadeler, söylenti çıkarma heveslilerine fırsat yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda işleri daha bir karmaşık hale sokuyor. İlkeli duruştan ödün vermeden net açıklamalar yapmak, spekülasyonların önüne geçmek açısından önemli...

Milli takım için “kurtarıcı” aranırken, akla ilk gelen isimler her zamanki gibi Şenol Güneş, Mustafa Denizli, Abdullah Avcı... Biraz daha geniş bakınca, şu anda isimleri anılmasa da Aykut Kocaman ve Ersun Yanal da listeye dahil edilebilir...

Hangi teknik direktör, “Ben kurtarıcı değilim. Zaten futbolda elinde sihirli reçete bulunan kurtarıcılar yoktur. Başarının formülü bellidir. O da bilginin ve emeğin gücüne inanmaktır. Bilgiyle bir sistem yaratıp sabırla, azimle, kararlılıkla çalışmaktır” diyorsa o gelsin milli takımın başına...
Futbolda aşama kaydedebilmek için her şeyden önce futbolu, kurtarıcılardan ve kurtarıcı aramayı alışkanlık haline getirmiş düşüncelerden kurtarmak gerekiyor... 

www.evrensel.net