CHP'nin adalet yürüyüşü


17 Haziran 2017 04:35

CHP Milletvekili Enis Berberoğlu tutuklandı. 

Bilindiği gibi iki Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ da dahil olmak üzere 12 HDP’li milletvekili hâla tutuklu.
Her gün gözaltına alınan vekiller oluyor. HDP için neredeyse kanıksanmış bir durum yaşanıyordu!

Bir hatırlatma yapacak olursak; “Dokunulmazlıkların kaldırılması”na TBMM’de CHP’de “Anayasa’ya aykırı, ama...” deyip onay vermişti. Yapılanın yanlış olduğunu bildiklerini açıklayarak o güne kadar yapmadığı kalmamış olan AKP’nin önergesine destek vermişlerdi.

Bizler de, ta o zaman, birçokları gibi CHP’nin bu tutumunu eleştirmiştik. Bunun CHP’yi de vuracağını belirtmiştik.

Biliyoruz ki, CHP’nin içinden de güçlü eleştiriler oldu.

“Dokunulmazlıkların kaldırılması” Meclise AKP tarafından getirildiğinde HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da, CHP’yi uyararak şöyle demişti; “Ana muhalefet partisinin bu basit ve ucuz tuzağı iyi hesap etmesi gerekir. Açık bir şekilde Anayasa’ya aykırı bir teklifin sorgusuz sualsiz destekleneceğini açıklamaları şaşırtıcıdır. Taktir kendilerinindir; bizim Allah’tan başka kimseden korkumuz yok, verilmeyecek bir hesabımız yoktur. Soyguncular, talancılar, milletin parasını çalanlar, evlerinde para dolduracak yer bulamayanların dokunulmazlığı olacak, bizim fikirlerimizden dolayı dokunulmazlıklarımız kaldırılacaksa bu bizim şeref madalyamız olur.”

Uzun olmasına rağmen tarihe not düşülmüş bu uyarıyı, ve izahı yazıya aldık.

Çünkü sadece Demirtaş değil, bu ülkede yaşayan, onu da bırakın, 14 yıllık AKP iktidarını az çok izleyen her düşünen insanın varacağı sonuç; dokunulmazlıkların kaldırılmasının AKP tarafından TBMM’deki aykırı sesleri susturmak, muhalefeti çökertmek amaçlı kullanılacağı gerçeğidir.
Öyle de oldu.

Önce HDP’den başladılar.

CHP’den cılız itirazlar olsa da, güçlü bir çıkış olmadı.

Kürt sorunu, bölücülük, terörizm... AKP, bu söylemin arkasına gizlenince CHP’nin de ses çıkaramayacağını düşünüyordu. CHP’nin hâlâ Kürt meselesinde bir yerlerde kaldığını da bildiğinden dolayı, “Dokunulmazlıkların kaldırılması” yasasını HDP üzerinde dilediği gibi kullandı.
Şimdi sıra CHP’ye geldi...,

CHP, bugün bu gerçeği görüp dokunulmazlıkların kaldırılması” konusundaki tutumunun yanlışlığını da kabul edip öz eleştiri vermek yerine hâlâ “Tutumumuz doğruydu, ama AKP bunu yanlış kullanıyor” diyebiliyor. Böyle diyor ve insan bu izahın neresinden tutacağını bilemiyor!

Her ne ise, artık orası geçildi.

Şimdi artık yeni bir durum ortaya çıktı ve hayat hükmünü icra etmeye devam ediyor. CHP de yaşayarak öğreniyor!

Sloganı “Türkiye Türklerindir” diyen amiral gemisinde yani Hürriyet gazetesinde uzun yıllar genel yayın yönetmenliği de yapmış olan şimdilerde CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun Çağlayan 14. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı MİT TIR’ları davasından önce müebbet hapis cezası ile cezalandırılıp sonra cezanın 25 yıla indirilerek, hazır duruşmadayken hakkında tutuklama kararı verilip hapse konulması şok etkisi yarattı.
Damatların FETÖ’den tutuklanıp, sonra biri bir doktor raporu ile, diğeri “Sabit bir ikametgah sahibi olduğundan...” tahliye edilmişken, Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmış olması CHP için artık sözün bittiği yer oldu.

Belli ki CHP yönetimi bu cezayı ve tutuklamayı beklemiyormuş.

Ancak hakkını yemeyelim, CHP bir süredir yargıdaki kötü gidişata dair yüksek sesle konuşmayı sürdürüyordu. Mahkemelerdeki işleyişe, verilen kararlara karşı “Yargının Saray’ın güdümünde” hareket ettiğine ilişkin çarpıcı ifadeler de kullanıyordu.

Ancak CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun hâlâ yargılama süreci bile tamamlanmadan, dosyanın Yargıtay süreci beklenmeden tutuklanması sarsıcı oldu. Bu, uzun süredir top sektirmekle meşgul, önüne çıkan tüm olanakları çeşitli gerekçelerle savuşturan CHP için artık sadece söz söylemek, açıklama yapmakla geçiştirilecek bir durum olmaktan çıktı.

Tutuklama kararından hemen sonra CHP grubunun, Milletvekili Özgür Özel’in açıklamasından sonra TBMM Genel Kurulunu terk etmesi, arkasından çok geçmeden CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun kısa ve öz bir açıklamadan sonra “Adalet Yürüyüşü” başlatacaklarını ilan etmesi, uzun süreden beri her uygun koşullar çıktığında sırtını dönen CHP için verilebilecek en doğru karar olmuştur.

Şimdi artık “Keşke falan zaman yapsaydı”, “Keşke şunu yapmasaydı” demenin sırası değildir. ‘Adalet Yürüyüşü’nün demokrasi, özgürlük ve barış talepleriyle kopmaz bağından da hareketle Türkiye’nin ezilen, sömürülen, baskı gören ve adalet isteyen her dilden ve her inançtan halklarının bu talep etrafında hareketine, ‘Adalet Yürüyüşü’ne  güç katmasına ihtiyaç vardır. Zira CHP’nin ne kadar uzun soluklu olacağını belirleyecek olan da budur!

www.evrensel.net